Dünden Bugüne Afganistan Türkleri


 Guney Turkistan11 Eylül 2001 saldırılarının ardından dünya kamuoyunun tüm dikkatlerini üzerine çeken Afganistan, birinci yüzyılda yaşamış olan en eski Türk boyu Yueh-Çi’lerden başlayarak 1747’de Nadir Şah’ın ölümüne kadar geçen sürede Türkler tarafından yönetilmiştir. Akhunlar, Gazneliler, Göktürkler, Selçuklular, Timur Devleti, Şeybani Özbekleri, Harzemşahlar, Avşarlar ve Babürler Afganistan üzerinde kurulmuş olan başlıca Türk devletleridir. Afganistan’da Türklerin yoğunlukta olduğu kuzey bölgeler Güney Türkistan olarak bilinmekte ve Hazar Denizi’nden Kaşkar’a, Urallardan Hindikuş Dağları’na kadar uzanan büyük Türkistan’ın doğal parçası görünümü vermektedir.

Bugün adını sıkça 1979’daki Sovyet işgali, 2001’deki ABD işgali ve Taliban tartışmaları ekseninde duyduğumuz Afganistan yaklaşık olarak 2 bin yıl boyunca Türklerin hâkimiyetinde yönetilmiş, ancak son 250 yılda uygulanan siyasi ve kültürel politikalar nedeniyle Türkler ciddi sorunlarla yüzleşmek zorunda kalmıştır. Avşar Hükümdarı Nadir Şah tarafından Mazenderan Valisi olarak atanan Ahmet Şah Dürrani, Nadir Şah’ın 1747’de öldürülmesinin ardından Kandahar’ı da ele geçirerek hükümdarlığını ilan etmiştir. Afganistan bu tarihten itibaren Peştunlar tarafından idare edilmiştir. Ancak Afganistan’ın devlet olarak kurulması gibi sınırlarının çizilmesi de ülkenin asıl sahipleri tarafından değil dönemin büyük oyun kurucuları tarafından gerçekleştirilmiştir.

19. Yüzyılda İngiltere ve Rusya arasında Asya’da egemen olma mücadelesinden Afganistan’da nasibini almıştır. Rus İmparatorluğu Türkistan’ı adım adım işgal ederek güneye doğru ilerlerken Hindistan’da bulunan İngiliz İmparatorluğu’nun işgal kuvvetleri de kuzeye doğru ilerlemiştir. Böylece Güney Türkistan’da karşı karşıya gelen İngiltere ve Rusya bu coğrafyada uzun süre çatışmış sonunda Afganistan’ı tampon bölge olarak kullanmışlardır. Kuzeyi Türkistan, güneyi de Peştunistan ve Belucistan’dan koparılarak oluşturulan Afganistan Devleti, Peştun idaresine bırakılmıştır. Ruslar ve İngilizler tarafından çizilen bu suni sınırlar Afganistan’da bugüne dek devam eden istikrarsızlığın önemli nedenlerinden biri olmuştur. Bu kaotik durumdan en fazla zarar gören unsurlardan biri de Afganistan Türkleri olmuştur. Afgan Kralı Emanullah Han’ın 1919-1929 yılları arasındaki iktidarda bulunduğu dönemi hariç Türkler, Afganistan’da ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Bilhassa Afgan Kralı Emanullah Han’ın 1929’da devrilmesinin ardından sırasıyla Habibullah Kalakanî, Nadir Şah, Zahir Han, Davut Han ve Marksist Nur Muhammed Tarakî iktidarları dönemlerinde dönemde Türklere yönelik asimilâsyon politikaları uygulanmıştır. Bu çerçevede Peştunlar, Türk bölgelerine yerleştirmişler böylece Türklerin daha rahat kontrol ve asimile edilecekleri düşünülmüştür.

Türkçe resmî dairelerde yasaklanırken, Türkçe konuşanlar resmi makamlarca dışlanmıştır. Türk tarihi ve kültürel varlığı mevcut yönetimlerce örtülmeye çalışılmıştır. Fakat tüm bunlara karşın dil ve kültürlerini muhafaza eden Afganistan Türkleri, siyasi ve kültürel varlıklarını devam ettirebilmiştir. Sovyetlerin 1988’de Afganistan’dan çekilmesinin ardından Özbek ve Türkmenlerin yaşadıkları Kuzey Bölgesinde silâhlı kuvvetlerinin bir araya gelmesi ile kuzeyde Afganistan Millî İslâmî Hareketi kurulmuştur. Bu hareketin liderliğini ise General Raşid Dostum üstlenmiştir. Ancak 1996’da iktidara gelen Taliban’ın, 1997’de Türklerin yoğun olarak yaşadıkları bölgelere girişiyle Afganistan Türkleri yeni bir belirsizlik dönemine girmiştir. Taliban, Afganistan’ın bütününde olduğu gibi Afganistan Türklerinin yaşadıkları bölgelerdeki eğitim kurumlarını kapatmış, “Türkmenler Türkmenistan’a; Özbekler Özbekistan’a, Hazaralar kabristana gitmelidir” retoriğiyle hareket ederek, Türklere yönelik baskı ve tecrit politikaları izlemiştir. 

11 Eylül saldırılarının ardından 2001’de ABD’nin Afganistan’ı işgaliyle başlayan süreci kendileri için bir fırsat olarak gören Taliban karşıtı Kuzey İttifakı ciddi askeri başarılar elde etmiştir. General Dostum liderliğindeki Türkler, Afganistan’ın yeniden inşası sürecinde Afganistan Türklüğü için önemli kazanımlar elde etmiştir. Ancak 2004’de yapılan seçimlerde iktidara gelen Karzai, General Dostum’u devre dışı bırakarak, Afganistan Türkleri arasındaki birlikteliği parçalamaya çalışmıştır. Karzai Hükümeti’nin Peştun ağırlıklı siyaseti ülkedeki ikinci büyük etnik grup olan Türkleri dolaylı olarak saf dışı bırakmaktadır.

Bugünkü durumu kısaca özetlemek gerekirse Afganistan Türklerinin kültürel eserler silinmekte veya yok sayılmaktadır. Pakistan’da göçmen kamplarında yaşayan Afganistan Türklerinin can güvenliğinin fanatik Peştunların saldırılarına maruz kalmaktadır. Türklerin anadilde eğitim almaları yasal olarak mümkün olsa da merkezi hükümet bunu sağlayacak maddi olanaklardan mahrum bırakmaktadır. Merkezi hükümet bununla birlikte Türklerin siyasal sistemde varlık göstermeleri dolaylı olarak engellenmektedir. Üstelik Taliban’ın Türklere yönelik saldırıları devam etmektedir. Taliban’ın 2011’deki saldırılarında milletvekili Muttalib Beg; 2012’deki saldırılarında ise milletvekili Ahmed Han Samangani hayatını kaybetmiştir. Buna karşın Afganistan Türklerinin önceki dönemlere göre daha güçlü ve belirleyici bir konumda oldukları görülmektedir. 2014 yılında yapılacak genel seçimlerde Özbek, Tacik ve Hazara ittifakı olarak bilinen Milli Cephe’nin alacağı oy oranı bu durumu daha da netleştirecektir.

Hakan Boz – 01-02-2013

Reklamlar

Bir Yanıt

  1. Reblogged this on Nakib Amani.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: