Güney Türkistan’ın Türkçü Şair ve Yazarı Abdülmecit Turan hayatını baybetti


Güney Türkistan (Afganistan’da) Türk dilinin ve Türklüğün yeniden canlanmasında kalemiyle ve fiili gayretleriyle önemli rol oynamış şahsiyetlerden biri olan Abdülmecit Turan, yakalanmış olduğu hastalığından kurtulamayarak Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Ömrünün en verimli çağında aramızdan ayrılıp Hakk’a yürüyen Türkçü düşünce ve eylem insanı, milletimizin Türkmen evladı Abdülmecit Turan’a Allah’tan rahmet diliyoruz. Merhum ile ilgili aşağıdaki bilgiler “Afganistanlı Türkmen Şairleri Antolojisi, Konya 2010, s.125-135” kaynağından alınmıştır. Ridvan Öztürk

ABDÜLMECİD “TURAN”

Şahim İşanoğlu Elhac Muhammed torunu Abdülmecid “Turan”, 1339/1960 yılında Andköy’ün Altı Bölek köyünde dünyaya gelmiştir. Bu köyde büyüyüp 1349/1970’te başladığı Karamkul ortaokulunu bitirdikten sonra, Ebu Müslim Horasani lisesine başladı. 1359/1980 yılında liseyi üstün derece ile tamamladıktan sonra, Kabil Üniversitesinin Gazetecilik Fakültesine girdi. 1368/1989 yılında askerlik görevini yerine getirdikten sonra Afganistan Cumhuriyeti Riyaset defterinde memuriyete başladı. Önce memur, sonra şube müdürü olarak uzun yıllar vazife yaptı. Aynı zamanda Afganistan radyo ve televizyonunun Türkmence programında, program müdürü, program hazırlayıcısı, sunucusu ve tercüman olarak da çalıştı.

Çocukluğundan beri ilime bilgiye, özellikle dile, edebiyata ve hatipliğe yatkınlığı ve ilgisi çok olduğundan dolayı, yazıları ve şiirleri ülkenin çeşitli gazete ve dergilerinde bu cümleden Enis, Hivad gazeteleri, Güreş Dergisi, Teavün-i Hemvatan, Milliyetha-yi Birader adlı dergilerde yayınlanıp okuyuculara ulaştırıldı. Ülkede kargaşanın devam etmesi sebebiyle 1365/1986 yılında komşu Pakistan’da yaşamak zorunda kaldı. Gurbet günlerinde Mahdumkulı Firagi adındaki Ferhengi Encümeni kurup ve Güneş Dergisinin alt yapısını oluşturdu. Fiilen halkın kültür işlerini yerine yetirmek için işe soyundu. Ülke matbuatında yayınlanmış pek çok makale ve yazıları vardır. Türkmen çocukları için hazırladığı “Kızıl Gül”ve “Gonça Gül adlı eserleri ile “Köngül Sözleri” adlı şiir kitabı bu ferhengi encümen tarafından yayınladı. Ayrıca geçmişten günümüze kadar Türkmen şair ve bagşılarının yer aldığı “Köngüller Sedası” adlı iki ciltlik kitabının yanı sıra Türkmen halkının geçmiş büyük şahsiyetleri ve eserlerine ait hazırlayıp yayınladığı şu kitapları da vardır:

1. Divan-ı Mahdumkulı Firagı 2.Divan-ı Muhammed Bayramhan Türkmen, 3. Divan-ı Molla Nefes 4. Divan-ı Hoca Nefes 5. Divan-ı Muhammed Veli Kemine 6. Divan-ı Kurban Derdi Zelili 7. Divan-ı Devlet Muhammed Bal Kızıl 8. Dastan-ı Zühre ve Tahir 9. Dastan-ı İbrahim Edhem 10. Dastan-ı Zeynel Arab 11. Dastan-ı Huyrlika Hemrah.

Hâlen “sada vü sima-yı hem-vatan” idaresinin (Türkmen, Özbek, Beluci, Paşayi ve Nuristani) amiri olarak çalışmaktadır. Güneş Dergisinin kurucusu ve müdürü, Hem-vatan dergisinin yazı kurulu üyesi, Afganistan Türkmenlerinin Mahdumkulı Firagi Ferhengi Encümeninin yönetim kurulu üyesi, Encümen kalemi ile Afganistan Gazeteciler Birliğinin yönetim kurulu üyesi olarak çalışmaktadır.

A. Turan, Afganistan Türkmencesinin yazılı eserler vermesinde, özellikle Türkmen yazar ve şairlerinin eserlerinin yayınlanmasında önemli katkıları, hizmetleri olmuştur.

Kaynak: Turan 1999:198-208.

ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER

MİLLETİM

Vatanıma bahar çagı gilände,
Yagmur yagıp suvlar dolıp akanda,

Yaş çagalar kaha kaha urıp gülende,
Oynab gülib yaşar şunda milletim.

Köngillerden gam gussalar gidende,
Muhabbet rişesi köngle yetände,

Gaygılar yad bolıp matem yitende,
Oynab gülib yaşar şunda milletim.

Kineler yok bolıb keduret gidse,
Mateming ornını muhabbet tutsa,

Düşmenler mat bolıb dostlarımız gülse,
Şunda oynar güler iylim milletim.

Turanıng başından bulıt gitmedi,
Allah bu ne bela millet gülmedi,

Başka xalklar yalı dinc bolmadı,
Aglap ötär boldı iylim milletim.

Turan 1999:202-203

MİLLETİM

Vatanıma bahar çağı gelince,
Yağmur yağıp sular dolup akınca,

Genç çocuklar kahkaha atıp gülünce,
Oynayıp gülüp yaşar onda milletim.

Gönüllerden gamlar, kederler gidince,
Muhabbet püskülü gönle erişince,

Kaygılar uzaklaşıp matem yitince,
Oynayıp, gülüp yaşar onda milletim.

Kinler yok olup küsüşler gitse,
Matemin yerini muhabbet tutsa,

Düşmanlar mat olup dostlarımız gülse,
Onda oynar güler elim, milletim.

Turan’ın başından bulut gitmedi.
Allah’ım bu ne bela, millet gülmedi.

Başka halklar gibi dinç olmadı.
Ağlayıp biter oldu elim, milletim.

DÜNYAGA İNDİM

Bir müng üç yüz otuz tokız yılında,
Eneden bolıban dünyaga indim.

Hünerli obada Altı Bölek’de,
Andhoy diyarında cehana geldim.

Sag solım hemme yan özim duymamda,
Mektebe girip men talimler aldım.

İlm ü edeb hüner gevherini yıgıp,
Xalkıma iş üçin biylimi bogdım.

Müng üç yüz altmış hicri yılında,
Bir gözel gıyz bilen durmuşa çıkdım.

Şol ömür hasılı üç çaga bolıb,
Araşcan Ravişcan Yuvaşcan dakdım.

Şükrimi Allahga men eda kılıp,
Derdindim yaşadım iyl bilen boldım.

Gazablı savaşlar zulum cebrinden,
Vatandan ayrılıb muhacir düşdim.

Hicret diyarında gurbet iylinde,
Ferhengi Encümen bünyadın tutdım.

Sözledim gepledim Türkmen dilinde,
Güneş axbarınıng nurını saçdım.

Şol bolmış Meciding ahval defteri,
Gıysgaca yazımda men beyan kıldım.

Xalkımıng baxtını Türkmen taxtını,
Allahdan elmıdam istida kıldım.

Turan 1999:206

DÜNYAYA İNDİM

Bin dokuz yüz altmış yılında,
Anneden doğup dünyaya indim.

Hünerli köyde, Altıbölek’te,
Andhoy diyarında cihana geldim.

Sağım solum, her yanım kendim duyunca,
Okula girip ben eğitimler aldım.

İlim edep ve hüner cevherini yığıp,
Hakıma hizmete belimi bağladım.

Bin dokuz yüz seksen bir yılında,
Bir güzel kız ile dünya evine girdim.

Şu ömür hâsılı üç çocuk olup,
Araşcan, Ravişcan, Yuvaşcan taktım.

Şükrümü Allah’a ben eda edip,
Yakındım, yaşadım elim ile oldum.

Gazablı savaşlar zulmünden cebrinden,
Vatanımdan ayrılıp gurbete düştüm.

Hicret diyârında gurbet elinde,
Ferhengi ercümenin temelini attım.

Söyledim, konuştum Türkmen dilinde,
Güneş gazetesinin nurunu saçtım.

Bu olmuş Mecid’in ahval defteri,
Kısaca yazımda ben beyan ettim.

Halkımın bahtını, Türkmen tahtını,
Allah’tan her daim yalvarıp istedim.

BÄRİ GİL

Ey periler peykeri külbe viranıma bir lahza gil,
Mılgırıb gül dek açılıp telbe könglim almana gil.

Giyce gündiyz sen diyip aglap giçirdim yılları,
Kameti dik senuber dek nevnihalim bäri gil.

Leblering kand u şeker sözlering misli asel,
Saçları sünbül bolan peste dudak bäri gil.

Görmedim sendek gözel göz yarılıp bul cehanda,
İki cehan serverim sen mah-ı taban bäri gil.

Sallanıp üyden çıkanda canım çıkıp huşım gidär.
Alkımı ak kamer yüzli şem-i şebistan bäri gil.

Köksindäki alma narıng canım alıb xancer sokar,
Dilleri Türki zeban şirin sözlim bäri gil.

Bolmaz Meciding takati her lahza sini ger görmese,
Cümle cehan gerek däldir sening özing bäri gil.

Turan 1999:207

BERİ GEL

Ey periler yüzlü, viran haneme bir lahza gel,
Kıpır kıpır gül gibi açılıp, deli gönlümü almaya gel.

Gece gündüz sen diye ağlayıp geçirdim yılları,
Boyu dik selvi gibi, taze fidanım beri gel.

Dudakların kand u şeker, sözlerin bal misali,
Saçları sümbül olan, fıstık dudaklı beri gel.

Görmedim senin gibi güzel, göz açılalı bu cihanda,
İki cihan serverimsin, dolun ayım beri gel.

Sallanıp evden çıkınca, canım çıkıp aklım gider,
Gerdanı ak, ay yüzlü gecelerin kandili beri gel.

Göğsündeki elman narın, canımı alıp hançer sokar.
Dilleri Türkçe olan tatlı sözlüm beri gel.

Olmaz Mecid’in takatı, her an seni görmezse,
Bütün cihan gerek değildir, sen kendin beri gel.

DİYARIM BARKA

Bu dünyada gafil galdım kardaşım,
Başımda akl u huşım barka.

İyl günimden vaderig uzak düşdim,
Önip ösip ülke diyarım barka.

Urıldım sögildim yaynadım küydim,
Bagbostana mengzeş vatanım barka.

Tangrınıng buyrugın eda etmedim,
Bilimde gözimde tuvanım barka.

Yigitlik çagını oynap geçirdim,
Sinämde dürr ü gevherkanım barka.

Gafil galıp ilim yıgnap bilmedim,
Başımda istidad u cevherim barka.

Edeb yıgman bilbil dek vakıt ötirdim,
Dirilikde göglem baharım barka.

Din yolını yagşı tutıp bilmedim,
Yigrimi ve otız biş yaşım barka.

Hasıl yıgman baharımnı ötirdim,
Akıl çaşırdım tende canım barka.

Ang et Turan baki yaşan görmedim,
Azuk yıggın erte gülzarım barka.

Behmen 2010

DİYARIM VARKEN

Bu dünyada gafil kaldım kardeşim,
Başımda aklım, fikrim varken.

Elimden günümden yazık, uzak düştüm,
Doğup büyüdüğüm diyarım varken.

Döğüldüm, söğüldüm, yaşadım, yandım,
Gülistana benzer vatanım varken.

Tanrı’nın buyruğunu eda etmedim,
Belimde, gözümde gücüm varken.

Gençlik çağını oyunla geçirdim,
Sinemde cevher madeni varken.

Gafil kalıp ilim toplayamadım,
Başımda yeteneğim, cevherim varken.

Edep edinemeyip bülbül gibi vakit geçirdim,
Dirilikte yeşil baharım varken.

Din yolunun kıymetini bilmedim,
Yaşım yirmi, otuz beş varken.

Elim boş, baharımı geçirdim,
Aklımı şaşırdım tende canım varken.

Anla Turan, baki yaşayan görmedim,
Azığını hazırla, henüz gülzarım varken.

4 Yanıt

  1. Allah rahmet eylesin

  2. Mekanı uçmağ olsun, Göktanrı rahmet eylesin, Tanrı Dağlarının zirvesinde Büyük Bağbuğların çadırında bir çamçak kımız içmeyi nasip etsin.

  3. alah rahmet elesin mezari cennet olsun. yeri cennet olsun

  4. allah rahmet aylesin mekanı cennet olsun

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: