Doğu Türkistan Katliamın Yıldönümü 5 Temmuz 2011


Basın Açıklaması

05 Temmuz 2009 tarihinde komünist Çin devleti pervasızca bütün dünyanın gözünün içine bakarak Müslüman Uygur Türklerini katletmiş, basın ve iletişimi karartarak dünyanın bilgi almasına engel olmuş, utanmadan kendilerini haklı çıkaracak yalanlara başvurmuşlardır.

 Türkistan toprakları, İkibin ikiyüz yıllık geçmişi ile dünyanın en önemli ve köklü medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. Batıda Hazar Denizi ve Ural Dağları’nın güney kısmına, kuzeyde Sibirya’ya, güneyde İran, Afganistan ve Tibet’e, doğuda Çin ve Moğolistan’a sınır olan Türkistan, oldukça geniş bir sahaya sahiptir.

Bugün, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan ve Türkmenistan’ın dahil olduğu bölge Batı Türkistan olarak anılmakta, Çin’in esareti altında bulunan bölge ise Doğu Türkistan olarak adlandırılmaktadır. Türkistan’ın coğrafi ve stratejik olarak taşıdığı önemi anlamak için ise, öncelikle bölgenin iki dev gücü olan Rusya ve Çin’in bu topraklara olan ilgilerini göz önünde bulundurmak yeterlidir. Coğrafi yapının da sebep olduğu siyasi oluşumlar neticesinde bugün Batı ve Doğu olarak ikiye ayrılmış olan Türkistan toprakları üzerinde, Rusya’nın ve Çin’in çok önemli planları vardır.

Bu iki ülkenin söz konusu bölgeden ne pahasına olursa olsun vazgeçmeme tutkusunun ardında, bölgenin stratejik konumunun yanı sıra, sahip olduğu zengin yeraltı rezervleri de büyük rol oynamaktadır. Batı Türkistan’daki Türk devletleri Rusya için, Doğu Türkistan ise Çin için kaybedilmemesi gereken önemli birer hammadde kaynağı niteliğindedir.

Doğu Türkistanda yaşayan 35 Milyon Uygur Türklerine asimilasyon politikaları izlemektedir. 1876 yılından beri Çin işgali altında ezilen Şarki Türkistan’ın adı işgal sonrası Çince “ yeni fethedilmiş topraklar” manasına gelen Sincan ismiyle değiştirilmiştir. Bunu kabul etmek işgali kabul etmek anlamındadır. Bu tarihten itibaren Çin Uygur Türklerine insanlık dışı uygulamalar yapmıştır. Halen de devam etmektedir.

Bu uygulamalar ;
Zorunlu göç ettirilme ve bölgeye Çinli nüfus ithali,
Kültürel ve dini yasaklar ve kısıtlamalar,
Eğitim, ekonomi ve sağlıkta kısıtlamalar,
Zorunlu kürtaj,
Nüfusa kaydetmeme suretiyle vatandaşlık hakkından mahrumiyet,
Barışçı gösterilerin yargısız infaz fırsatlarına dönüştürülmesi,
Keyfi gözaltılar ile seri ve adil olmayan yargı süreçleri sonunda idamlar,
Nükleer denemelerin bölgede sürdürülmesi.

Ayrıca son yıllarda dünyada zülüm gören milletlerin ortak bir özelliği de İslam dinine mensup olmalarıdır.Ve insan hakları adına faaliyet gösteren dünyadaki kuruluşların hiç biri bu zulumlere karşı net bir tavır ortaya koyamamaktadır. Buda bize göstermektedir ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti‘nin öncülüğünü yaptığı Türk ve İslam Dünyasındaki devletlerin artık ortak bir çatı altında toplandığı bir organizasyonun tertip edilmesi zaruridir. Bu zulümleri yapanlara karşı Müslümanların artık tek yumruk olma vakti gelmiştir. Bu bağlamda zaten Müslüman Uygur Türklerinin  o bölgede zulum görmelerinin tek nedeni de Türk ve Müslüman olmalarıdır.

Doğu Türkistan’da dünyanın gözleri önünde cereyan eden olaylar ve her türlü insan hakları ihlallerini takip etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna duyururuz.

İlker MEDENİ
Türkistanlılar Dernek Başkanı

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: