Afganistan Şanghay İşbirliği Örgütü Üyeliğine Talip


13-14 Mayıs 2011 tarihinde Kazakistan’ın Almaata şehrinde gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Dışişleri Bakanları Konseyi’nde, Afganistan’ın ŞİÖ ile ilişkilerinin geliştirilmesi konusu gündeme getirilmişti. Rus Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov’un açıklamasına göre, “Afganistan, gözlemci ülke statüsü alma talebinde bulundu. Bu mesele bir sonraki toplantıda tartışılacak.” [1]

Afganistan’ın ŞİÖ ile ilerleyen dönemlerdeki ilişkilerinin tartışılacağı bir sonraki toplantıya sayılı günler kaldı. Astana’da Haziran ayının 15’inde gerçekleşecek örgütün bu yılki toplantısında konu masaya yatırılacak. Üstelik zirve, örgütün kendisi için de sıradan bir zirve değil. ŞİÖ’ye üye ülkelerin Konsey Başkanları’nın katılacağı Astana zirvesi, örgütün kuruluşunun 10. yılına adanmış ve ŞİÖ’nün küresel ve bölgesel ölçekte rolünün arttırılması üzerinde durulacak olması açısından da önem arz ediyor.

Kabil için Astana’da gerçekleştirilecek toplantı, “bölgede güçlü ülkelerle işbirliği yapma ve bölgesel oluşumlarda kabul görme fırsatı”sağlayabilecek bir hamle anlamına geliyor. Kendisine coğrafi anlamda yakın olan ve birlikte ortak bir dil geliştirebileceği bu ülkeler ile ŞİÖ çatısı altında bir araya gelmek Afganistan’a dikkate değer katkılar sunabilir. Her şeyden önce Afganistan’ın ŞİÖ’ye gözlemci ülke olarak dâhil edilmesi ve tam üyeliğinin tartışılması -ŞİÖ’nün genişlemesi örgüt gündeminde yer almıyor olsa bile- bölgede Kabil’e bir kimlik kazandırır. Bunun yanı sıra, ŞİÖ ile birlikte anılmak, NATO askerlerinin 2014 yılı itibariyle bölgeden çekilmesiyle oluşması muhtemel bir güvenlik boşluğunun meydana getireceği sıkıntıları göğüslemede Afganistan’a yardımcı olabilir. Ayrıca, ŞİÖ ülkeleri arasındaki ikili ekonomik ilişkilerin önemi göz önüne alındığında, Afganistan’ın da bu ilişkilere eklemlenerek ekonomisini güçlendirme fırsatı bulabileceği öngörülebilir.

Diğer yandan, söz konusu büyük beklentilerin büyük hayal kırıklıklarını da beraberinde getirmesi handikapı var. Bu nedenle Afganistan-ŞİÖ ilişkilerinde tarafların birbirinden beklentilerini ve ilişkinin sınırlılıklarını da iyi okumak gerekiyor. 

ŞİÖ’nün Kabil’e Yönelik İlgisi

1996 yılında temelleri atıldığında daha çok sınır problemlerini çözmeye odaklı “Şanghay Beşlisi” olarak bilinen örgüt, 2001 yılında Özbekistan’ın da örgüte müdahil olmasıyla ŞİÖ’ye dönüştü. Böylece Çin, Rusya, Kazakistan, Tacikistan ve Kırgızistan’dan oluşan örgütün üye sayısı 6’ya yükselmiş oldu. [2] Bu dönüşüm, 11 Eylül saldırıları ardından militanların izine düşen ABD’nin Afganistan’a girmesinden yalnızca 3 ay sonra gerçekleşti. 

Örgütün işleyişinde ve kurumsallaşma çabalarında bölgeyi tehdit eden Afganistan meselesinin etkisi göz ardı edilemez. Nitekim 2001 yılından sonra, Afganistan’daki gelişmelere paralel olarak örgütün gündemine daha yeni somut işbirliği alanları eklendi. Bunlar arasında terörizm ve ayrılıkçı hareketler ile mücadele gibi konular ön plana çıktı.

ABD’nin terörle mücadelesi kapsamında, Amerika ve NATO’nun bölgedeki askeri varlığı, Çin ve Rusya başta olmak üzere ŞİÖ üyelerini rahatsız etti. Bir yandan Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan gibi ŞİÖ üyesi ülkeler, gerek askeri üs sağlama gerekse askeri amaçlı olmayan kargoların kendi topraklarından geçişine izin verme gibi konularda NATO ve ABD ile birlikte hareket ederken, bir yandan terörle mücadele konusunda ŞİÖ çatısı altında kendi işbirliği alanlarını oluşturmaya başladılar. Bu amaçla 2004 yılında Taşkent’te Bölgesel Anti-Terörizm Yapısı(Regional Antiterrorism Structure-RATS) faaliyetlerine başladı. [3] 2005 yılının Kasım ayında ise ortak çıkar alanlarında ŞİÖ ve Afganistan’ı bir araya getiren ve aralarındaki işbirliğini arttırma amacı taşıyan ŞİÖ-Afganistan Temas Grubu(SCO-Afghanistan Contact Group) oluşturuldu. [4] 

Geçen sene 10-11 Haziran’da gerçekleştirilen örgütün yıllık Taşkent Zirvesi’neAfganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai de davet edilmişti. Bu zirvede üye devletlerin, terörizm, ayrılıkçı hareketler ve aşırılıkla mücadelede ortak çabası yinelenmiş, bunun yanı sıra uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı ve diğer sınır aşan suç faaliyetlerini önleme konusunda ortak mücadele öngörülmüştü. Aynı toplantıda ŞİÖ’nün gözlemci ülkelerinde de (İran, Pakistan, Hindistan ve Moğolistan) terörle mücadele faaliyetlerinin güçlendirilmesi kararlaştırılmıştı. [5] Afganistan’ın gözlemci ülke statüsü alması durumunda bu karar Kabil için de geçerli olacak.

Afganistan-ŞİÖ Birlikteliği Ne Getirir?

“Asya’nın atan kalbi” olarak nitelenen Afganistan’daki iç ve dış güvenlik problemleri sadece Kabil’i değil, bölgedeki tüm devletleri ilgilendiriyor. Sınırların geçirgenliği ve nüfusların hareketliliği, yerel problemlerin bölgesel düzeye yayılmasında önemli iki faktör. Bu bakımdan Afganistan’ın ŞİÖ saflarına çekilerek ilişkilerin kurumsallaşması ve işbirliğinin artırılması her iki taraf için de olumlu sonuçlar doğurabilir. Bu bağlamda ilk olarak ŞİÖ, Afganistan’ın yumuşak güvenlik sorunlarının çözümünde inisiyatif alarak bunların bölge geneline sıçramasını önleme çalışmalarına hız kazandırabilir. Böylece ŞİÖ, kendi coğrafyası üzerindeki sorunlara kayıtsız kalmayan ve kuruluş amaçları doğrultusunda hareket ettiği ölçüde uluslararası alanda da meşruiyet ve prestij kazanan daha aktif bir örgüt haline gelebilir.

İkincisi, Afganistan ve ŞİÖ ülkelerinin kapladığı geniş alanda, geleneksel güvenlik tehditleri ile geleneksel olmayan (sınır aşan) güvenlik tehditlerinin iç içe girmiş yapısı, ilerleyen dönemlerde yumuşak güvenlik meselelerinde askeri önlemlerin alınmasını gerektirebilir. Pakistan, İran, Hindistan, Rusya ve Çin gibi bölgede farklı çıkarlara sahip ülkelerin izleyeceği politikalar hem Afganistan’ın hem de bölgenin kaderini belirleyici olacaktır. Ancak tüm bu devletleri aynı masa etrafında toplamayı başaran ve Afganistan’ı da eşit ülke statüsünde kabul eden bir oluşum, tarafları tatmin edecek çözüm önerilerinin hayata geçirilmesinde etkin rol oynayabilir. 

Üçüncüsü, Afganistan-ŞİÖ ilişkilerinin derinleşmesinin, ŞİÖ bünyesinde 2011-2016 yılları için planlanmış Narkotikle Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı’nın(Counternarcotics Strategy of the SCO Member States for 2011-2016 and its Action Plan) [6] başarıya ulaşmasına sağlayacağı katkı da yadsınamaz. Zira Afganistan, bugün itibariyle dünya üzerindeki haşhaş ekiminin %93’ünü gerçekleştirmektedir. Afganistan’da üretilen haşhaşın %80’i sınır aşan organize suç örgütleri tarafından İran, Pakistan ve Orta Asya’ya satılmaktadır. [7] Kuşkusuz uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadelede içeriye alınmış bir Afganistan, dışarıda bırakılmış bir Afganistan’dan daha fazla katkı sunacaktır. 

Diğer taraftan ŞİÖ, güvenlik sorunlarıyla boğuşan Kabil’in beklentilerini boşa da çıkarabilir. Zira hala kurumsallaşma çabası içinde olan ŞİÖ’nün “güvenlik örgütü mü, ekonomik amaçlı bir örgüt mü yoksa otoriter devletler klübü mü”olduğu yönünde ciddi tartışmalar var. Bu tartışmaların kaynağında ŞİÖ’nün işbirliğini hedeflediği alanların çeşitlilik göstermesi bulunuyor. Güvenlik perspektifinden bakıldığında terörizme, ayrılıkçılığa, aşırıcılığa, yasadışı göçe, yasadışı uyuşturucu ve silah ticaretine karşı ortak hareket etmek örgütün başlıca amaçları arasında. Ancak örgütün amaçları bununla sınırlı kalmıyor: Siyaset, ticaret ve ekonomi, savunma, hukukun uygulanması, çevrenin korunması, kültür, bilim ve teknoloji, eğitim, enerji, ulaşım, kredi ve finans alanında da bölgesel işbirliği teşvik ediliyor. [8] 

2010 yılında Kırgızistan’da Özbekler ve Kırgızlar arasında çıkan çatışmalarda aktif rol oynamaktan kaçınan ŞİÖ, Afganistan’ın güvenlik sorunlarının çözümünde de benzer bir tutum içine girebilir. Bu durum daha çok örgütün kendisini nasıl tanımlayacağı ile yakından ilişkilidir. Ancak bu soruya ne örgüt üyeleri, ne de Rusya ve Çin tarafından henüz kesin bir cevap verilmiş değil.

Sonuç

ŞİÖ’nün bugüne kadar Afganistan konusunda aktif rol almamasında, kuşkusuz ABD ve NATO askerlerinin bölgedeki varlığının devam etmesi ve Afganistan’ın ŞİÖ üyesi olmaması etkili oldu. 2014 yılı itibariyle ülke güvenliğini Afganistan Ulusal Ordusu’na devretmeye hazırlanan ABD’nin bölgeden çekilme planları yaptığı şu dönemde, Afganistan’ın ŞİÖ’ye gözlemci ülke üyeliğinin gündeme gelmiş olması bu rolün yeniden tanımlanması bakımından önemli. 

Kuruluşunun 10. yılında ŞİÖ’nün hem bölgesel hem de küresel prestijini artırmayı amaçlandığı yeni dönemde, Afganistan ŞİÖ üyeliğine talip. Örgüt üyelerinin de Kabil’in gözlemci ülke başvurusuna olumsuz bakmadığı biliniyor. Ancak hala Afganistan-ŞİÖ işbirliği önünde bariyerler var. ŞİÖ, ekonomik ve siyasi sorunlarının yanı sıra terör, uyuşturucu ve yolsuzlukla mücadele eden Afganistan’ın güvenlik meseleleriyle uğraşmayı göze alır mı? İran, Pakistan ve Hindistan’ın hâlihazırda gözlemci ülke olduğu ve tam üyelik statüsü için beklediği ŞİÖ’de Afganistan’a sıra gelir mi? 

ŞİÖ’nün gelecekteki “kurumsal” vizyonu, Afganistan’ın üyeliğinin örgütün bu vizyonu yaşama geçirmesine sunacağı katkı ve Kabil’in örgütten beklentilerinin örtüşmesi durumunda, gelecek toplantılarda Afganistan’ı, diğer gözlemci ülkelerle birlikte görmek muhtemel. ŞİÖ’nün Afganistan’ın güvenlik meselelerine derman olmaması ancak ekonomik açılımlara vesile olması ihtimali düşünüldüğünde bile Kabil’in kazançlı çıkacağı öngörüsünde bulunulabilir. Diğer yandan 15 Haziran’daki Astana Zirvesi’nden olumsuz sonuç çıkması da Afganistan için bir kayıp sayılmaz. Zira Kabil’in bu denli büyük devletlerin başını çektiği bir bölgesel örgüte dâhil olması ilk defa bu yoğunlukta gündeme getirildi. Afganistan-ŞİÖ ekseninde sürdürülen tartışmalar henüz resmi bir belgeyle sonuçlanmasa bile Kabil’e “bölgedeki tarihsel yalnızlığının bittiğinin sinyallerini vermesi” bakımından önemli.

Arzu Turgut – 3 Haziran 2011 – USAK

Kaynakça:
[1] “Afghanistan Wants Observer Status in SCO”, The Voice of Russia, 14 Mayıs 2011, (http://english.ruvr.ru/2011/05/14/50285570.html) (Erişim Tarihi: 15.05.2011).
[2] Zhao Huasheng, “Central Asia in China’s Diplomacy”, in Eugene Rumer, Dmitri Tenin et al. Central Asia: Views from Washington, Moscow and Beijing, (New York: M. E. Sharpe, Inc., 2007), p. 174.
[3] Robert M. Cutler, “The Shanghai Cooperation Organization Moves Into First Gear”, Central Asia-Caucasus Institute, 24 Mart 2004, (http://www.cacianalyst.org/?q=node/1967) (Erişim Tarihi: 01.06.2011).
[4] “Protocol on Establishment of the SCO-Afghanistan Contact Group betweeen the Shanghai Cooperation Organisation and the Islamic Republic of Afghanistan”, SCO, 7 Mayıs 2009, (http://www.sectsco.org/EN/show.asp?id=70) (Erişim Tarihi: 27.05.2011).
[5] “Chronicle of Main Events at SCO in 2010”, SCO, 31 Aralık 2010, (http://www.sectsco.org/EN/show.asp?id=255) (Erişim Tarihi: 02.06.2011).
[6] “Heads of Counternarcotics Agencies of SCO Member States Gather in Astana”,SCO, 30 Mart 2011, (http://www.sectsco.org/EN/show.asp?id=271) (Erişim Tarihi: 30.05.2011).
[7] Promoting Health, Security and Justice: Culting the Threats of Drug, Crime and Terrorism, UNOCD, 2010, s. 32.
[8] “Charter of the Shanghai Cooperation Organization”, SCO, 7 Mayıs 2009, (http://www.sectsco.org/EN/show.asp?id=69) (Erişim Tarihi: 29.05.2011).

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: