Kazakistan’daki Özbek Mültecilerin iadeleri durdurulsun!


Su anda kazakistan’in alma ata sehrinde hapishanede tutuklu bulunan bir grup ozbek multeci, son hukuki surecin de kendi aleyhlerine sonuclanmasinden oturu zalim kerimov’a teslim edilmek uzere ozbekistan’a geri gonderilmeleri soz konusudur. ve geri sayim baslamis olup, onlara yardim yapabilmemiz icin ancak bir aydan az vaktimiz kalmis bulunuyor.

bu mazlum insanlar birlesmis milletler multeciler yuksek komiserligi’ne basvurmak uzere kazakistan’a gitmis olup, yine bu kurumun (bmmyk) talebi uzerine, yerel makamlarca kayittan gecmek icin gittikleri kazak emniyeti tarafindan tutuklanmislar idi.

bu multeciler aylardan beri tutuklu bulunuyorlar. once yerel mahkemeler ret cevabi vererek bmmyk’nin verdigi multeci kimligini hice saymisti. simdi temyiz dahil yapilan tum itirazlar olumsuz sonuclanmistir.

eger bu sahislar ozbekistan’a iade edileceklerse, onlarin su anda yine alma-ata’da bulunan aile breyleri de onlarla beraber geri yollanacaktir. bm dahil uluslar arasi tum kurumlarca bilenen su gercek; tutuklulardan aile breylerine tecavuz dahil her turlu insanlik disi muamele yonteminin sistematik olarak kullanildigi ozbekistan’da bu sahislar kendilerine isnat edilen suclari kabul etmek zorunda kalacaklardir!

su gercektir ki 20 yillik kerimov rejimi sirasinda bugune dek daha hic kimse tutuklanip da sucunu inkar etmis (!) degildir..

simdi sira bu masum insanlara gelmistir! bari bunlari kurtaralim, ya da elimizden geleni yapalim.

bu konuda turk hukumetine daha once yapilan basvuru ve hukumetimizin inceleme sozu ile ilgili tum resmi yazislamlar mutaakip mailimiz ile sizlere gonderilecektir.

insan haklari savunuculari olarak, lutfen hem hukumetimiz nezdinde, hemde kazakistan’in turkiye’deki diplomatik muesseseleri onunde basin aciklamasi, telin mitingi vs.. yapilabilecek her turlu girisimde bulunalim..

gazeteci yazarlar olarak, konuyu medyaya tasiyalim. kamuoyuna aciklayalim. cunku turkiye olarak, biz, ikili siyasi iliskilerden oturu orta asyali kardeslerimizin maruz kaldigi insan haklari ihlallerine hep goz yummaktayiz. en azindan kamuoyumuz bu gercekleri bilsin. ote yandan narsultan nazarbayef yonetimindeki kazakistan’in 2010 yilinda avrupa birligi donem baskanligi yaptigini, bu menfur olayin da aynen bu donmede vuku buldugunu, turkiyeli kardesleri olarak bu melun adami (nazarbayef’i) nobel odulune aday gostererek seytan’a sahip ciktigimizi, aksine mazlumlari unuttugumuzu hatirlayalim, hatirlatalim lutfen!

avrupa birligi donem baskani olan kazakistan dis isleri bakani turkiye de savarona yatinda fuhus baskininda yakalanirken, bu mazlum kardeslerimiz kazak zindanlarinda inim inim inlemeke idiler. ve bu azap hala devam etmektedir.

kazakistan’da, maalesef sadece ozbek kardeslerimiz degil, belki uygur turku kardeslerimiz de ayni gayriinsani muamelelere maruz kalmaktadirlar. her sene onlarca uygur turku zalim cin’e sessiz sedasiz teslim edilmekte orada idam edilmektedirler..

hic kimse bu tur olaylara karsi karsi kayitsiz kalamaz, ama biz insan haklarini savunan kesim buna asla goz yumamayiz! biz gazeteci yazar aydinlarin vicdani bu deger uzerine bina edilmistir, kendi kendimize karsi gelmiyelim lutfen!

biz yardim etmezsek onlar zulum denizinde bogulacaklardir! bi canliyi kurtarmak insanoglunu kurtarmak degil miydi?

zulme riza gosteren dilsiz seytandir! zulme razi olan da zalimdir! biz yatagimizda tatli uyku cekerken onlar mezbahaya gonderilecekleri an yaklasiyor diye azap cekmekteler! onlar bizden yardim istemektedir.

hapista olanlara dogrudan yardim edemesek de onlarin aile breylerini gecici dahi olsa turkiye’ye getirmeyi organize etmemiz gerek.

selam ve saygilarimla,

Pirmuhammed Halmet

Kazakistan Özbeklerin İadesini Durdurmalıdır!


AŞAĞIDAKİ BELGE ADI GEÇEN TARİHTE  ADI GEÇEN YERLERE GÖNDERİLMİŞTİR.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül Beyefendiye,

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendiye,

Türkiye Büyük Millet Meclisine,

Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği Başkanı Sayın Abdullah Buksur Beyefendiye,

Değerli Türk Basınına,

Tarih: 18.10.2010

KAZAKİSTAN CUMHURİYETİNDE TUTUKLU OLUP, ÖZBEKİSTAN’A İADE EDİLME TEHLİKESİ İLE KARŞI KARŞIYA BULUNAN MÜLTECİ SOYDAŞLARIMIZIN İADELERİNİN DURDURULMASI KONUSUNDA YARDIM TALEBİ

9-11 Haziran 2010 tarihinde Kazakistan’ın Alma-ata kentinde 30 Özbekistanlı mülteci tutuklanmıştır. Özbekistan’ı, siyasî nedenlerden ötürü terk etmiş bulunan bu insanlardan 17’si “Mülteci Kimlik Belgesi”ne, diğerleri ise “İltica Talebinde Bulunan Şahıs” statüsüne sahiptirler.

Mülteciler, kendilerinin üçüncü bir ülkeye yerleştirilmeleri için çıkacak kararı beklerlerken, 11-27 Ağustos 2010 tarihlerinde mülteci statüsünü belirleyen komisyon onlara mülteci statüsü vermeme, verilenleri de iptal kararı almıştır. Gözaltına alınanlar bu kararı ancak birkaç hafta sonra, 7 Eylül’de kendi yakınlarından öğrenebilmişlerdir. 8 Eylül günü dokunulmazlığı olduğu hâlde Hurşide Kâmilov isimli mülteci Özbekistan’a iade edilmiştir. Ardından Alma-ata Başsavcı yardımcısı T. Abubakirov diğer 29 mültecinin tümünü Özbekistan’a iade etme kararı aldıklarını resmen açıklamıştır.

Bu sene AGİT’in dönem başkanlığını üstlenen Kazakistan’ın, daha önce kendi onayladığı bazı uluslar arası sözleşmeleri, özellikle BM’nin, 1951 tarihli Mültecilerin Hukukî Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi’ni, Sivil ve Siyasî Hakları tanımlayan Uluslararası Sözleşme’yi ve İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi gibi pek çok sözleşmeyi hiçe sayarak, bu insanları, söz konusu antlaşmalara taraf olan ancak işkence, insanlık dışı veya aşağılayıcı türdeki insan hakları ihlâllerinin sistematik ve çok yoğun şekilde yaşandığı ülke olan Özbekistan’a geri gönderme kararı, uluslar arası insan hakları camiasında şok etkisi yapmıştır.

Konuyla ilgili olarak basta BM İnsan Hakları Komisyonu, Amnesty International, HRW gibi pek çok uluslararası insan hakları örgütleri çeşitli beyanatlarda bulunmuş, olayın asla kabul edilemez olduğunu ve söz konusu iade kararının derhâl iptal edilmesini talep etmişlerdir. Ayrıca olay tüm uluslararası basın yayın organlarında dile getirilerek çeşitli düzeyde haber konusu olmuştur.

Bugün Özbekistan’da, resmî olmayan bilgilere göre en az iki yüz bin mahkûm bulunmaktadır. Bu oran, dünya ortalamasının kat kat üstündedir. Ancak gerçek veriler devlet sırrı kapsamında tutularak açıklanmamaktadır. Ülkedeki âdil olmayan yargı, işkence, insan onur ve haysiyetine tecavüz ile ifade alma uygulamaları, artık uluslar arası kurum ve kuruluşlarca da kanıtlanmış ve tescillenmiştir. Örneğin, 2003 yılında BM’in işkenceye karşı mücadele ile ilgili Özel Sözcüsü Theo van Boven, Özbekistan’ı ziyaretinin ardından ”işkencenin ülke genelinde ve sistematik olarak uygulanmakta olduğunu” vurgulamıştır. Boven’in halefi Manfred Nowak da, 10 Nisan 2006’da Azatlık Radyosu’na verdiği demeçte, Özbekistan’da polis ve güvenlik birimleri tarafından yapılan işkencenin hâlen devam ettiğini, işkencelerin özellikle muhaliflere ve rejime karşı olanlara uygulanmakta olduğunu vurgulamıştır. Özbekistan’da, copla dövmek, elektroşok, kollardan asmak, tecavüz etmek, cinsî aşağılamak, plâstik torba veya gaz maskesiyle boğmak ve aynı zamanda yakınlarına da cinsel ve fizikî zarar vermekle korkutmak ya da vermek gibi yöntemler kullanılmaktadır. Son yıllarda ülkedeki hapishanelerde düzenli olarak kullanılan işkenceler neticesinde siyasî ve dinî görüşünden ötürü cezaevine konan mahpuslardan onlarcası hayatını kaybetmiş ve bu durum normal bir hâle dönüşmüştür. İnsanlar, bireysel ya da kitlesel olarak uydurma suçlar zorla kabul ve itiraf ettirilerek cezalandırılmaktadır. Yerel ve uluslar arası insan hakları örgütlerinin çalışmaları neticesinde Özbekistan cezaevlerinde bulunan mahkûmlardan yedi binden fazla kişinin siyasî görüş ya da düşünce mağduru olduğu tespit edilmiştir. Ülkede hüküm süren yoğun baskıdan ötürü diğer on binlerce mahkûmla ilgili maalesef böyle bir tarama faaliyeti yapılamamaktadır.

Ayrıca tüm bu tehlikeli ve kabul edilemez durumların yanı sıra, Özbekistan’da insan haklarının çok ağır vaziyette olduğuna dair başta BM, ve diğer uluslar arası insan hakları örgütlerinin raporlarında, ülke çapında uydurma suçları organize etme uygulamalarının yaygın olduğunun tespitini bile bile, üstelik AGİT başkanı olarak Kazakistan’ın, söz konusu mültecileri iade etme kararı alması çok manidar bulunmaktadır. Öyle anlaşılıyor ki, bu mağdur insanlar ekonomik ve siyasî çıkarlar için kurban seçilmişlerdir.

Özbekistan’a iadeleri hâlinde onların başına gelebilecek her türlü olaydan, başta Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayef ve diğer devlet yetkilileri sorumlu olacaktır. Çünkü bu mültecileri Özbekistan’da akıl almaz işkenceler ve gayri insanî muameleler beklemektedir.

Sizlerden, kardeş Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinden, Kazak mevkidaşlarınız nezdinde duruma müdahale ederek söz konusu soydaşlarımızın muhtemel cebir ve işkenceye maruz kalmalarını insanlık adına önlemeye davet ediyoruz.

İmza:

ISMAIL DADAJANOV

Demokratik Forum Baskani, Helsinborg, Isveciye

Tel.: +46 424993383  E-mail: uzbek55@mail.ru


Türk hükümetinin verdigi cevap

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: