Afganistan’da Rus-ABD Ortaklığı


Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai geçen hafta ABD ve Rusya’nın, Afganistan topraklarında uyuşturucu üretim merkezlerine yönelik gerçekleştirdikleri ortak operasyonu sert bir dille eleştirmiştir. Operasyon hakkında kendilerine bilgi verilmediğini ve herhangi bir izin de istenmediğini söyleyen Karzai, Rusya’nın bu hareketiyle Afganistan’ın bağımsızlığını ve uluslararası hukukça tanınan haklarını hiçe saydığını söylemiştir.

Olayla ilgili olarak dünya basınına yansıyan bilgilere göre, geçen hafta Afganistan’ın Pakistan sınırına yakın eyaletlerinden birisi olan Nangahar’ın güneyindeki bir ilçede bulunan 4 eroin laboratuarına yönelik ABD-Rus ortak operasyonu yapılmış ve sonucunda 1 tona yakın eroin maddesi imha edilmiştir. Operasyona 9 ABD helikopteri, 70 Amerikan askeri ve 4 Rus narkotik uzmanı katılmıştır. Bu ortak çalışmanın Rusların ısrarıyla gerçekleşmiş olma ihtimali yüksek olsa da, 20 yıldan sonra ilk defa Rusya’nın Afganistan’a resmen müdahil olması anlamını taşımaktadır.[1]

Rusya’nın uyuşturucu bağlamında Afganistan’da gerekli tedbirleri almadığı gerekçesiyle ABD’yi son 1 yıldan beri eleştirdiği şu ortamda, böyle bir ortak çalışmanın yapılmasını, farklı açılardan yorumlamamız mümkündür. Öncelikle ABD, Rusya’nın uzun süredir talep ettiği uyuşturucunun imhasına yönelik somut adımı en sonunda atmıştır. Bunun için Afganistan’daki askeri birliğine bağlı 9 helikopteri ve 70 askerini görevlendirmiştir.

Rusya, NATO’nun ya da ABD’nin Afganistan’daki askeri operasyonlarına mesafeli durmaya devam etse de, kendisini derinden etkileyen uyuşturucu problemine karşı Afganistan’a, sınırlı da olsa müdahale etmekten geri durmayacağını göstermiştir. Devletlerarası hukuk açısından bu davranışın mazur görülmesi mümkün olmasa da, Afganistan’ın gösterdiği tepkinin de ilgili ülkelerce çok fazla dikkate alınmadığı ortadadır. Afganistan’ın Rusya’dan beklediği resmi özür muhtemelen gelmeyecektir.

Probleme Rusya açısından bakacak olursak, Afganistan’da üretilen uyuşturucu maddenin yoğun olarak kullanıldığı ülkelerin başında Rusya gelmektedir. Rusya’nın resmi istatistiklerine göre her yıl 8 ila 10 bin arasında genç uyuşturucu kullanımdan dolayı yaşamını yitirmektedir. Ortalama 1.5 milyon uyuşturucu bağımlısının bulunduğu Rusya’da uyuşturucu kullanımıyla bağlantılı olarak genç nüfus arasında AIDS vakaları da hızla artmaktadır. Her yıl nüfusunun yüzde 0.4 oranında eksildiği Rusya’da, alkolizmden sonra uyuşturucu artık ulusal güvenlik tehdidi olarak kabul edilmektedir.

Afganistan açısından baktığımızda ise, 1979-1989 yılları arasında Sovyet işgaline maruz kalan Afganistan halkının, ülkelerinde olası bir Rus askeri varlığına ciddi tepki gösterecekleri çok açıktır. 120 bin kişilik askeri kuvvetle Afganistan’a giren kızıl ordu’nun çekilirken gerisinde bıraktığı ölüm, gözyaşı, acı ve kederlerin Afgan halkının hafızasında hala canlı olduğunu söylemeye gerek yoktur. Hatırlayacağınız gibi Kızıl Ordu, 10 yıl kadar kaldığı Afgan topraklarını, ABD’nin silah gücünü arkalarında hisseden mücahitlerin direnişi sayesinde terk etmek zorunda kalmıştı. Bu savaş Sovyetleri de olumsuz etkilemiş; zaten kötü olan ekonomilerinin daha da kötüye gitmesine ve sonunda Sovyet imparatorluğunun dağılmasına yardımcı olmuştu.

Topraklarında denetimsizliğin, kaosun ve yaygın fakirliğin yaşandığı Afgan halkı, geçimini sağlamak için çareyi haşhaş tarlalarını genişletmekte bulmuş ve böylece 1980’den itibaren ülkedeki afyon üretimi hızla artmıştır. Bu yasadışı üretim ve ticaretten asıl geliri Afganistan’ın savaş komutanları, yerel nüfuzlu kişileri, uluslararası suç şebekeleri ve dolaylı olarak uluslararası silah simsarları elde etmiştir. 2001 yılındaki ABD askeri müdahalesinin ardından ülkedeki yasadışı afyon ve eroin üretiminde patlama yaşanmış ve gelinen noktada Afganistan dünya yasadışı afyon üretiminin yüzde 90’ını karşılar duruma gelmiştir. Sovyet işgali döneminde kendi küçük ordularına hükmeden savaş komutanları da şuanda Afganistan’ın siyasal ve askeri yaşamında önemli roller oynamaktadır.

Afganistan’da uyuşturucu ile mücadelenin ABD’nin Afganistan stratejisinde öncelikli gündem maddesini teşkil etmediği bilinen bir gerçektir. Diğer taraftan, Taliban’ın Afganistan’ın özellikle güney bölgesindeki uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığından gelir elde etmesi de ABD açısından ciddi bir endişe kaynağıdır. Ancak ABD, haşhaş tarlalarının Afganistan köylülerinin elinden alınması halinde yüzlerini Taliban’a dönecekleri endişesini de taşımaktadır. Dolayısıyla, Rusya’nın öteden beri ısrarla üzerinde durduğu haşhaş tarlalarının havadan spreyle imha edilmesi yoluna başvurmaya yanaşmamakta, ancak ABD makamları ülkedeki uyuşturucu depolarına ve üretim tesislerine imha operasyonları yapabileceklerini göstermektedir. Bunu yaparken de Rusya’yla işbirliğine açık olduklarını bu ortak operasyonla muhataplarına ifade etmiş oldular.

Rusya Dışişleri Bakanı yapılan bu ortak çalışmayla ilgili olarak yaptığı açıklamada; böylesi bir işbirliğinden memnun olduklarını, buna benzer operasyonel işbirliğinin ileride de devam etmesini umduklarını belirtmiştir.

Afganistan konusunda Rusya’nın rolünün giderek ağırlık kazandığı gözlerden kaçmamaktadır. Rusya, Afgan Hükümetine ücretsiz silah sevkiyatı yapacağını, Afganistan’ın hava kuvvetlerini ve narkotik polisini eğiteceğini söylemektedir. Bu doğrultuda, geçen ay içinde Rusya, Afgan hava kuvvetlerinde kullanılmak üzere 21 Mi-17 nakliye helikopteri satmayı taahhüt etmiştir.

Önümüzdeki ay yapılacak olan NATO Zirvesine de katılacak olan Rusya Devlet Başkanı Medvedev’in önüne, Afganistan’da NATO-Rusya işbirliğinin geliştirilmesi konusunun gelmesi kuvvetle muhtemeldir. Ancak acı bir Afganistan tecrübesine sahip Rusya’nın Afganistan’daki silahlı mücadelenin bir parçası haline gelme fikrine kolay kolay onay vermeyeceği kesindir.

Ömer Ersoy, Araştırmacı

Reklamlar

Bir Yanıt

  1. Afganistanin shamar oglani oldugunu bilmiyor herhade bu Kazayisi.Amerika Afganistana girerken bu Kazayisindan izin mi almisti. Ki Rusyanin ilk girisi degil,yolu,sokagida biliyordur hala. Afgan halkinin kaderi durumuna geldi savaslarla dogup,savaslarla ölmek. Elimdeki kitaplara göre 6.-7. yy.lardan beri degisen bir sey yok.
    Olan zavalli halka oluyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: