Türkistan’da Ermeni Katliamları


Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bağımsızlık kazanan Türk Cumhuriyetlerinde hürriyet rüzgarlarının esmeye başladığını görmekteyiz. Çar ve Komünist Rusya’sı emperyalizmi devrinde yapılan katliam, baskı ve zulümler bir bir ortaya çıkarılmaktadır. Bilhassa Komünist Rusya yönetimi devrinde yapılan toplu katliamları ve sürgünleri üstüne ayrıntılı çalışmalar yapılmaktadır.

Sovyet Birliği devrinde rejim tarafından yaratılan uydurma tarihin, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Türkistan’daki Türk Cumhuriyetleri tarafından tamamen yalan ürünü olduğu ortaya çıkarılmıştır. Türkistan’da tarih, gerçeğe uygun yeniden yazılmaktadır. Sovyetler Birliği devrinde konuşulmasının bile yasak olduğu, “Türkistan’daki Milli Mücadele” hakkında gerçeğe uygun geniş araştırmalar yapılmaktadır. Böylece yıllardan beri sürdüğümüz mücadelenin ne kadar doğru bir kez daha görerek gururlanmaktayız. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nde bu sahada araştırma yaparak hakikatleri gün yüzüne çıkarmayı milli bir vazife olarak gören tarihçilerimizi bir kere daha kutlarım.

Bilhassa Özbekistan’da 2000 yılından sonra yayınlanan tarihi, edebi ve siyasi eserlerde Komünist Rus rejiminin ne kadar gaddar olduğu ortaya çıkarılır. Aynı zamanda Sovyet yönetimiyle işbirliği yapanlar ve yandaşları hakkında ayrıntılı çalışmalar yapılır.

Buna bir örnek verirsek, Ermeni Taşnakları’nın Türkistan’da Bolşeviklerle işbirliği yaptıkları ve sivil mahalli halkı katlettikleri hususunda Sovyetler Birliği devrinde hiçbir bilgi verilmemekteydi. Ermeni silahlı Taşnak çetelerinin Türkistan’da yaptıkları katliamlar hakkında bilgi verelim:

Bu bilgileri Özbekistan bağımsızlığa kavuştuktan sonra yayınlanan eserlerden faydalanarak ortaya koymaktayız.

Osmanlı’nın son dönemlerinde yani 1915 yılındaki olaylardan sonra Ruslar tarafında Türkistan(Özbekistan)’a yerleştirilen Ermeniler her sahada Rusların yardakçılığını yapmışlardır. Bilhassa 1917 yılındaki Ekim Devriminden Sonra Bolşeviklerle sıkı bir işbirliği yaptıklarını ve Türkistan halkına karşı katliamlara giriştiklerini tarih unutmuş değildir. Ne yazık ki, Sovyet rejimi eserlerde bilhassa tarih kitaplarında bu konulara hiç değinilmedi. Türk Cumhuriyetleri bağımsızlığa kavuştuktan bir müddet sonra bu konulara değinildiğini görüyoruz.

İşte bu olaylardan biri Türkistan’daki Ermeni katliamlarıdır.

Rusya’daki 1917 Ekim Devrimi’nden sonra işgal altındaki halklara bağımsızlık verileceği Lenin tarafından beyan edildi. Komünist parti yöneticilerinin bu vaatlerine inanan Türkistanlı aydınlar ve siyasiler 12 Aralık 1917 yılında “Türkistan Milli Muhtar Hükümeti”nin kurulduğunu Kokand şehrinde ilan ettiler. Türkistan halkı Kokand şehrinde kurulan bu hükümeti sevinçle karşıladı ve hükümete başarılarak dileyerek tebrik ve sevinç telgrafları gönderdi. Ülke genelinde sevinç ve mutluluk rüzgarları esmeye başladı. Türkistan halkı ülkenin her yerinde mitingler düzenleyerek yeni hükümeti kutladı. Bu durumdan derdin endişeye kapılan Bolşevikler, “Türkistan Milli Muhtar Hükümeti”ni kendileri ve komünist rejim için büyük tehlike olarak görmeye başladı. Bolşevikler Türkistan’daki işçi, asker ve Hıristiyan vekillerinin 4. olağanüstü kurultayını 19-20 Ocak 1918 tarihinde Taşkent’te toplantıya çağırdılar. Bu kurultayda gündemdeki en önemli konu Kokand şehrinde ilan edilen Muhtariyet idi. Kurultaya katılan delegeler uzun süren toplantılar sonunda “Türkistan Milli Muhtar Hükümeti” ve onun kurucu üyelerini kanun kabul ve ilan ederler. Hükümet heyetindeki bakanların tutuklanması için karar çıkarırlar. Böylece Türkistan’daki Bolşevikler, Moskova’dan aldıkları emirle ve 30 Ocak 1918 tarihinde çıkardıkları kararla Milli Hükümeti ortadan kaldırmak için askeri hazırlıklara başlarlar.

Bu konuda Özbekistan’da 2000 yılında yayınlanan “Özbekistan’ın Yeni Tarihi” adlı eserde:

“1918 yılının 19 Şubat’ına geçiş gecesinde Taşkent’teki Bolşevik komiseri e. Perfilyev komutasında toplanan ağır silahlarla donatılan askerler, Kokand’a gelerek şehri kuşatır. 19 şubat günü Türkistan Milli Muhtar Hükümeti’nin komutanı Ergaş’a isteklerini bildirir. Ergaş, Bolşevik kumandanı Perfilyev’in bu isteklerini reddeder,” diye belitilerek birldirilir.

Bu konuda aşağıdakiler yazılır:

“İsteklerinin kabul edilmediğini gören Perfilyev, Kokand şehrini 12 topla bombalamaya başlar.(1) Gündüz başlayan bombalama akşama kadar aralıksız devam eder. Şehir harabeye çevrilir. Bolşeviklerin acımasızlığına rağmen Türkistanlılar teslim olmayı asla kabul etmezler. Şehri kahramanca müdafaa ederler. Ergaş Korbaşı şehri, Kızıl Ordu askerlerine ve onların destekçisi Avusturya-Macaristan Savaş esirleri ve gönüllü Ermeni Taşnaklara karşı üç gün boyunca kahramanca savunur. “Türkistan Milli Muhtar Hükümeti”nin elinde yeterli sayıda cephanesi yoktu. Onların elindeki silahlar, sopa, balta, kazma, kürek, bıçak ve imanlarından ibaretti. Ve sonuna kadar mücadele gösterdiler.

Fakat şehrin ikmal yolları Bolşevikler tarafından kesildiği için başka vilayetlerden gelen yardımlar Muhtariyetçilerin elinde ulaşamaz. Silah yönünden güçlü olan Bolşevikler ve Taşnaklar’ın acımasız şekilde hücumu ile şehirde dehşetli anlar yaşanmaya başlanır. Şehir düştükten sonra orantısız güç kullanılarak sivil halktan binlerce çocuk, kadın-kız ve yaşlılar acımasız şekilde katledilir. Bilhassa Ermeni taşnak gönüllüleri tarafından binlerce sivil halk yok edildi.(2) Türkistan halkının isteğiyle kurulan Milli Muhtar Hükümet demokrasi esasına göre kurulmasına rağmen Bolşeviklerin tarafında acımasız şekilde ortadan kaldırıldı.”(3) “Bolşevikler ve onun yandaşı -işbirlikçisi- Ermeni Taşnakları yalnız Kokand şehrinde değil civar köylere de hücum ederek silahsız sivil ahaliyi acımasız şekilde katlettiler. Buna örnek verirsek; 28 Şubat 1918 günü Kokand yakınındaki Baçkır köyüne aniden hücum ederek savunmasız köy halkını tümden katlettiklerini, gösterebiliriz.“(5)

Taşkent’te yayınlanan “Özbekistan’ın Yeni Tarihi” adlı eserde, Kızılordu askerlerinin ve Ermeni Taşnaklarının, Türkistan halkına orantısız güç kullandığı ve silahsız binlerce sivil ahaliyi katlettiği belirtilerek “Fergana’daki Bazarkorgan, Kokand kışlak ve Sözek köylerindek daha önce görülmedik her türlü vahşilikler yaparak, sivil halkı tümden katlettiler ve onların zenginliklerini yağmaladılar” diye kaydedilir.

Özbekistan’da 2002 yılında yayımlanan “Özbekistan Milli Ansiklopedisi” 3. cildinin 216. sayfasında, Ermeni milliyetçileri tarafından kurulan terör örgütü “Taşnak Partisi” hakkında verilen bilgide şunlar yazılır: “Taşnak Sütyun” (Ermenice ittifak) Ermeni Milliyetçiler Partisi 1890 yılında Tiflis’te kuruldu. Türkistan’da mahalli ahaliye karşı katliamlar yaptı (1918–1919). Üyeleri kendilerini “ Taşnaklar” diye kabul ederler. “Taşnak” tüzüğünde terör ve silah yolu ile Büyük Ermenistan Devleti’ni kurma göz önünde tutulur. XX. Yüzyıl başlarında Kafkasya’da Ermeniler ile Türk halkları arasında provokasyon yapılarak milli çatışmaları alevlendirmeyi gaye edindi. Türk – Ermeni çatışmalarının (1915)çıkmasına sebep oldu. Bu olaydan sonra Taşnaklar’ın bir kısmı Türkistan’a gelerek yerleşti. 1917 yılındaki büyük siyasi değişiklikten faydalanarak Taşnaklar Ermenistan’da hâkimiyeti ele geçirdi. (Mayıs 1918- Kasım 1920). Kars vilayeti ve Erivan Valiliğindeki Müslümanlara karşı toplu katliamlar yaptı (Eylül–1920)”.(6)

Aynı eserde Taşnaklar’ın Bolşeviklerle işbirliğine girişerek Türkistan’da yaptıkları katliamlar açıkca anlatılarak şunlar denir: “Bolşevikler, Türkistan’da zorla Sovyet rejimini kurduktan sonra, Taşnak Partisi’nin silahlı gönüllülerinden Türkistan’da Sovyet rejimi karşıtı mücadeleleri bastırmak için faydalandılar. Taşnaklar 1918 yılı Şubat ayında kızıl ordu askerleriyle birlikte Kokand şehrinde toplu katliamlar yaptılar. Bilhassa 1918–1919 yıllarında Fergane Vadisi’nde İstiklalcilere (Milli Güçlere) karşı yapılan mücadelede sivil ahaliden 35.000 kişiyi hunharca katlettiler. Onların mal mülkünü yağmaladılar.(7)

Özbekistan’da yayınlanan eserlerde ve arşiv belgelerinde, Özbeklerle Ermeniler arasında herhangi bir tarihi anlaşmazlıkların olmadığı görüldüğü halde; Ermeniler Bolşeviklerle işbirliği yaparak Özbek halkını neden kırdığını anlamak mümkün değildir. Hâlbuki Özbek halkı 1915 olaylarından sonra ülkesine sığınan bu halka bağrını açmış ve her yönden yardımda bulunmuş. Ancak onlar kinlerini kusmak için nerede bir Türk varsa düşman olarak görmüşlerdir. Hatta kendilerine bağrını açan ve koruyana da ihanette gecikmemişler. Bunu Özbek halkına karşı yaptıkları katliamlarda görmekteyiz. Ermenilerin vahşet ve ihaneti sadece Türkiye ve Azerbaycan’da değil bir Türk yurdu olan Özbekistan’da da yapılmıştır.

Tarih, Özbek halkına karşı Ermenilerin yaptığı katliamları, bir gün elbette sorgulayacaktır.

Konu ile İlgili Fotoğraflar:

Kızıl Ordu ve Ermenilerin oluşturduğu silahlı Taşnak gurupları şubat-1918’de Kokand şehrini işgal ettiler. Bu işgalde sivil ahali acımasız şekilde katledildi. Düşmanlar tarafından katledilenlerin cesetlerinin toplanmasına bile izin verilmediğini gösteren tarihi belge.

Kaynak: Özbekistan Tarihi-1917-1993 Taşkent-1996-Sayfa:384


Türkistan Muhtariyeti’nin ilan edildiği Kokand Şehri’nin şubat 1918’de Kızıl Ordu ve Ermeni Taşnakları tarafından işgal edildiğini ve nasıl harabeye çevrildiğini gösteren tarihi belge

Kaynak: Özbekistan’ın Yeni Tarihi/Özbekistan Sovyet :Müstemlekeciliği Devrinde Şark Neşriyatı-Taşkent- Yıl:200-Sayfa:67
Bolşevik ve Ermeni Taşnak silahlı kuvvetleri tarafından Şubat-1918’de Kokand Şehri’nin işgal edildiğini ve nasıl harabeye çevrildiğini gösteren tarihi belge.
Kaynak: Saidakbar Azamhocayev “Türkistan Muhtariyeti” Taşkent-yıl:200-Sayfa:150

Çağatay KOÇAR

Kaynak:
(1)Özbekistanning Yangi Tarihi (2. Kitap)
Özbekistan Sovyet Müstemlekeciliği Devrinde Taşkent – 2000, s-67
(2)a.g.e , s-67
(3)a.g.e , s-68
(4)a.g.e , s-85
(5)a.g.e , s-92
(6)Özbekistan Milli Ansiklopedi Taşkent – 2002 , cilt – 3 , s- 216
(7)a.g.e , s-216

Bookmark and Share

Reklamlar

Bir Yanıt

  1. Yukarıdaki yazıyı üzülerek okudum, bu yazıyı herkes okumalıdır. Bütün Türkler düşmanlarına karşı daima uyanık ve tedbirli olmalıdır, dünya durdukça bu tür çatışmalar bitmeyecektir. Türk Tarihi bu tür katliamlarla doludur, özellikle aydınlar her halukarda vatandaşlarımızı uyandırmalıdırlar. Ancak uyanık bir topluluk düşmalarına karşı kendisini savunabilir, bunun yoluda okumaktan ve bilgi sahibi olmaktan geçer.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: