Afganistan’ın iki başlı yılanı


Afganistan'ın iki başlı yılanıAfganistan’da ortaya çıkarılan yeraltı rezervleri ülkenin geleceği için en büyük umut kaynağı oldu. Ancak savaş ve yoksulluktan kurtulmak isteyen halkın beklentileri önünde artık eskisinden daha fazla engel bulunuyor.

Afganistan’da geçtiğimiz hafta içinde değeri neredeyse 1 trilyon doları bulan yeraltı madenlerinin keşfedildiği açıklandı. NATO güçleri, açıklama ardından bu madenlerden yararlanabilmek için gereken maden sanayisinin nasıl oluşturulacağı sorusuna odaklandı. Ancak bakır, kobalt, demir, altın ve lityum rezervleri üzerine kurulu hayalleri hayata geçirmek hiç de kolay değil.

Wall Street Journal’ın (WSJ) verdiği rakamlara göre Afganistan ekonomisinin yüzde 40’ı dış yardımlara, diğer yüzde 40’ı ise kayıtlara geçirilmeyen haşhaş ticaretinden sağlanıyor. Bu yüzden yeni keşfedilen madenler ülke ekonomisi için can damarı niteliğinde ekonomik bir alternatif oluşturuyor. Yine de, madenlerin yasal olarak işlenebilmesi için ilk olarak merkezi hükümetin isyancı direnişi kırarak ülke genelinde otoritesini elde etmesi gerekiyor.

MADEN SANAYİSİ ÖNÜNDEKİ ENGELLER

Afganistan’daki ekonomik gelişmeyi sadece keşfedilen madenlerin işleneceği bir sanayi üzerine kurmak neredeyse imkânsız. Bunun nedenlerinden ilki, ekonomileri tek bir alana bağımlı ülkelerin demokratik ve ekonomik olarak gelişimlerinin sınırlı kalması. Bu kapsamdaAfganistan’ın petrol değil ama lityum zengini bir Suudi Arabistan’a benzemesi ülkenin yönetimi ve toplumu için güven vermeyecek.

İkincisi, Afganistan’ın ekonomik potansiyeli yeraltı kaynaklarının çok ötesine geçiyor. Afganistan tarımdan inşaata, hafif sanayiden telekomünikasyona kadar etkin olabilecek birçok sektörünü geliştirebilir. Afganistan’da son yıllarda hızla artan cep telefonu abonelikleri, telekomünikasyon ağının gelişimine işaret ettiği gibi, gelecekteki iş alanları için bir iletişim platformu oluşturmaya başladı.

Son olarak, Afganistan’ın gerçek zenginliği yeraltında değil, ancak yer üstünde bulunuyor. Çünkü keşfedilen madenlerin üzerinde kurulacak sanayiler gibi, diğer alanlarda da gelişimi sağlayacak olan Afgan girişimcilerin kendisi olacak. Ancak uluslararası sivil ve askeri hareketlerde görüldüğü gibi, Afganistan’ın yeraltı kaynaklarına dayalı ekonomik gelişimini yönlendirmek gerekiyor. Bu da, gelişime yabancı “uzmanlar” tarafından kılavuzluk yapılmasını gerektiriyor.

ÇATIŞMALAR ARTABİLİR

Christian Science Monitor (CSM), ABD’li ve Afganistanlı yetkililerin ortaya çıkardığı madenlerin ümit vermekten çok şüphe oluşturduğunu ve bazıların ülkede dokuz yıldan beri süren savaşı devam ettirmek için böyle bir iddia attığı görüşüne yer verdi. Bunun nedeni ise, bel bağlanan ekonomik gelişmenin uzun dönemde kalkınmadan çok zorluklara yol açacak olması.

Afganistan’ın zengin demir, bakır ve altın rezervleri olduğu 1960’lardan beri biliniyor. 1970’lerde Sovyetler tarafından keşfedilen Aynak bakır madeni ise savaş ve yetersiz altyapı nedeniyle işletilmeye elverişsiz bir halde bekledikten sonra bugün bir Çin şirketi tarafından işletiliyor. Afganistan’ın madenlerinden geliri elde edebilecek noktaya gelmesi için ise yıllar gerekiyor.

Öyle ki, Aynak’tan vergiler ile yılda 1 milyar dolar elde etmeyi planlayan hükümet, bunun gerçekleşebilmesi için üretime geçecek madene gidecek yolların ve enerji sağlayacak santrallerin inşa edilmesini beklemek zorunda.

Bu Afganistan’ın içinden çıkması gereken durumun zorluğuna işaret ediyor. Altyapı eksikliğinden doğan gecikmeler, Taliban’ın saldırıları ile iyice uzuyor ve ulaşılması zaten zor olan madenlerin fiyatının yükselmesine neden oluyor. Bu yüzden yatırımcılar projelerinden vazgeçiyor.

ÖDÜL AVCILARININ SAVAŞI

ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID), ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) ve Afganistan hükümeti, 2007 yılında ülkenin maden rezervleri hakkında bir taslak rapor hazırlamış ancak kullanılmayan tabii kaynakların işlenmediği rapor Aralık ayına kadar yayımlanmamıştı. Geçtiğimiz hafta başında ise New York Times, yapılan araştırmaların bulgularını yayımladı.

BBC’nin Asya muhabiri Jill McGivering, keşfedilen minerallere yönelik açıklamanın zamanlama açısında şüphe uyandırdığını belirtti. McGivering, Afganistan toplumu ve hükümeti için umutların kesildiği bir dönemde ülkenin altın madeni gibi gösterilmesinin ülkeyi uğruna savaşılması gereken bir ödül gibi sunmak olduğunu belirtti.

Değeri açıklanan yeraltı rezervlerinin daha fazla çatışmaya neden olabileceğini öne süre bir diğer gazete İngiliz Guardian. Gazeteye göre, yapılan açıklama sadece çatışmaları desteklemekle kalmayabilir, aynı zamanda bugün ülkelerinin zenginliği sayesinde refah içinde yaşama şansı olan ancak bu hayalin yakınından bile geçemeyen Afganistan halkını öfkelendirebilir.

Nebraska Üniversitesi Afganistan Araştırmaları Programı direktörü Thomas Gouttierre ise iyimser bir yaklaşım sergiliyor.  Gouttierre, yapılan açıklamanın ülkeyi baştan inşa etmeye çalışan Afgan halkına yeni kaynaklar sunduğunu ve ülkedeki iş gücünü artıracağını belirtti.

Afganistan’ın keşfedilen madenleri ülkenin geleceği adına iki tarafı keskin bir bıçağa benziyor. Uzun dönemde Afganistan’ın tamamen ümidini yitirildiği bir kaos ortamı mı, yoksa demokrasi ve refaha ulaşan bir medeniyet mi olacağını kestirmek çok zor.

Müfit Gökmen

Bookmark and Share

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: