Kırgızistan’daki Olaylarla ilgili Basın Açıklaması


Kırgızistan Konusunda Ankara aktif Siyaset izlemelidir…

Kırgızistan’da devam eden iktidar ve muhalefet çatışmasının, ülkeyi adeta iç savaşın eşiğine getirmiş olması Türkiye’de yaşayan biz Türkistanlıları son derece üzmüştür.

Bugün Orta Asya olarak adlandırılan Türkistan topraklarının sömürgeci zihniyetler tarafından 70-80 yıl önce işgal edilmesi üzerine, işgal, zulüm ve baskıyı anlatmak üzere Türkiye’ye sığınan bizler, yıllar önce göç ederek terk etmek mecburiyetinde kaldığımız bu kutsal coğrafyada yaşayan, aynı milliyete, aynı inanca mensup kardeş halkların anlamsız ve nedensiz bahanelerle birbirlerine saldırmaları ve bu saldırıların şiddete dönüşerek kardeş kanı dökülecek şekilde sonuçlanması bizleri endişeye sevk etmiştir.

Türkiye’de yaşayan Özbek, Uygur, Kazak, Kırgız, Türkmen gibi boylara mensup Türkistanlılar olarak bizler Kırgızistan’da yaşanan olayları etnik bir çatışmadan ziyade, küresel güçlerin provakatörlüğünde, iktidar kavgasındaki hükümet gruplarının bölgede kaos yaratmak amacıyla düzenledikleri plansız eylemler olarak değerlendiriyoruz. Bu üzücü olayların, ecdatlarımızdan miras kalan Türkistan topraklarının ortak sahibi olan kardeş halklar arasında onarılması güç derin yaralar açma ihtimalinden derin endişe duyuyoruz.

Fergana vadisinde bir millet – iki devlet halkları şeklinde iç içe yaşanan bu eyaletlerdeki ağır demografik ve sosyo-ekonomik durum; su ve toprak yetersizliği, giderek artan işsizlik, yerel sorunların hükümetlerce zamanında ve uygun şekilde çözülememesi, yanlış tarım politikaları sonucu tarıma dayalı bölgelerde oluşan büyük ekonomik ve sosyal dengesizlikler sebebiyle bugünkü istikrarsız görünümüne bürünmüştür.

Bu istikrarsız durumun körükleyicisi de, Sovyetler Birliği döneminde bölgenin daha kolay kontrolünü amaçlayan ve siyasi ve kültürel faktörler göz önünde bulundurulmadan çizilen sınırlar ve bu sınırların sebep olduğu sınır anlaşmazlıkları, su sorunları ve terörizm gibi uzun yıllar boyunca halledilemeyen problemlerdir. Bu problemler ülkenin iç istikrarını olumsuz etkilerken, aynı milletten olan kardeş ülkelerle olan ilişkilerinin gerginleşmesine yol açmaktadır.

Stratejistlerin de ifadesiyle; Orta Asya, Asya’nın kalbidir, bir çok Asya ülkesinin jeopolitik çıkarı ile bağlantılıdır. Bölgenin jeo-stratejik ve enerji zenginlikleri bir çok güçlerin çıkar mücadelesine sahne olmaktadır.

Dış güçlerin; akılcı yönetim ve kararlı çözüm politikalarıyla rahatlıkla ortadan kaldırılabilecek sorunların gölgesindeki istikrarsız ortamı ve son dönemde artış gösteren Kırgız milliyetçiliğini provokatif amaçlı kullanarak, Özbek ve Kırgız halklarının, Kırgızistan’daki mevcut iktidar-muhalefet çekişmesi ortasında kalarak, karşı karşıya getirilmesine çalıştıklarını düşünüyoruz.

Bu yüzden asıl sorun; bizce etnik sorunlar değil, ülkede gereken adımların atılmayarak sosyo-ekonomik dengesizliklerin giderek çoğalması ve ülkedeki istikrarın bir türlü sağlanamayarak herhangi bir provakasyona karşı savunmasız bırakılmasıdır.

Kırgızistan ve Özbekistan’ın, ülkelerinin içinde de benzer sorunlar yaşamaları not edilmelidir. Sorunların ortak olması, sorunların çözümünde işbirliğini gerektirir. İki ülkenin ilişkilerinin iyi yönde gelişmesi ve yönetimlerin patlak veren sorunlar karşısında devamlı misillemeler yerine sakin, yapıcı çözümler üretmeleri durumunda, bölgede var olan bir çok sorunun da teker teker halledilebileceğini öngörüyoruz.

Son 20 yılın en şiddetli halk olayları arasında nitelenen olaylar yoğunluğu azalmasına rağmen halen devam etmektedir. Bölgede patlak veren kaosun sebebi tüm yönleriyle tam olarak bilinmemesine rağmen, aynı millete mensup Kırgız-Özbek halkları arasında bir etnik çatışma olmadığı ancak, ciddi boyutlardaki sosyo-ekonomik dengesizliklerin yol açtığı siyasal istikrarsızlık durumunun belli güçler tarafından provake edilmesi olduğuna Türkiye’de yaşayan Türkistanlılar olarak hemfikiriz.

Bu sorunlara köklü çözümler sağlamak ve paslanan tarihsel ve kültürel bağları yeniden canlandırmak adına Türkiye, bölgedeki siyasal ve ekonomik istikrarsızlığın çözümüne fiilen iştirak etmelidir.

Türkiye; Kısa vadede bölgedeki çatışmaların şiddetinden doğan insani yardım ihtiyacını karşılayarak, Özbekistan ve Kırgızistan ile olan ilişkilerini canlandırmak için kaçırılmaması gereken bir fırsat yakalayabilir.

Uzun vadede ise, Türkiye’nin son yıllarda giderek artan diplomasi gücünü ve arabulucu özelliği kullanılarak, iki ülke arasındaki su sorunları ve sınır anlaşmazlıklarına çözüm bulunabilir, iki ülke aynı masaya oturabilir. Böylece bölgede siyasal istikrar sağlanabilir ve ekonomik işbirlikleri ile kardeş ülkelerin kalkınmaları hızlanabilir.

Biz, Türkiye’de yan yana, kardeşçe yaşayan Türkistanlılar; Özbek, Kazak, Kırgız, Türkmen, Uygur Türkleri olarak, Oş ve Celalabad vilayetlerinde yaşanan olaylardan dolayı üzüntülerimizi bildirir, olayların yatışmasını ve Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin bölgedeki sorunların çözümüne bir an önce fiilen iştirakını talep ederiz.

Ekber YASSA
Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yrd. Derneği Başkanı
Dr.Fethi Ahmet YÜKSEL
Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu Başkanı
Abdurrahim ÇAĞLAYAN
Kırgız Kültür ve Yardım Derneği Başkanı
İsmail CENGİZ
Doğu Türkistan Milli Merkezi
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: