89’uncu Yılında Türkiye–Afganistan Dostluğu


Afganistan ve Türkiye halkları tarihten günümüze ortak inanç, tarih, dil ve kültür havzasında tarihi ipek yolu güzergâhında yaşamış olmanın ve ortak paydalar etrafında buluşmanın getirdiği yakınlıkla iki kardeş millet olarak tarih boyunca tarihin kırılma noktalarında dayanışma içerisinde olmuşlardır.

Türk Milli Mücadelesine Afganistan ve Hindistan gibi Güney Asya halklarının gerek insan gücü gerekse finansman desteği sağlamış olmaları, sözkonusu halkların yakınlaşmasında ve devletlerarası ilişkilerin gelişmesinde çok önemli rolü olmuştur. Örneğin, Kurtuluş Savaşı’nda Afganistan, siyasi ve ekonomik yardımlar yapmıştır Türkiye’ye. Bu savaşta çok sayıda Afganistan gencinin Türk askerleriyle birlikte savaşarak şehit düştüğü bilinmektedir. Çanakkale şehitliğinde bulunan “Mehmet Afganistan” şehitlik anıtı çok anlamlı olup iki milletin kardeşliğini ön plana çıkarmaktadır.

1 Mart 1921’de Moskova’da imzalanan Türkiye-Afganistan Dostluk Anlaşması’yla Afganistan, Ankara Hükümeti’ni ilk tanıyan ülke olmuştur. Türkiye ve Afganistan, o yıllarda İngiliz emperyalizmiyle mücadele etmektedirler. Bu antlaşmayla emperyalizme karşı işbirliği yaparak, tarafların her biri bir emperyalist ülke tarafından saldırıya uğraması halinde diğer tarafı bütün gücüyle destekleyecekleri sözünü vermiştir. Bu antlaşmaya göre Türkiye Afganistan’ın bağımsızlığını tanımış ve kültürel yardım çerçevesinde Afganistan’a öğretmen ve subaylar göndermiştir.

İçinde bulunduğumuz bu günler Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı mücadelesini verdiği yıllarda Afganistan ile imzalanan ilk dostluk anlaşmasının 89. Yıldönümü. Afganistan Dışişleri Bakanlığı’nda bu yıldönümü şerefine bir kutlama yapıldı. Birçok Afgan ve Türk yetkilinin katıldığı resepsiyon iki ülkenin milli marşlarının okunmasıyla başladı. Resepsiyonda Afganistan Dışişleri Bakanı Dr. Zalmay Rasul ve Türkiye’nin Kabil Büyükelçisi Basat Öztürk, iki ülke arasındaki dostluğun gelişimi hakkında davetlileri bilgilendirdi. Afganistan Dışişleri Bakanı Dr. Zalmay Rasul, İHA’ya yaptığı açıklamada, iki ülke arasında 1921’de imzalanan antlaşmanın önemine değindi. Dışişleri Bakanı Rasul, “Eğer iki ülke arasındaki dostluk tarihine bakacak olursak 89 yıldan daha eskiye dayanıyor. İki ülkenin dostluğunun bir anlaşmayla perçinlenmesi ancak 89 yıldır. O zamandan beri dostluğumuz devam ediyor. Afgan halkı, Türk halkını öz kardeşinden daha yakın biliyor. Çok az ülkeye böyle yakın ve kardeşlik hisleri ile yaklaşıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin her konuda gelişim göstermesinden dolayı ben çok mutluyum. Biz Türkiye’nin bu yükseliş ve ilerleyişini kendi yararımıza kullanabiliriz. Sivil konular olsun, askeri konular olsun, kültürel kalkınma konusunda olsun onların tecrübelerinden yararlanabiliriz. Bu dostluğun güçlenerek devam edeceğine inanıyorum” diye konuştu.

Türkiye’nin Afganistan Büyükelçisi Basat Öztürk ise, “1 Mart 1921 yılında imzalanan bu anlaşma ile Türkiye ve Afganistan birbirlerinin bağımsızlıklarını karşılıklı olarak tanıdılar ve daimi dostluklarını bir belgede tescil etmiş oldular. 1 Mart 1921 tarihi, Türkiye’nin kendi kurtuluş mücadelesini verdiği bir dönemdir. Yani cumhuriyetin dahi ilanından önce bu ilişki kurulmuştur. Bunun için iki ülke arasındaki ilişki ve dostluk çok sağlamdır. İki ülke de birbirlerinin zor zamanlarında yardımcı olmuşlardır. Dolaysıyla bugün bu anlaşmanın 89. yılı münasebeti ile böyle bir tören düzenlemeyi uygun gördük. Bu daha önce düzenlenmiş bir etkinlik değil, fakat tahmin ediyorum gelecek yıl bunu daha da güzel bir şekilde organize edebiliriz. Çünkü gelecek yıl yani 90. yılı için böyle bir etkinliği daha ayrıntılı, daha kapsamlı kutlamak yerinde olur” dedi.

Afganistan Uzlaşma Komisyonu Başkanı Sıbgatullah Müceddidi de, açıklamasında, “İki ülke arasındaki dostluk için 89 yıl diyorlar ancak bu dostluk çok eski bir dostluktur. İki ülke dostluğu bir asırdan az değil ama imzalan anlaşma 89 yıllık. İki ülke arasındaki ilişkilerin her zaman çok iyi bir seyri olmuştur. Türk kardeşlerimiz halen eski dostluk ve kardeşliklerini unutmamıştır. Eskiden de Afganistan’da iki önemli konuda Türkler öncülük ediyordu. Biri askeriye ikincisi de tıp. Afganistan’da Türkiye’nin önde gelen doktorları görev yapıyor. Bizim de birçok subay ve generallerimizi Türk subayları yetiştirdi. Onlar eğittiği sürece Afganistan’da komünizm diye bir şey yoktu. Türklerin gitmesi ile Afganistan’ın vaziyeti de kötüleşti. Benim Türkiye’ye karşı ayrı bir alakam ve ilgim var. Şimdi de iki ayımı Türkiye’de geçirdim. Türk halkına saygı ve sevgilerimi yollayarak dostluğumuzun sonsuza kadar sürmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu. Türkiye’de eğitimini tamamlayan Afgan Milletvekili Alim Sayi ise, “Bugün bizim için bir bayram. İki milletin, iki devletin bir kez daha bayramı. Afganistan’da ve Türkiye’de daha coşkulu daha büyük bir şekilde gerçekten bu iki milletin dostluğunu yansıtabilecek kutlamalarla bu günleri kutlayalım. Tüm Türk halkına sevgilerimi gönderiyorum” dedi.(1)

Bilindiği gibi, Afganistan’da ISAF bünyesinde 100’lerce Türk askeri, 10’larca polis ve 10’larca öğretmen Afgan-Türk okullarında günülü olarak hizmet vermektedir. Ayrıca Afganistan’dan yüzlerce genç Türkiye’nin en kaliteli üniversitelerinin en iyi bölümlerinde burslu olarak eğitim almakta ve 93’lerde başlayan bu sürecin sonucunda 100’lerce Afganistan genci mezun olup, Türkiye’de edindiği bilgi ve tecrübeleri ile Afganistan’a dönerek ülkelerine hizmet vermektedir.

Afganistan – Türkiye Dostluk Anlaşması’nın 89.yılını fırsat bilerek bir değerlendirme yapmanın isabetli olacağını düşünüyorum. Tarihte yapılan yardımlar her ne kadar verimli olsa da, Türkiye bu aşamadan sonra NATO’nun Afganistan’a yaptığı maddi yardımların yönlendirilmesinde daha fazla inisiyatif yüklenmeli ve ülkenin yeniden inşasında karar alma mekanizmalarında yer almalıdır. Bunun yanında, Mezar-ı Şerif ve Kabil gibi büyük kentlerde eğitim merkezleri ve hastanelerin kurulmasında ve idaresinde öncü roller üstlenerek, Afganistan halkının istihdamı için gerekli adımların atılmasını sağlamalıdır. En son ve en önemlisiyse, bir İslam Barış Gücü’nün kurulması konusunda daha fazla görev almalı, bu kuvvetin kurulması konusunda ısrarcı olarak, sözkonusu kuvvetin ISAF’ın görev alanlarını devralmasını sağlamalıdır.

Khalilullah Rasuli / SDE Afganistan Uzmanı

———————

1 http://www.haberflash.com/haber13722.html.02.03.2010.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: