Son Gelişmeler Işığında Afganistan


Son Gelişmeler Işığında Afganistan: Asya’nın Kalbinde Sular Durulur mu?

Başkanlık seçimi ile başkanlık yemini arasında geçen zaman üç ayı bulan Afganistan’da sular bir türlü durulmuyor. 20 Ağustos seçimlerinin üzerinden 5 ay geçmiş olmasına rağmen Başkan Hamid Karzai 24 kişiden oluşacak yeni kabinesini henüz belirleyebilmiş değil. 28 Ocak’ta gerçekleşecek olan Afganistan: Londra Konferansında Batılı güçlerin karşısına parlamentodan onay almış bir kabine ile çıkmayı ümit eden Karzai hayal kırıklığıyla karşılaşmışdurumda. Başkan Karzai Londra Konferansı öncesinde Türkiye’de gerçekleşecek olan IV. Türkiye-Afganistan-Pakistan Üçlü Zirvesi’ne bir çuval sorunla gelecek. ABD Başkanı Barack Obama’nın 1 Aralık’ta West Point’te yaptığı açıklamada Afganistan’a 30,000 yeni asker gönderme kararı ile Taliban’a karşı savaş konusunda bir nebze de olsa ümitlenen Karzai hükümeti, 18 Ocak sabahında  aralarında  intihar bombacılarının da bulunduğu 20 silahlı Taliban militanının başkent Kabil’in birçok farklı noktasında gerçekleştirdiği saldırılarla bir şoka daha uğradı. Peki Afganistan’ı önümüzdeki günlerde neler bekliyor?

Yeni Kabine

Başkanlık yemininin ardından koltuğa tekrar oturan Hamid Karzai kısa zamanda yeni kabinenin oluşturulması için çalışmalara başlamıştı. Hazırlanan 24 kişilik ilk liste 3 Ocak tarihinde parlamentoya sunulurken Karzai büyük bir hayal kırıklığına uğramıştı. Parlamento üyeleri ilk listeden sadece 7 isme onay verirken 17 ismi geri çevirmişti. Sunulan ilk kabineye gelen eleştirilerin başında ise aday olarak gösterilen isimlerin askeri kanatta görev alan komutanlara yakınlığı geliyordu. Karzai’nin işi tam da bu noktada çetrefilleşiyor. Bir yanda yönetimde reformu savunan özellikle genç parlamento üyeleri ve bu konuda Batılı ülkelerin de desteğini alan ekip yer alırken diğer tarafta seçim sürecinde Karzai’yi destekleyen ve Karzai’nin ikinci kez başkan seçilmesinde katkıları olan bazı savaş ağaları (warlords) yer alıyor. Yönetimde kendileri yer alamasa bile etkili olabilecekleri isimlerin bakanlık koltuklarına gelmesini arzulayan savaş ağalarının istekleri doğrultusunda hazırlanan ilk kabine listesi böylelikle büyük bir hüsrana uğramış oldu.

Karzai yönetiminin 9 Ocak’ta sunduğu yeni liste oylanmadan önce parlamentoda yapılan oturumlarda tartışıldı ve ancak geçtiğimiz perşembe günü ayın 16’sında milletvekillerinin oylamasına sunulması kararı alındı. Yeni kabine üzerindeki eleştiriler iki alanda yoğunlaşırken, bu adayların da savaş ağaları ile bir şekilde bağlı oldukları iddiaları yine başı çekiyordu. Bunun yanında listedeki adayların daha önce hükümetin herhangi bir noktasında görev almamış, tecrübesiz isimlerden  oluşması da kolay manipüle edilebilecekleri gerekçesiyle yine Karzai hükümetinin eleştirilmesine yol açtı. Nitekim 16 Ocak’ta yapılan oylamada 17 adaydan sadece 7’si onay alabilirken boş kalan koltuklar için Karzai yönetimi tekrardan liste hazırlayacak. Bu olumsuzluklar karşısında olumlu olarak değerlendirilebilecek bir nokta ise çok önemli olarak görülen Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı için gösterilen adayların ilk listede, şişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı için gösterilen adayların da ikinci listede kabul görmesidir.

28 Ocak’ta Londra’da gerçekleşecek olan Afganistan Konferansı öncesinde kabinesini oluşturması noktasında özellikle Batılı ülkelerden baskı gören Karzai’nin son saldırıları da göz önünde bulundurarak, üçüncü listeyi Şubat ayı içerisinde sunması bekleniyor. Bu durum geçtiğimiz hafta sonu Londra’da yapılacak konferans ile ilgili beklentileri üzerine gelen bir soru üzerine, “uluslararası güçlerden gece evlerde arama yapmayı sona erdirmesini istiyoruz”diyen ve “… uluslararası toplumun iyilik yapmasına ihtiyacım yok. Batılılar terörle mücadele için oradalar. Afganistan’ın güvenliği ve istikrarı için onlarla çalışıyoruz…” cevabını verenAfganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai’nin elini oldukça zayıflatmış gözüküyor. Keza seçimlerin 20 Ağustos’ta yapıldığı hatırlanacak olursa 5 aylık süreç sonunda hala net bir yönetime sahip olamayan Afganistan’ı bekleyen sorunların büyüklüğü daha net anlaşılabilir.

Afganistan: Londra Konferansı

28 Ocak’ta Londra’da gerçekleşecek ve ev sahipliğini İngiltere Başbakanı Gordon Brown, Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un yapacağı Afganistan Konfernası’na 60’dan fazla ülkenin üst düzey temsilci göndermesi bekleniyor. Başbakan Brown konferansın amacını Afganistan’ın geleceği için bir yol haritası çizmek olarak özetlerken, Batılı ülkeler özellikle yapılacak maddi yardımların kimlerin sorumluluğunda kullanılacağını merak ediyor. Bu noktada yeni kabinenin netleşmemiş olması Karzai açısından büyük bir sorun teşkil ediyor.

Takviye asker gönderim kararları ile alakalı olarak da ABD ve NATO ülkelerinin ortak hareket etmesi gerekiyor. Konferansta hangi ülke birliklerinin hangi üslerde görev yapacağı ve takviye askerlerin nerelerde konuşlandırılması gerektiği konusunda da bir çalışma yapılması bekleniyor. Taliban’ın son zamanlarda özellikle Afganistan’ın güneyinde artırdığı saldırılar sonrasında asker takviyesinde önceliğin bu noktalara ve başkent Kabil’e verilmesi gerekmekte.

Afganistan’a yapılacak maddi yardımların milyon dolarları bulması beklenirken bu miktarın doğru kaynaklar aracılığıyla doğru yerlerde kullanılmasını temin etmek konferansın amaçlarından bir tanesi. Aynı zamanda konferans Batılı güçlerin yapılan ekonomik ve güvenlik yardımlarla bir daha Hamid Karzai’ye Afganistan’ın terörden ve yolsuzluklardan kurtulması noktasında desteğini göstermiş oluyor.

IV. Türkiye-Afganistan-Pakistan Üçlü Zirvesi

İlki Nisan 2007’de Ankara’da gerçekleşen Türkiye-Afganistan-Pakistan Üçlü Zirvesi’nin dördüncüsü önümüzdeki hafta Londra Konferansı’nın hemen öncesinde gerçekleşecek. BM Daimi Temsilci Yardımcısı Elçi-Müsteşar Fazlı Çorman yaptığı açıklamada zirvenin konusunun eğitim olacağını belirtmişti. ABD’nin ve NATO ülkelerinin taleplerine rağmen Afganistan’a muharip asker göndermeyi reddeden Türkiye, sorunun çözümünün bölgeye yapılacak sosyal, kültürel ve ekonomik yatırımlarda olduğunu savunmuş ve özellikle İl İmar Ekiplerinin (PRT) bölgede yaptıkları çalışmalara dikkat çekmişti. Bu bağlamda zirvenin ana konusunun eğitim olarak belirlenmesi ve Afgan halkının en temel ihtiyaçlarının sağlanması noktasında yapılan girişimler Afgan halkı tarafından da her zaman memnuniyetle karşılanmıştı.

Bunların yanında zirvede Türkiye’nin yine öncelik verdiği hususlardan biri olan Afgan ordusu ve polisinin eğitimi hususunda da adımlar atılması bekleniyor. Kasım ayı içerisinde Afganistan’daki asker sayısını 750’den 1720’ye çıkaran Türkiye, Afganistan konusunda daha aktif rol alabilmek için çaba sarfetmektedir. Takviye olarak gönderilen askerlerin bir kısmı Afgan ordusu ve polisinin eğitiminde görev almaktadır.

Türkiye’nin bu girişimlerinin olumlu yankı bulması da Afganistan’ın Türkiye’ye kardeş ülke olarak bakmasından ve tarihteki iyi ilişkilerden kaynaklanmaktadır. Türkiye’nin Pakistan ile de çok sıcak ilişkiler içerisinde olması Üçlü Zirve’lerin önemini artırmaktadır. Zira ABD Başkanı Obama’nın son konuşmasında Pakistan üzerine vurgu yapması bu ülkeye ayrı bir önem atfetmektedir. Tam bu noktada her iki ülke ile de sıcak ilişkiler içerisinde olan Türkiye’nin önderliğinde gerçekleştirilen Üçlü Zirveler birçok sıkıntının aşılmasında önemli bir görevi yerine getirmektedir.

Kabil’e Yapılan Son Saldırılar

Daha önce gerçekleştirilen parlamento oylamalarında onay alan bakanların yemin töreninin gerçekleştiği 18 Ocak günü, başkent Kabil’de 20 kadar silahlı Taliban militanı başkanlık sarayı başta olmak hükümet binalarına saldırı düzenlediler. Aralarında iki sivilin de bulunduğu 5 kişinin ölümü ve 70 kadar kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan saldırılarla Taliban bir kez daha rahat durmayacağını göstermiş oldu. Bu saldırılar aynı zamanda Kabil’de 2009 Şubat’ından bu yana gerçekleşmiş en geniş kapsamlı saldırı olarak dikkat çekti.

Tabii bu saldırılara zamanlama açısından dikkat çekmekte fayda olacaktır. Daha bir gün öncesinde Karzai’nin sözcüsünün yaptığı açıklamada Afganistan yönetiminin Taliban’a yeni bir öneride bulunacağından bahsedilmiş ve Taliban ile barış yolunda ilerleyebilmek için yeni bir yol haritasının 28 Ocak Londra Konferansı öncesinde açıklanacağı duyurulmuştu. Yol haritasının kapsamında ise örgütten ayrılacak Taliban militanlarına sunulacak ekonomik fırsatlar ve güvenlik noktasında alınacak tedbirlerin olması planlanıyor.

Taliban liderleri kendilerine herhangi bir yol haritası sunulması ile ilgilenmediklerini daha önceden masaya oturmaya yaklaşmamalarıyla zaten göstermişlerdi. Buna net bir cevap olarak da böyle bir planın olduğunun açıklanmasının hemen ardından 20 militan ile Kabil’e saldırılarda bulunmalarıdır. Burada sorgulanması gereken husus Taliban’ın sadece 20 militan ile Afganistan’ın en yoğun olarak korunduğu başkent Kabil’de bulunan alışverişmerkezlerine, bankalara ve bazı hükümet binalarına girerek intihar saldırıları gerçekleştirebilmesinin nasıl mümkün olduğudur.

Sonuç

Afganistan çok hassas bir dönemden geçiyor ve bugün atılacak adımlar Afganistan’ın geleceğinin şekillenmesinde önemli rol oynayacaktır. Sahnede birçok aktör rol alıyor; ABD, NATO ülkeleri, Karzai yönetimi ve Pakistan. Önümüzdeki günlerde bu aktörlerin daha sağlam adımlar atmasına şahitlik edebiliriz. Taliban göreceli olarak güvenliği daha iyi olan başkent Kabil’e bile tabiri caizse elini kolunu sallayarak, kontrol noktalarını aşarak aralarında intihar bombacılarının da olduğu 20 kadar militanını sokabiliyorsa atılacak adımlar bir kez daha gözden geçirilmelidir. Taliban zaten çok başarılı olduğu “korku yayma” politikasını yine büyük bir beceri ile oynuyor. Bir nevi istediğimiz yere, istediğimiz şekilde ve istediğimiz zaman saldırabiliriz mesajı veriyor.

Yine cevaplanmasının ciddi önemi olan birkaç sorunun cevabını arayarak yazının sonuna gelelim; Hamid Karzai oluşturmaya çalıştığı kabine için gösterdiği adayları bazı mecburiyetler neticesinde mi belirliyor yoksa Afganistan’ı içinde bulunduğu cehennemden çıkarabileceğine inandığı çalışma arkadaşları olarak mı seçiyor? Obama’nın açıkladığı yeni Afganistan Stratejisi başarıyla uygulamaya konabilecek mi? Uluslararası aktörler Afganistan’da başarıya ulaşmanın yolunun sadece silahlı mücadeleden geçmediğini görecekler mi?

Salih Doğan
USAK Güvenlik Araştırmaları Merkezi

Bookmark and Share

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: