Ebu Müslim-i Horasanlı


Ebu Müslim-i Horasanlı (722-756)

Türk tarihinde yer tutmuş büyük kahramanlardan biri de Ebu Müslim-i Horasanî’dir. Oğuz Türkmenlerinin tarihinde, yeni bir devir açan büyük bir kahramandır. Asırlarca Çinlilerin akınlarına göğüs geren Oğuz Türkmenlerinin hürriyet ve istiklallerini batıdan gelen Emeviler tehdit etmeye başlamıştı. Daha da ileri giden Emevîler, Türk ellerini yağma ve istila etmişlerdi. Bu esaret acısına tahammül edemeyen Oğuzlar, bağırlarından yüce bir kahraman olan Horasanlı Ebu Müslim’i çıkardılar. Müstevlilere karşı ihtilal bayrağını açan Ebu Müslim, milli mücadeleye girişti. Emevî ordularını yenip, İslam tarihinde yeni bir devir açtı. Emevî saltanatına son vererek Abbasî Devletini kurdu.

Bu kahramanın hayatı, hakkında milli tarihimizde pek kısa bilgi vardır. Fakat Türk milletinin milli vicdanında Ebu Müslim-i Horasanî, bir destan olarak asırlarca yaşamıştır. Kanlı mücadelelerle dolu hayatını halk tanıyor; fakat ona ait geniş ölçüde belgeler henüz meydana çıkarılmamıştır. Tarihimizin bu milli kahramanının maceralı hayatı şöyle başlamaktadır:

Emevilerin Türk illerini istila ettikleri günlerin birinde; Horasan illerinin üç Türk başbuğu zincirlere vurulmuş; Emevî muhafızlarının ortasında yaya olarak götürülmekte… Bu esir kafilesinin ardına Mahvan köyü halkı takılmış, zincirlerle elleri arkalarına bağlı bu aslanlara ağlıyor, feryat ediyorlar… Küheylan atlara binmiş, başları agelli ve kafyeli Emevî askerleri, bu üç suçluyu (!) Şam’da oturan Emevî hükümdarına götürmekteler… Bu üç mahkumdan biri (Usman) adlı bir Oğuz Beyi idi. Halk kendisine (Müslim) lakabını takmıştı. Müslim’in babası büyük Türkmen oymağının başbuğuydu. Bu kahraman Çinlilerle Taşkent taraflarında yaptığı bir kanlı savaşta yenilip, geri dönerken Ceyhun nehrinde boğulmuştu. Bu başbuğun ailesi yurtlarını terk ederek Merv şehri civarında bulunan Mahvan köyüne yerleşmişlerdi. Bu defa Türkmen oymağının başına Müslim geçmişti. Emevilerin bu havaliyi istilaları üzerine Müslim bunlarla mücadeleye girişti. Nihayet Müslim Emevîlerin eline esir düştü.

İşte, Emevîlerin zincirlere vurup Şam’a götürdükleri bu Türkmen başbuğuydu. Müslim’in seviştiği bir genç kız vardı. Sevgilisi Müslim, zincirlere vurulunca bu kızcağız deliye dönmüştü. Çünkü o, Müslim’i çok seviyordu. Yaya olarak bu kafilenin arkasına takıldı. Yanına aldığı paraları ve mücevherleri dünya malına düşkün olan Emevî askerlerine vermek suretiyle sevgilisi Müslim’i kurtarmaya muvaffak oldu.

Müslim, sevgilisiyle Azerbaycan’a kaçtı. Burada bulunan (İsa bin Makal) adındaki akrabasının yanında saklandı. Müslim bu fedakar kızla evlendi. Bir müddet sonra Müslim Horasan illerinin ne olduğunu anlamak üzere o tarafa gitmeğe karar verdi. Eşini Kayık köyündeki akrabasına bırakarak Horasan illerine doğru yola çıktı.. Aylar geçtiği halde Müslim’den bir haber alınamadı. O sıralarda eşi bir oğlan çocuk dünyaya getirdi. Adını Abdurrahman koydu. İşte Türk tarihinde büyük bir şöhret kazanan Müslimin oğlu, Ebu Müslim-i Horasanî bu çocuktur.

Abdurrahman Ebu Müslim, hicretin 100. miladın 722. yılında Azerbaycan’nın Kayık köyünde doğmuştu. Ebu Müslim’in babası, bir daha yuvasına dönemedi. Çünkü onu Emevî valisi Yezit bin Mehlep yakalatarak idam ettirmişti.

Günler geçti. Ebu Müslim yavuz bir delikanlı oldu. Onun yiğit hallerinden herkes büyük bir adam olacağını sezmekte idi. Günün birinde annesinden babasını sordu. Annesi de, “Babanı, Türk illerini esir eden düşmanlar öldürdü!” dedi.

Bundan sonra, ailenin en kıymetli bir yadigarı olan Oğuzname’yi oğluna uzattı. Ebu Müslim, bu destanı başından sonuna kadar dikkatle okudu. İşte Ebu Müslim’i, milli bir kahraman yapan bu Oğuzname destanı olmuştur. Bir müddet sonra sevgili annesini de kaybetti. Genç Ebu Müslim, babalığına veda ederek ata yurdu olan Horasan’a döndü. Burada kendisini Ahîler himaye etti ve bir saracın yanına işçi olarak girdi.

Ebu Müslim, Türkleri esir eden Emevilerin memleketini görmek merakına düştü. Fakat fakir bir işçi olduğundan uzak ellere gidebilmek imkanını bulamadı. Günün birinde karşısına bir fırsat çıktı. Horasan’dan birçok hacı, Mekke’ye gidiyordu. Bu hacılar kafilesinde bulunan babasının dostlarından (Süleyman bin Kişim) adında birisine yalvararak bu kafileye katılmaya muvaffak oldu. Uzun yolculuktan sonra hacılar kafilesi Mekke’ye geldi. Bunlar bir gün Hazret-i Muhammed’in neslinden (Mehmet bin Ali bin Abdullah bin Abbas)’ı ziyarete gittiler. Ebu Müslim de ziyaretçiler arasında idi. Yiğit delikanlı Hazret-i Muhammed’in neslinden olan Mehmet bin Ali’nin dikkat nazarını çekti. Onun kim olduğunu sordu Anlattılar. Mehmet bin Ali, Ebu Müslim’e gözlerini dikerek:

İşte bu delikanlı dedi, bu yılın kahramanı olacaktır. Siyah bir bayrak açarak büyük bir ordu toplayacak, Muhammed neslini mahveden Emevî saltanatını yıkacak, Hazret-i Resul’ün neslini başa geçirecektir. Size öğüdüm şudur ki, bu delikanlı ne zaman isyan bayrağını açacak olursa, ona yardıma koşun. Eğer ölüm rüzgarı beni yıkarsa, Ebül Abbas adında bir oğlum vardır Onun etrafında toplanın!

Hacılar haclarını tamamladıktan sonra yurtlarına döndüler. Fakat Ebu Müslim’in ruhunda Türk illerini esaretten kurtarmak, Hazret-i Muhammed nesline zulmedenlerden intikam almak mefkuresi doğdu. Ebu Müslim’e Hazret-i Ömer neslinden (İmam İbrahim) çok yardımda bulunuldu. O, 746 yılında Ebû Müslim’i Horasan’a gönderdi.

Emevîlerin Horasan valisi Nasr bin Seyyar, Abbasîler’in uzun zamandan beri ihtilal hazırlığı içinde olduklarını hükümdara bildirmiş, fakat Mervan oralı olmamıştı. Horasan’da Arapların ırkçı yönetiminden memnun olmayanlar da yönetime karşı idi.

15 Haziran 747 tarihinde Abbasî taraftarlarının toplu halde bulundukları Sikazenç’te İmam İbrahim’in gönderdiği siyah bayrak açıldı ve Ramazan bayramına tesadüf eden aynı gün Abbasîler namına hutbe okundu. Ebû Müslim, çoğunluğunu Arap olmayanların oluşturduğu taraftarlarını Kur’an ve Sünnet üzerine yemin ettirerek Hz. Peygamber sülâlesinden birine bîate davet ediyordu. Gelişmeler Arap kabilelerini birleştirdi ise de, uzun zaman dan beri süregelen düşmanlıklar, birlikte hareket etmelerini önlüyordu. Bundan istifade etmesini bilen Ebû Müslim, fazla zorluk çekmeden Merv’e girdi. Nasr bin Seyyar bir şey yapamadı.

Ebû Müslim, Merv, Rûd, Herat ve Nesa şehirlerine hâkim olmuştu. Nasr bin Seyyar ise Nişapur’da tutunmaya çalışıyordu. Abbasî ordusu, Tus yakınında Nasır’ın birliklerini mağlup etti. Artık Horasan’da Emevî kuvvetleri çökmüştü. Nasır daha fazla dayanamayacağını anlayınca Haziran 748 tarihinde Nişapur’u terketti. Bir müddet sonra Ebû Müslim karargâhını Merv’ den Nişapur’a nakletti. Nasr bin Seyyar Kumis’te tekrar ihtilâlcilerin karşısına çıktı. Halife Mervan’ın gönderdiği yardımcı kuvvetler Nasır ile birleşemeden 1 Ağustos 748 tarihinde o mağlup edildi. Kumis, Rey ve Hemedan şehirleri ele geçirildi. 749 yılında Nasır İsfehan’da tekrar yenildi. Artık Abbasî birliklerine Irak yolu açılmıştı.

Abbasî ordusu 2 Eylül 749 tarihinde Kûfe’ye girdi ve Ebû’l Abbas adına bîat alındı. Abbasî ailesinden bir başka ordu da kuzeyden Suriye’ye doğru ilerliyordu. Halife Mervan, 16 Ocak 750 Zab suyu kenarında bu orduyu karşıladı. Yapılan savaşı kaybeden Mervan, önce Şam’a, oradan da Mısır’a kaçtı. Kendisini takip edenler ona yetiştiler. Yapılan savaşta Mervan öldü. Böylece 90 yıllık Emevî hanedanı son bulmuş oluyordu.

GünTürk

Türk Büyükleri Betine Geri Dön

Bookmark and Share

Reklamlar

Bir Yanıt

  1. Her okuyucu kardesimden önceden özürdileyerek dilimize pelesenk olmus bir özlü deyisimizi dillendirecegim.
    Eba-Müslim Horasani cikmasaydi meydana Essekler sela vereceklerdi Mervana. Kendisi cok gencyasinda islamin kilicligina soyunmus gercek özbeöz bir Türk ve Ehli_Beyt asigi Türklük hasletlerinin tümünü üzerinde cem etmis bir tarihi sahsiyet’ki feraseti cesareti imani izani sayesinde Yezit Emevilerin defterini dürüp Kerbelanin intikamini o lanetlenmislerden alan bir sahsiyet Allah ondan razi olsun.Iran Horasan Türklügünün gayrete gelmesi ile Emevi Tyranizmine mezalimine son verip Abbasi Hilafetini getiren o büyük sahsiyet karsisinda biz Tüm gercek alevi Sünnü Türkler minnetle egiliyoruz onlarin sayisini Allah eksiltmesin artirsin insallah selamlar berlin den.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: