Afganistan, Türkiye’nin Doğu’daki Sınır Karakoludur


Afganistan’ın Batılı güçler tarafından işgalinin 9. yılına girerken Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM) Başkanı Ali Şahin, işgali ve arkasında yatanları Vakit’e değerlendirdi.

2001 yılında ABD öncülüğünde müttefikler tarafından işgal edilirken dünya kamuoyuna, El Kaide ve Taliban güçlerinin ortadan kısa sürede kaldırılacağı ve Afganistan’a demokrasi ve özgürlük getirileceğinin vaat edildiğini söyleyen Şahin; “ABD’nin 300 milyar dolara varan Afganistan harcamalarını Bin Ladin avı ya da Afganistan’a özgürlükle ilişkilendirmek çok safiyane bir yaklaşım olacaktır. ABD bu işgal ile Pakistan’ın nükleer silahlarını kontrol etmek, İsrail’in güvenliğini sağlamak, Hindistan ve Çin merkezli oluşan yapıyı etkisizleştirmek, Orta Asya’daki enerji kaynaklarını ele geçirmek, Rus yayılmacılığına karşı koymak ve İran’ı kuşatmak istiyor” dedi.

Pakistan ve Afganistan meselesinin Türkiye için de büyük bir sorun olduğunu söyleyen Şahin; “Afganistan ve Pakistan, Türkiye’nin Güney Asya’da ki sınır karakollarıdır. Güney Asya Türkiye’nin nüfuz alanı içinde bir bölgedir” diye konuştu.

Afganistan, ABD öncülüğündeki Batılı kuvvetler tarafından bundan 8 yıl önce işgal edildi. Bugün işgalin 9. yılı. Henüz Lise öğrencisi olduğumuz o süreçte, işgalin gerekçeleri tüm dünyanın malumu olduğu gibi bizce de koca birer aldatmacaydı. Ancak Batılılar yaygın basın yayın kuruluşları ve etkili diğer silahları ile dünya kamuoyunu bu işgal konusunda uyuttular. Geçen bu 8 yılda Onbinlerce Afgan can verdi. Ülke adeta birkaç asır geriye gitti. Aynı Çeçenya ve Filistin gibi kalbimizin ülkelerinden yükselen feryatlar bu defa Afgan dağlarından yükselmeye başladı. Gerçi Afgan dağları bu acıya aşinaydı. Dünyanın büyük devlerini o dağlarda devirmişlerdi. Büyük İskender, Büyük İngiliz Krallığı ve SSCB bu dağlarda Afganlara boyun eğmiş ve sonra dağılıp, gitmişlerdi. Şimdi sıra ABD İmparatorluğunda ancak bu işgalin arkasında yatanları bilmek de bizim görevimiz. Biz de Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM) Başkanı Ali Şahin ile bu işgali ve işgalin perde arkasını konuştuk. Buyurun; Mustafa Uzun / İstanbul

BATILILAR DÜNYAYI KANDIRDILAR

Ali Bey, Afganistan’daki kanlı işgal 9. yılına girerken oradaki çatışmalar da hiç olmadığı kadar arttı. Afganistan’da aslında neler oluyor?

-Afganistan’da işgal 8. yılını da doldururken Afganistan işgalinin farklı boyutlarda seyrettiğini ve işgalin bilinenden çok daha farklı hedeflerinin olduğunu görüyoruz. Hatırlanacağı üzere Afganistan, 2001 yılında ABD öncülüğünde müttefikler tarafından işgal edilirken dünya kamuoyuna, El Kaide ve Taliban güçlerinin ortadan kısa sürede kaldırılacağı ve Afganistan’a demokrasi ve özgürlük getirileceği vaat edilmişti. Geçen 8 yıllık süreç tüm bu vaatlerin bir maske ve kılıftan ibaret olduğunu ortaya koymuştur.

Peki, Afganistan için son durum nedir?

-ABD ve NATO yönetiminde Afganistan, güvenlik, ekonomi, eğitim, sağlık ve sosyal anlamda işgal öncesi günlerden daha geriye gitmiştir. Şiddet dozunu her geçen sene de artırmış ve şiddetten en çok zararı Afgan siviller görmüştür. Özellikle 2007 ve 2008 yıllarında şiddet Afganistan’da zirve yapmış ve sayıları kesin bilinmese de 10 bini aşkın sivil yaşamını yitirmiştir. Kalkınmada ilerleme sağlanamamıştır. Afganistan, BM kayıtlarına göre çocuk ölümlerinde dünya ülkeleri arasında 3. sırada yer alırken, kadın ölümlerinde ise Sierra Leone’den sonra 2. sırada yer almaktadır. Afganistan’da doğan her 1000 çocuktan 257’si, doğum yapan her 100 bin kadından 1600’ü yaşamını yitirmektedir. ABD işgali altında Afganistan, dünya uyuşturucu üretiminin %93’ünü yapar haline gelmiştir. Uyuşturucu üretimi Afganistan’da çok önemli rantlar ve büyük ağalar yaratmıştır. Afganistan, topraklarına gömülü ve sayıları milyonlarla ifade edilen mayınlarla baştan sona bir mayın tarlası haline getirilmiştir. Bu, işgal sona erse bile Afganistan’da ölümün uzun yıllar kol gezmeye devam edeceğini gösteriyor.

O halde hepimizin bildiği o gerçek çok net bir şekilde ortaya çıkıyor; Batılılar yine dünyayı kandırdılar?

-Evet. Tüm bu göstergelere bakıldığında işgal başlamadan önce Afgan halkı başta olmak üzere dünya kamuoyuna Afganistan’la ilgili verilen sözlerin hiçbirinin tutulmadığı görülüyor. Daha doğru bir ifadeyle, Afganistan’ın El Kaide, Taliban, Özgürlük ve Demokrasi kılıfı altında daha farklı gerekçelerle işgal edildiğini görüyoruz.

O zaman Afganistan’daki şiddet birilerinin işine geliyor.

-Tamamen. Afganistan’da şiddet ve kaos iklimi yabancı güçler tarafından bilinçli olarak tırmandırılmaktadır. Yabancı güçler, Afganistan başta olmak üzere bölgedeki varlıklarını anlamlandırmak ve Güney Asya’ya tamamen yerleşmek için kendi yarattıkları şiddet, terör ve istikrasızlığı bahane göstererek dünya kamuoyunun şuur altını kontrol etmekte, yönlendirmektedirler. Afganistan ve bölgedeki Amerikan askeri varlığının 2009 yılı sonu itibarı ile 60 bine çıkarılması öngörülmektedir. NATO çerçevesinde bölgeye yerleşen yabancı güç varlığı ise bugün itibariyle 64.500’dür. Tüm bu göstergeler askeri varlıklarını tedrici olarak artıran ABD ve yabancı güçlerin bölgeye büyük bir yığınak yaptıklarını ve yerleşme çabası içerisinde oldukları göstermektedir. Bu büyük yerleşme ve yığınağın gerekçelendirilmesi için şiddet ve kaos dozunun artırılması gerekiyordu.

BUSH DA, OBAMA DA AYNI

Peki, ABD’nin açığa vurduğu bir stratejisi, yol haritası var mı?

-Hayır. 8 yıllık işgal sürecine baktığınızda ABD ve NATO’nun Afganistan’a ilişkin ciddi ve temel bir stratejik planına, yol haritası ya da takvimine rastlamazsınız. Bu Bush döneminde de böyleydi Obama döneminde de böyle. Obama dünya kamuoyunun Afganistan’la ilgili beklentilerini gidermek ve yeni bir şeyler sunmuş olmak için AFPAK adıyla bırakın strateji uzmanlarını Afganistan’a ilgili sıradan bir okuyucuyu bile kahkahaya boğacak bir stratejik plan hazırladı. Dikkat ederseniz gerek Afganistan’da görev yapan komutanlardan, gerek NATO’dan gerekse Amerikan çevrelerinden sürekli Afganistan’daki askeri varlığı artırmaya yönelik haberler okuyoruz basında. Bu şekilde hipnoz edilerek, dünya kamuoyu askeri varlık ihtiyacına inandırılmakta, şuur altı operasyonuna maruz kalmaktadır. Bu belirsizlik içerisinde bölgedeki askeri varlık artırılarak bölge adeta adım adım işgal edilmektedir.

Yani, tam bir belirsizlik politikası uyguluyorlar.

-Evet. Belirsizlik stratejisi genelde zaman kazanmaya yönelik izlenen bir stratejidir. Eğer bir bölgede gizli bir gündem ve öncelikliler için bulunuyorsanız o bölgedeki varlığınızı mümkün olduğu kadar belirsizleştirir ve puslu bir ortam yaratırsınız. Belirsiz ortamlar görüş gücünü ortadan kaldırır.

İşgalin bir de Pakistan yansıması var sanırım…

-Evet. Afganistan’la başlayan işgalin Pakistan’la devam ettiğini ve Güney Asya’nın adım adım tedrici olarak işgal edildiğini görüyoruz. Pakistan’dan gelen haberler özellikle Belucistan bölgesi başta olmak üzere Amerikan askeri birliklerinin Pakistan içlerinde de konuşlanmaya başladıkları yönünde. İnsansız Amerikan uçakları dronlar, Pakistan içlerinde bilinmeyen noktalardan havalanarak sivil, militan ayırt etmeksizin hedefleri vurmaktadırlar. Egemen bir ülke olan Pakistan açısından bakıldığında bu yoğun dron aktiviteleri Pakistan’daki Amerikan askeri varlığının önemli bir göstergesidir.

Peki, El Kaide veya Usame Bin Laden meselesini nereye koyuyorlar?

-ABD’nin 300 milyar dolara varan Afganistan harcamalarını Bin Ladin avı ya da Afganistan’a özgürlükle ilişkilendirmek çok safiyane bir yaklaşım olacaktır.

AFGAN HALKI GERÇEĞİ GÖRÜYOR

Afganistan halkı olaya nereden bakıyor?

-İşgalin üzerinden geçen 8 yıllık süre, Afganistan halkı tarafından oldukça iyi etüt edilmiştir. Afgan halkı ABD ve yabancı güçlere olan güvenini Türk Silahlı Kuvvetleri haricinde tamamen yitirmiştir. Bunun en önemli göstergesi ise 20 Ağustos’ta yapılan ve sonucu halen açıklanamayan seçimlerdir. 2004 yılında yapılan seçimlere katılım oranı %75 iken sonucu açıklanamayan 20 Ağustos seçimlerine katılım oranı %30’larda kalmıştır. Bu Afgan halkının ABD başta olmak üzere, Afgan Hükümeti, NATO ve ISAF’a karşı güvenini yitirdiği ve desteğini çektiği anlamına gelmektedir. Afganistan’daki ABD ve NATO varlığı bir işgal gücü şeklinde algılanmaktadır.

Taliban ne durumda?

-Afgan halkının güven kaybına bağlı olarak Taliban Afganistan ve bölgede etkinliğini artırmıştır. Yine bugün Afganistan’ın %60’ını kontrol eden aşiretlerin de ABD, NATO ve ISAF’a olan güvenlerini yitirdiklerini ve Taliban’ın nüfuzu altına girdiklerini söyleyebiliriz. ABD destekli Afgan hükümeti bugün Afganistan’ın sadece %30’ luk bir dilimini kontrol altında tutabilmektedir. Karikatür sabıkası bulunan ve İslam alemi tarafından itici görülen Danimarka Başbakanı Rasmussen’in NATO Genel Sekreterliğine getirilmesi, Kabil’deki Bagram üssünde Dari dilinde basılmış ve dağıtılmak üzere hazır bekleyen İncillerin bulunması Afgan halkının tepkisini çekmiş ve yabancı güçlere karşı olan güven kaybını daha da derinleştirmiştir.

AMERİKA BU İŞGAL İLE ASLINDA NEYİ HEDEFLİYOR?

Peki, tüm bu yığınak ve yerleşimle ABD ve yabancı güçler bölgede asıl neyi hedefliyor?

-Daha öncede birçok kez belirttiğim gibi bölgedeki varlığını El Kaide ve Taliban’la gerekçelendirerek ABD, bölgede şunları hedeflemektedir:

1-İsrail için büyük bir tehdit unsuru olan Pakistan’ın nükleer silahlarını kontrol altına almak ve tesirsiz hale getirmek,

2-Hindistan, Çin merkezli oluşan ve orta vadede dünya üzerindeki Amerikan hegemonyasını tehdit eden ekonomik ve siyasi güç merkezine müdahale etmek. (Mumbai baskını ve Urumçi olayları bu çerçevede ele alınmalıdır).

3-Orta Asya’nın bakir enerji yataklarını kontrol altına almak ve enerji rotasını kendi menfaatleri doğrultusunda şekillendirmek,

4-Putinle birlikte yeniden tırmanışa geçen Rus yayılmacılığını kontrol altına almak,

5-Irak’tan sonra Afganistan ve Pakistan’a da yerleşerek İran’ı arkadan kuşatmak ve tehdit etmek.

AFGANİSTAN İSLAM ALEMİNİN BİR MAHALLESİDİR, ÇÖZÜM DE İSLAM ALEMİNDEDİR

Peki, Afganistan’da gerçek çözüm için ne yapılmalı

-Eğer ABD ve NATO güçleri Afganistan’da gerçek ve samimi bir çözüm arıyorlarsa yapacakları ilk şey buradaki görevlerini İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) çerçevesinde oluşturulacak bir barış gücüne devrederek bölgeden çekilmek olmalıdır. Afganistan, İslam Âleminin bir mahallesidir ve bu mahallede ki problemin çözümü ancak İslam coğrafyası ve ikliminden, bölge ile doku uyumu bulunan güçlerin yerleştirilmesi ile mümkün olacaktır. Türk Silahlı kuvvetlerinin bölgedeki varlığı ve Afgan halkının bu varlığı hazmı ve kabulü bu tezin en önemli kanıtıdır. Türk Silahlı kuvvetlerine karşı Afgan halkının duyduğu güven ve saygının sonucudur ki, her gün birkaç yabancı güç askerinin yaşamını yitirdiği Afganistan’da TSK varlığına karşı ateş bile açılmamıştır.

AFGANİSTAN VE PAKİSTAN, TÜRKİYE’NİN GÜNEY ASYADAKİ SINIR KARAKOLLARIDIR

Türkiye ne yapmalı?

-Afganistan ve Pakistan, Türkiye’nin Güney Asya’da ki sınır karakollarıdır. Güney Asya Türkiye’nin nüfuz alanı içinde bir bölgedir. Afganistan ve Pakistan’ın ötesi ise ilgi alanımıza girmektedir. Bölge ile güçlü etnik ve tarihi bağları bulunan Türkiye’nin özgün bir Güney Asya politikası belirlemesi ve uygulamaya koyması gerekmektedir. Bölgede güven duyulan tek güç olan, Rasmussen seçiminde kilit rol oynayarak NATO içindeki etkinliğini daha da artıran Türkiye, NATO politikalarını uygulamak yerine kendi stratejilerini NATO’ya kabul ettirmeli ve İKÖ’nün bölgedeki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürütmelidir. İlerleyen günlerde Kabil’deki NATO Barış Gücü operasyonlarını devralacak olan Türkiye NATO politikalarını uygulayacak olursa işgalci ülke konumuna düşme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Türkiye’nin bu şekilde Afganistan’da ve bölgede güven kaybına uğraması Türkiye’nin menfaatleriyle çelişeceği gibi bölge ile olan bağlarına da tamiri güç hasarlar verecektir.

Söyleşi: Mustafa Uzun / İstanbul / 07 Ekim 2009

Reklamlar

Bir Yanıt

  1. sitenizi beğenerek takib ediyoruz başarılarınızın devamını temenni ederiz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: