Büyük gönüllerin ittifakı:Türk Dünyası Gençlik Topluluğu


Şölen ve Toplantıların Önem ve İşlevi

Modern toplumlarda toplumsal hafızanın unsurları, oluşturuluşu ve araçları geleneksel toplumlara kıyasla görece farklılık arz eder. Geleneksel toplumlarda, cemaat yapılarının dayanışma unsurları olarak güçlü bir işleve sahip olan toy, düğün, eğlence, yas, ölüm, doğum, ergenlik, dini ritüeller modern toplumlarda varlıklarını korumakla birlikte; bu işlevlerini büyük ölçüde yeni bilinç inşa edici unsurlara bırakmıştır.

Bugün, geleneksel yerel cemaat bağlarını kırarak daha üst karakterde yani milli düzeyde bağlılık edimlerinin oluşturulmasında Kitle İletişim Araçları önemli bir rol oynamıştır ve oynamaktadır. Çünkü bu araçlarla insanlık tarihte hiçbir zaman olmadığı kadar bir bilgiyi, düşünceyi, faaliyeti, değeri, normu, olayı geniş kitlelere ulaştırabilmektedir. Bu da yeni dayanışma ve birlik unsurlarının yaratılmasına kaynaklık etmiştir.

Modern toplumlarda millet ve milliyetçilik olgusu da büyük ölçüde bu yeni tip iletişim ve etkileşim araçlarıyla gerçekleştirilmiştir. Böylece yeni bir biçim ve içerikte yeni toplumsal ve kültürel tasarım teşekkül etmiştir. Söz konusu yeni tasarım yeni değer, norm, biliş, duyuş, dayanışma odakları, yeni ilişki biçimleri vb. toplumsal dinamiklerde ortaya çıkmıştır. Milliyetçilik sadece belli bir toplumsal sınıf, grup veya bireyi değil, bütün bunların bir yekunu olarak “milleti” bilfiil muhatap alır. Bu niteliği sosyolojik bir birim olarak “milletin” milliyetçilik adına yapılacak olan bütün eylemlerin milletin bütün fertlerini kapsamasını beraberinde getirir.

Millet temelli toplumsal ve kültürel tasarımlarda tarihin belli olay, olgu ve aktörleri unutturulurken beli olay, olgu ve aktörleri de yer öznenin yer aldığı sosyal-kültürel çevreye göre özel bir hatırlamaya tabii tutulur. Şölen, kurultay, toplantı, festival vb. adlarla tanımlanan etkinliklerin en temel işlevi de söz konusu bu “hatırlatma” ve “canlandırmanın” gerçekleşmesidir. Bu sistematik edimlerin en bariz işlevi toplumsal dayanışma ve birlik bağlarının güçlendirilmesidir. Geçmişte yaşanmış olan savaşlar, sosyal çöküntüler, toplumsal bellekte bir iz bırakır. Bu savaşlarda, toprak, devlet, kimlik, iktidar kaybedilmiş olabilir. Bunlar kazanılmışta olabilir. Bu unsurlar ve etkinlikler milli toplumun birliği yönünde bu tip etkinlikler üzerinden işlevselleştirilir. Bu makalede sözünü edeceğimiz, Türk Dünyası Gençlik Topluluğunun etkinlileri de yüzyıllardır ayrı bırakılmış Türk topluluklarının üyeleri arasında tanıma, tanışma, bilme ve neticede aynı duygu ve düşünce ufkunda bir kaynaşma amacını gütmektedir.

Kitaplar, dergiler, CD’ler, filimler, TV programlarına göre, ülkeler arasındaki karşılıklı yapılan geziler, farklı coğrafyaları birleştiren şölen, kurultay, festival gibi eylem türleri toplumsal hafızanın yeniden ihyasında ve ortak yaşam kültürünün inşasında en etkili yöntemdir. Yani bir bakıma toplumsal belleğin yeniden inşa edilmesini sağlamaktadır. Türk Dünyası merkezli etkinlikler de Türk toplumunun ortak bir tarihsel olay üzerinde kültürel kodlarındaki anlamsal oydaşmasının imkânı bu vesilelerle ortaya çıkmaktadır.

Türk halkları arasında sağlanacak bir “Birliğin” manevi boyutu yanında, ortak tarihsel kimliğin teşekkülünde Türk dünyasından öznelerin yer aldığı kurultayların özgün ve işlevsel bir yeri vardır. Herhangi bir devlet desteği olmadan tamamen bir sivil toplum örgütünde olması gerektiği gibi kendi dinamikleri doğrultusunda faaliyet gösteren TDGT’de söz konusu büyük misyonu üstlenen bir yapıdır.

Türk Dünyası Gençlik Topluluğu

“Türk Dünyası Gençlik Topluluğu, büyük gönüllerin ittifakıdır…” uranıyla yola çıkan ve Türk dünyası gençlerini bir araya toplama, tanıştırma, tanıma, birleştirme misyonuyla çalışan bir sivil toplum örgütüdür. Topluluk “Biz Kimiz?” sorusuna; “Bizler; Türkiye’den, Türkistan’dan, Balkanlar’dan, Avrupa’dan, Kafkaslardan, Ortadoğu’dan ve Çin Seddi sınırlarından bir araya gelmiş Türk Gençleriyiz. Yakın geleceğin liderleriyiz. Sivil, demokratik, her tür siyasi ve ekonomik güçten bağımsız bir topluluğuz,” diye cevaplamaktadır. Görüldüğü gibi, kendinden emin, bağımsız, kendi iradesinin bilincinde ve en önemlisi de “büyük ülkü” sahibidirler. Amaçlarını “bugün çeşitli sebeplerle geçmişini unutmuş ya da unutturulmuş tüm soydaşlarımız için, çağ açıp çağ kapayan bilincin yeniden uyanması için, ülkülerimizi yaşamak ve yaşatmak için, varlığımızı Türk varlığına armağan etmek için kutlu bir yolun izindeyiz. Türkçe’nin konuşulduğu ve Türk’ün yaşadığı her yerde etkinlikler düzenleyerek genç kardeşlerimize ulaşmayı, yıkılamaz bir duvar olduğumuzu yeniden kanıtlamayı istiyoruz,” olarak belirlemişlerdir.

Türklüğün Yeni Dünya Düzeninin bir sivil toplum örgütü olarak tanımlayabiliriz TDGT’yi. Topluluk ilk etkinliğini Manisa’da 12 – 15 NİSAN 2007’de gerçekleştirdi. Burada temelleri atıldı. Ondan sonra sürekli gelişti ve büyüdü. Türkiye’nin sınırlarını aştı ve Bakü’de 15 – 18 EYLÜL 2007’de ikinci Türk Dünyası gençlerini buluşturdu. Buluşmaların üçüncüsü Muğla’da 14 – 17 MART 2008 tarihlerinde, dördüncüsü İzmir’de 24 MAYIS 2008 tarihlerinde, beşincisi yavru vatan KKTC’de 26 HAZİRAN – 1 TEMMUZ 2008 tarihlerinde gerçekleştirildi. Buluşmanın altıncısı olan Karabük etkinliğinin diğerlerinden farklı bir özelliği var. 15 – 19 EKİM 2008’de Karabük’te gerçekleştirilen etkinlik diğer buluşmalara göre en kalabalık sayıya ulaştı. 260 Türk Dünyası gencinin buluştuğu etkinliğe Gagauz eli Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı Köksal Toptan ve pek çok milletvekili ve iş adamı da katıldı. TRT-TÜRK’ten canlı yayınlandı. Bu buluşmada yeni başkan seçilmiş ve topluluk artık resmi bir kuruluş olma kararı alarak yeni bir başlangıç yapmıştır. 25-30 Temmuz tarihleri arasında Muğla’nın Fethiye ilçesinde Fethiye Gençlik Meclisi (FEGEM) ev sahipliğinde buluşmanın yedincisi gerçekleştirildi. Fethiye’deki bu etkinliğin özelliği ise, Türk dünyası Gençlik Topluluğu’nun, Başkan Sedat Adakan’ın büyük gayretleriyle “Dünya Gençleri Dostluk ve Dayanışma Derneği” olarak dernekleşmesi ve resmi bir hüviyetle yapılması olmuştur.

TDGT’nin etkinliklerine Türk dünyasının bütün bölgelerinden gençler katılmaktadır. Türkiye, Doğu Türkistan, Kazakistan, Musul Vilayeti, Kırım, Özbekistan, Kosova, Makedonya, Batı Trakya, Bulgaristan, Suriye, Güney Azerbaycan, Moğolistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan, Altay, Buryatya, Kafkas Türk topluluklarından gençler ve kendilerini genç hissedenler büyük bir şevk ve heyecanla etkinlikte yerlerini almaktadırlar. Her biri kendi ülkelerini ve topluluklarını en iyi şekilde temsil etmek için büyük gayret içinde olmuşlardır.

7. Türk Dünyası Gençlik Topluluğu Fethiye Buluşması

TDGT buluşmalarının temel amacı Türk Dünyasının temsil eden gençlerinin birbirleriyle tanışmaları ve birbirlerini tanımaları amaçlanmaktadır. Bu ilk aşamadan sonra yüzyıllarca birbirinde ayrı kalmış, akraba toplulukların varlıklarından habersiz, kimilerinin ise sadece kitaplardan varlığını bildikleri kardeşlerini ve akrabalarını kültür, gelenek, coğrafya, dil vb. açılardan tanımaktır.

Yedincisi düzenlenen Türk Dünyası Gençlik Buluşması, Türk Dünyası gençlerinin ilk gün, Atatürk Anıtı’na çelenk koyması, Türk dünyasının büyükleri adına saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasıyla başlamış, Mehter Takımı eşliğinde, Atatürk Anıtı’ndan, Türk Büyükleri Anıtı’na sahil boyunca gençlik yürüyüşüyle sona ermiştir.

Buluşma’nın gezi ve dinlenme bölümleri şüphesiz en güzel zaman dilimini oluşturmuştur. Buluşma’da, Fethiye’nin önemli bir özelliği olarak akşamüzeri yatla mehtap turu düzenlenmesidir. Bu mehtap turu misafirleri büyülemiştir. Saklıkent ve Ölüdeniz’e gezi turları gerçekleştirilmiştir. Özellikle Ölüdeniz büyük bir alaka ile karşılanmış ve doğal güzellik karşısında büyük bir hayranlık duyulmuştur. Ölüdeniz Belediye Başkanı Sayın Keramettin Yılmaz, Türk Dünyası Gençlik Topluluğu’na akşam yemeği vermiş ve özel tiyatro düzenlenmiştir. Karaçulha Belediyesi güzel meyveleri ve yemek ziyafetleriyle Türk Dünyası geçliğini unutmamışlardır.

Fethiye Belediye Başkanı Sayın Behçet Saatçi tarafından Çalış Plajı Yörük Çadırı’nda sabah kahvaltısı verilmiştir. İsmail Kerimoğlu’nun kendi gayretleriyle oluşturduğu Yörük Müzesi Türk Dünyası Geçlik Topluluğu’nun ziyaretine özel olarak açılmıştır. Müzede 25 yıla yakın bir sürede özel gayretlerle toplanan ve saklanan bir birinden değerli ve Türk kültürünün özgün tarihi nitelikli maddi kültür ürünleri büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. Özellikle bireysel bir çaba sonucu böyle bir müzenin ortaya çıkarılmış olması hayranlığımızı bir kez daha artırmıştır.

Yörük çadırı sahibi İsmail Kerimoğlu, Batı Trakya Araştırma Merkezi (BATTAM) Başkanı Özkan Hüseyin bey ve halk oyunları hocası, Ceyhan Belediyesini temsilen Rıfat Arıkan güzel saz çalışları eşliğinde Türkiye’nin çeşitli yörelerinden, Kafkaslardan, Balkanlara halk oyunları sergilenmiştir. Müziğin farklı coğrafyaları birleştiren gücü bir kez daha görüldü. Müziğin, Türk halklarının birliğinin sağlanmasındaki rolünü burada daha iyi anladık.

Buluşmanın son günü, Türk Dünyası temsilcileri tarafından “Türk Kültürünün Dünya Kültürüne Etkileri” konulu bir de çalıştay düzenlenmiş ve sonuç bildirisi basına aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılmıştır. TDGT sonuç bildirisi Türk dünyası gençleri ve basın mensuplarının huzurunda TDGT Başkanı Sedat Adakan tarafından okundu. Çalıştay basın açıklamasıyla sona erdi. Çalıştaya katılanlar için salondan ayrılmadan önce veda kokteyli yapıldı. Katılımcılar herkesle teker teker vedalaştılar ve birbirlerine karşılıklı hediyeler sunuldu, plaketler verildi.

Türk kültürü müzesini 25 yılda tamamlayan İsmail Kerimoğlu ve İkbal Vurucu

Türk Dünyası Gençleri Üzerine Gözlemler

Fethiye buluşmasının en önemli özeliklerinden birisi, üç partinin desteğini almış olmasıydı. MHP’li Fethiye Belediyesinin ev sahipliğini yaptığı buluşma AKP ve CHP’li belediyelerinde özel ilgisine mazhar oldu. Böylece Türk Dünyası ülküsü siyasi ayrılıkların ve etiketlerin ötesinde bir güç olduğunu gösterdi.

Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği adına Tülay Demir’in sunumundan ilginç bilgiler edindik. Örneğin dernekte kadın hakları adına yapılan toplantıda Avrasya coğrafyasında 560 bin kadının kayıp oluğunu ve kadın ticaretine zorlanıldığını öğrendik. Ayrıca, Türkiye’de Türk Dünyası öğrencisi kızlarında benzer tuzaklara düşürülmeye çalışıldığı vurgulanmış ve uyarıda bulunulmuştur.

Türk dünyası ve kent temsilcileri tanıtım stantları açmışlardır. Afganistan, Doğu Türkistan, Ceyhan Belediyesi, VatanBir Dergisi, Karabük ekibi hemen göze çarpanlardı. Karabük’ten gelen delegelerin açtığı tanıtım standında Safran çiçeğinden yapılan lokum takdim edildi. Bu çiçeğin ne kadar sağlığa faydalı olduğunu da burada öğrendik. Doğu Türkistan ve Kerkük Türkleri adına açılan stantlarda kendilerine yapılan zulümleri gösteren fotoğraf sergileri büyük dikkat çekti.

Buluşmanın en faal gruplarından biri Doğu Türkistan adına katılan ekipti. Ekibin önde geleni, S. İbrahim Tümtürk; Dünya Uygur Kongresi Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk’ün oğlu. Kayseri’den Doğu Türkistan adına katılıyorlar. İbrahim, babası gibi çok bilgili ve heyecan dolu. Davasının bilincinde bir genç. Pek çok önemli konuda sohbet etme imkanı bulduk. Mesela, Rabia Kadir’in evlatlarını ve pek çok fabrikasını bırakıp Amerika’ya gittiğinden bahsediyor. Türkiye sahip çıkmadığı için. Rabia Kadir’in Çin’de tek suçunun fabrikalarında sadece Türkleri çalıştırmak olduğunu söylüyor. İbrahim’e göre, Abdullah Gül, şayet Kaşgar’a gitseydi büyük bir heyecan yaratacaktı, diyor. Bu katliamla Abdullah Gül’ün gelişine mesaj veriliyor, diyor. Bu katliamla Çin yönetimi, “sizin en büyük lideriniz gelse de bizi bağlamaz” demek istediler. Genç dava adamı ilginç bilgilerde verdi. Rabia Kadir iki kere Nobel barış ödülüne aday gösterildi. Ama kimse bilmiyor, diyor. İbrahim bu katliamdaki binlerce şehide rağmen sonuçları açısından hayırlara neden olduğunu vurguluyor. “Sizin hayır bildiğinizde şer, şer bildiğinizde hayır vardır…” ayetini şiar edinmiş. Defalarca bağımsızlığa olan inancını yeniliyor. “Bizim için en kötüsü bilinmemek, tanınmamaktır,” diyor.

Buluşmanın en etkin çalışma gruplarından birini teşkil eden Afganistan Türkleri çeşitli yönleriyle ön plana çıkan bir gruptur. Gerek kendi özel konuşmaları ve sohbetlerine ve gerekse Buluşma bünyesindeki etkinlikleri kayda değer önemdedir. Bu dostlar özel sohbetlerinde Afganistan’ın bugünkü ve yarınki muhtemel sorunları konusunda büyük bir sağduyu, azim, ülkü sahibi olduklarını göstermektedirler. Örneğin Afgan Türklüğü’nün Türkiye’nin bilim dünyasında etkin ve etkili bir biçimde yer edinilebilmesi için yüksek lisans ve doktora düzeyindeki çalışmaların özellikle Afganistan eksenli olması gerektiği üzerinde müthiş bilgilendirici bir tartışma yaşanmıştır. Ayrıca, Afganistan’da kız okullarının açılması gerektiği, TV kurulması gibi çalışmaların yanında, tiyatro, ekonomi pek çok konu ayrıntısıyla tartışıldı. Türkiye’nin okul açma talebinin rüşvet sebebiyle bir türlü gerçekleştirilemediğinden Türkçenin Farsça’ya olan etkisine kadar geniş bir alan entelektüel zeminin zenginliğini göstermesi açısından önemliydi. Bununla birlikte, Türkiye’de okuyan Peştun öğrencilerin nasıl Türk olarak görünüp yıkıcı faaliyetlerde bulundukları da konuşmalar arasındaydı. Mesela, Süleyman Demirel Üniversitesinin Afganistan’da bir fakülte açmak istediği ama bunun Türk bölgelerinde değil de Peştun yoğunluklu bölgelerinde planlanmasını da bu öğrencilerin çalışmalarına bağlamaktadırlar. Grubun etkili üyelerinden Abdülrahim, üniversitelerinde Türk dünyası öğrencilerinin nasıl ikinci plana itildiklerini de anlatıyor.

Etkinlikler çerçevesinde Fethiye Belediyesi Başkanının davetlisi olarak, Yörük çadırında doğal peynir, zeytin, yağ, bal gibi ürünlerden oluşan güzel bir kahvaltı yaptık. kahvaltıdan sonra çadır sahibi gönül insanı İsmail Kerimoğlu, sazıyla güzel türküler okudu.

Kazakistan’dan Aselya Yerkinay Ongarova Kazakça söyledi. Azerbaycan’dan Kerkük’e geniş yelpazede bir şölen yapıldı.

Buluşmanın en renkli gruplarından biri de, VatanBir Dergisi gurubuydu. Ahsen Hanımın neşeli ve samimi davranışları muhabbetleri herkesin ilgi kaynağı oldu. Tabelalardaki ve yerli malı kullanımındaki hassasiyet ayrıca üzerinde durulması gereken bir özellikti. Şenay Caner Hanımla temsil ettiler.

Gerek Karabük ve gerekse Fethiye Buluşmasında üstün sanatçılık yeteneğini Türk Dünyası gençlerine ithaf etmiştir. Bu büyük sanatçımız ve gönül ehli Hatice Aygün Selvitopu’dur. “Geçmişten Esintiler” sergisinde birbirinden güzel ve değerli tablolardan oluşan bir sergi açtı.

Sonuç

Bir haftalık boyunca dikkatimi çeken bazı olumsuz hususları da belirtmek faydalı olacaktır. Fethiye Belediye Başkanı’nı ziyarette başkan grubu göstererek “İşte Turan’ı kurduk!” diye söze başladı. Arkasından da “Amaç kültürel birlik siyasi birlik değil” dedi. Elbette siyasi birlik olmadan kültürel birliğin nasıl gerçekleştirileceği ayrıca tartışılması gereken bir konu olmakla birlikte mevcut gerçekliklerle uyuşmayan yaygın ama yanlış bir kanaat dile getirilmiştir. “Türk (Dili Konuşan) Ülkeler Parlamenter Asamblesi” ve 2-3 Ekim 2009 tarihleri arasında Nahcivan’da “Türk Dili Konuşan Devlet Başkanları” toplantısı oldu ve burada Türk Dili Konuşan Devletler İşbirliği Konseyi (Türk Konsey) kurulması hususunda devletler arası mutabakata varıldı. Bunlar siyasi nitelikli çalışmalardır.

Karabük’te gerçekleştirilen TDGT Buluşmasında belediye başkanı defalarca bizi ziyaret etmiş ve yakından ilgilenmişti. Fethiye’de ise bu ilgi maalesef zayıftı. Değerli arkadaşım, Halime Büyük Güzel gece gündüz bize özel alaka göstermiştir. Kültür müdürü bizimle ilgilenmesine rağmen müdür mesaisinin önemli kısmını “özel” misafirlerine ayırdı. Ulaşımda kısa aksaklıklar vardı. Yarıca belirtmek gerekmektedir ki, bu toplantılar değerli akademisyenlerimizin vereceği konferanslarla zenginleştirilebilir.

Emeği geçen herkese teşekkür ederim…

TÜRK DÜNYASI GENÇLİK TOPLULUĞU 6. GENÇLİK BULUŞMASI (ÖZEL) BASIN BİLDİRGESİ

DOĞU TÜRKİSTAN

Uluslar arası basına yansıyan son gelişmelere göre, Doğu Türkistan’ın Kaşgar, Gulca, Yarkent ve Hoten şehirlerinde yaşayan, çoğunluğunu çocukların ve gençlerin oluşturduğu on bine yakın Uygur kökenli kişi Çin hükümeti tarafından tutuklanmıştır. Türk Dünyası Gençlik Topluluğu mensupları olarak, bu kişilerin hayatından endişe duymaktayız. Urumçi’de Türklerin az yaşadığı bölgelerde Han Çinlileri tarafından kuş avlarcasına Uygur avı başlatılmıştır. Bununla birlikte, 16.07.2009 tarihinde Urumçi’deki bir hapishanede 197 kişi enselerinden vurularak katledilmiştir. Şu anda Doğu Türkistan’la ne internet ne de uydu telefonlarıyla iletişim sağlanmaktadır.

Etnik soykırım nitelikli bu olaylar ilk kez yaşanmamış, 1997 Gulca katliamı gibi, yakın tarihte pek çok örneği görülmüştür.

05.07.2009 tarihinde Doğu Türkistan’ın başkenti olan Urumçi Şehrinde Çin yönetimi tarafından yapılan soykırımı şiddetle kınıyor ve Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin yanında olduğumuzu belirtmek istiyoruz.

IRAK

Son dönemlerde Türkmeneli bölgesinde düzenlenen bombalı saldırılar sonucunda birçok kardeşimizin şehit düştüğü haberini basında göremediğimizden dolayı üzüntümüzü dile getirir, Türk medyası tarafından bu saldırıların daha fazla gündeme getirilmesini, Irak’ın kuzeyindeki Türkmen varlığının hiçe sayılmamasını ve milletimize karşı sosyal bir duyarlılık oluşturmasını arzu ederiz.

Gerek Türkiye ve gerekse Irak açısından jeopolitik bir öneme sahip olan Türkmen kenti Telafer son zamanlarda pek çok insanın ölümüyle sonuçlanan bombalama olaylarına sahne olmaktadır. Telafer kenti üzerinde hesabı bulunan güçlerin yaptığını bildiğimiz bu saldırıların amacının Türkmenler arasında mezhep kavgasının başlatılması olduğunu düşünüyoruz.

Irak’ta son yapılan 2005 parlamento seçimlerinde Türkmenlerce kazanılan dokuz milletvekilinin, başka etnik gruplarla kıyaslandığında çok yetersiz olduğunu ve bunun sebebini de seçimlerdeki usulsüzlük olduğunu düşünüyoruz. Seçim sonuçlarının uluslar arası tarafsız gözlemciler nezdinde yeniden gözden geçirilmesini talep ediyoruz.

AFGANİSTAN

Son zamanlarda Afganistan Genel Kurmay Başkanı Sayın Org. Abdurraşid Dostum ile ilgili dünya basınında çıkan haberlerin, Afganistan’daki Milli Birliğin bozulmasında etkili olduğu kanaatindeyiz. Afganistan’ın Milli Birliğe ihtiyacı olduğu bugünlerde bu tür haberler ülkede yeniden yapılanmayı engellemekte, ayrıca, ülkede yaşayan halkların birlik, beraberlik ve dirliğini istemeyenlere cesaret verdiği kanaatindeyiz.

Kaysar, Kunduz, Şibirgan başta olmak üzere Afganistan’ın bir çok bölgesinde acımasızca katledilen halkımız ile ilgili aldığımız haberler bizleri derinden üzmektedir. Bütün bu insan hakları ihlallerinin tarafsız mercilerce araştırılıp soruşturulmasını istiyoruz.

Afganistan’da yapılacak olan önümüzdeki seçimlerde Afganistan Türklerinin, “Afganistan için mili biriliğe ve milli birlik içinde sosyal adalete ihtiyacımız vardır” diyen Org. Abdurraşid Dostum’un önderliğinde tek çatı altında toplanmalarını arzu ediyoruz.

Afganistan Genel Kurmay Başkanı, Afganistan Türklerinin lideri, Afganistan Gençler Hareketi’nin ve Türk Dünyası Gençlik Topluluğu’nun manevi atası Sayın Org. Abdurraşid Dostum’a, Türkiye ve Afganistan Resmi makamlarının açıklamalarına rağmen, son zamanlarda yapılan asılsız ithamları şiddetle kınıyor ve Afganistan’ın Milli Birliği için verdiği mücadeleden dolayı sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.

İkbal Vurucu

Reklamlar

Bir Yanıt

  1. Kandaşlarım selam ederim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: