Bakü uluslararası şiir şöleni


Bakü Şehitler Hıyabanı 1918 yılında Bakü Muharebesinde şehit olmuş Azeri ve Türk askerlerinin defnedildiği mezarlığın adı. 1924-1990’lı yıllar arasında Bolşevikler işbaşına gelince ilk iş olarak bu şehitliğin adını değiştirmişler. Buraları eğlence merkezi haline getirerek buraya “Dağüstü Park” adını vermişler. Sovyet Kızılordusu’nun 19 Ocak’ı 20 Ocak’a bağlayan gece yaptığı ve Şubat ayı boyunca devam eden çoluk çocuk en az 130 kişinin katledildiği ve  “Kara Ocak” olarak anılan katliamdan sonra bu alanın ismi yine Hıyaban olarak değiştirilmiştir. Hazar denizine nazır bir tepede Azerbaycan’ın bağımsızlığı sürecinde 1991’de Ruslara karşı Karabağ sorununda Ermenilere karşı savaşan Azerbaycan Türklerinin mezarları ve 1918 yılında Nuri Paşa komutasında Bakü’ye girerek Ermeni ve Ruslardan şehri kurtaran Türk birliklerinden şehit olanların anıtları burada bulunuyor. Bakır plakalara kazınmış şehit Anadolu gençlerinin isimlerini okurken bir an için kendimi Çanakkale şehitliğinde hissettim. Türkiye’nin dört bir yanından buralara gelip şehit olan gençlerin isimlerini teker teker okuyorum. Doğduğum yer olan Sinop’tan gelip burada şehit olanların isimlerini okurken heyecanlanıyorum: Sinoplu Mehmet Oğlu Er İsmail:1310 Sinop- 1334 Bakü Sağ Cenah Sırtlarında Yapılan Muharebede; Hüseyin Oğlu Er Hadis: 1303 Sinop-1334 Bakü Civarında; Halil Oğlu Er Hüseyin: 1308 Sinop- 1331 Aktaş Tepesinde…’ Daha onlarcası şehit düşmüşler. Şiir programı için bir araya gelmiş şair ve yazarlar grubu hep birlikte şehitlerin ruhuna Kuran okuyup dua ediyoruz. Kısa süre önce indirilen Türk bayrağı yeniden şehitlerimiz üzerinde dalgalanıyor.  Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkileri normalleştirme amacıyla imzalanan protokolün ardından şehitlikteki Türk bayrakları tamirat gerekçesiyle kaldırılmıştı.

Uluslararası Şiir Şöleni’nin açılış töreni için Azerbaycan Rus Dram Tiyatrosuna doğru hareket ediyoruz. Tiyatronun önü programı bekleyen kalabalıklarla dolu. Azerbaycan’da her kesimden şiire büyük ilgi var. Salona girdiğimizde bu daha belirgin olarak kendini gösteriyor. Salon tıklım tıklım dolu. Birçok milletvekili, bakan ve bürokrat katılmasına rağmen protokol gerilimine hiç rastlanmıyor. Türkiye’de alıştığımızın tam aksine ön sıralardaki koltuklara lise ve üniversite öğrencileri oturuyor. Devlet ricali ve bürokratlar arka sıralardaki yerlerinden gayet memnunlar. Folklor gösterilerinin ardından Azerbaycan ve Türkiye’yi temsilen yazar temsilcileri, milletvekililer ve üniversite yöneticileri Türkiye-ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğe vurgu yaparak şiirin ve şairin bu konuda en müessir elçi olduğuna dikkat çeken konuşmalar yaptılar. Azerbaycanlı kadın parlamenterlerin irticalen yaptıkları coşku dolu konuşmalar gerçekten dinlenmeye değerdi. Şiir şöleni açılışında sırasıyla TYB Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz, Azerbaycan Yazıcılar Birliği Başkanı Anar Rızayev, Kafkas Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Ahmet Saniç ve TYB onursal başkanı D. Mehmet Doğan duygu yüklü konuşmalar yaptılar. D. Mehmet Doğan’ın Azerbaycan Yazıcılar Birliği Başkanı Anar’dan TYB merkezine asılmak üzere Azerbaycan bayrağı istemesi duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Konuşma molalarında salondaki izleyici manzarası görülmeye değerdi. Yaşı kemale ermiş şiir heveslisi Azeri bayanlar ne yapıp edip de sahneye çıkıp şiir okuyabilmenin yollarını arıyorlardı. İçlerinden birisi elindeki şairlik kartını bize uzatarak tam sekiz tane şiir kitabının olduğunu ama şiir okuyacaklar listesine giremediğini söyleyerek bizden yardım istiyordu. Elimizden bir şey gelmezdi bir yolunu bulup sıvıştık. Prof. Dr. Yavuz Akpınar‘ın Azerbaycan Türkiye edebiyatını anlattığı açılış konferansını dinledikten sonra Atatürk Kültür Merkezi’nde şiir okumalarına geçildi. Yuvarlak masa etrafında gerçekleşen şiir dinletisi ses düzenindeki aksaklıklar dışında doğal ve sıcaktı. 40’ı aşkın şair dört oturum halinde şiirlerini okudular. Atatürk Kültür Merkezi’ndeki şiir programı çıkışında Kafkas Üniversitesi Türkoloji profesörüMinahanım Tekleli‘nin okuduğum şiirde geçen “naz ağacı”na dair verdiği ayrıntılı bilgi gerçekten şiir programının ne kadar dikkatle dinlenmiş olduğuna dair bir işaret gibiydi.

Uluslararası Şiir Şöleninin ikinci bölümü Kafkas Üniversitesi’nde yapıldı. Çoğunluğu öğrencilerden oluşan salon yine tıklım tıklım. Hanemir Telmanoğlu ile burada tanışıyoruz. Hanemir Türkiye’de tahsil görmüş, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirmiş bir şair. Öğrenciliği sırasında Dergâh dergisinde şiirleri yayınlanmış. Türk edebiyatı ile Azeri edebiyatı arasında köprü görevi görüyor. Arkadaşlarıyla birlikte ‘Dokuz İklim’ ve ‘ Enver Paşa’ isimli edebiyat dergilerini çıkarıyor. İsmet Özel’in şiirlerini Azericeye kazandırmış. Osmanlıyı anlatan Azerice bir romanı da var. Kafkas Üniversitesi salonunda okuduğu “Saatim Bağdat’ta Kaldı” şiiri Türk şairlerinden büyük beğeni topladı. Zira Azeri şairleri içerisinde sınırlarını aşabilen tek şair Hanemir’di desek abartmış olmayız. Çuvaşistan’dan Yunanistan’a, İran’dan Özbekistan’a, Gagavuzya’dan Kosava’ya kadar dünyanın dört bir yanından gelen şairler gün boyunca şiirlerini okudular. Kimi şairlerin şiir okurken gösterdikleri teatral tavırlar ‘şiir okumaktan şairler ne anlıyorlar?’ sorusunu gündeme getirdi. Türkiye’den Osman Özbahçe, Ali Ural, Ahmet Murat, Metin Önal Menguşoğlu, Mustafa Aydoğan, Ali Ayçil, Bahaeddin Karakoç, Mustafa Özçelik, Hicabi Kırlangıç, Mehmet Aycı, Şeref Akbaba, Arif Dülger, Atilla Maraş, Rıdvan Canım, Yasin Hatipoğlu, Arif Dülger ve Talip Işık gibi şairlerin şiirlerini okuduğu programda çeşitli konularda yapılması düşünülen atölye çalışmaları şiir okumalarının yoğunluğu sebebiyle istenilen derinlikte gerçekleşemedi. Gönül ister ki bu tür şiir şölenlerinde atölye çalışmaları bir gün içerisine hasredilmek yerine birkaç güne yayılsın. Hatta farklı mekânlara dağıtılarak değişik yerlerden katılımlar sağlansın. Yine şiir okumaları üç gün içerisine dağıtılarak dinleyicinin dikkat ve ilgisi daha canlı tutulabilir. Dünyanın değişik yerlerinden gelen şairlerin birbirlerini tanımaları için de bir takım çalışmalar yapılabilir. Bütün katılımcı şairlerin okuyacakları şiirlerle birlikte biyografileri önceden kitaplaştırılıp programı dinlemeye gelenlere dağıtılabilir.

Türk dilini temsil kabilinden her sene verilen büyük ödüller bu seneki programın sonunda da sahiplerini buldu. Büyük ödüllerin takdiminden önce konuşan D. Mehmet Doğan verilen bu ödüllerin şiire değil Türk dil ve edebiyatına büyük hizmeti geçmiş şairlerin emeğine karşı bir vefa olduğunun altını özellikle çizdi. Buna göre, Kosava’dan Zeynel Beksaç Ahmet Haşim büyük ödülüne, Türkmenistan’danOrazdurdu Yağmur, Hüseyin Cavid büyük ödülüne ve Türkiye’den M. Atilla Maraş Nizami Gencevi büyük ödülüne layık görüldüler.

Bakü’den Şirvan şahlar Sarayından Seyyid Yahya Bakuvi türbesine sürünerek geçtik. Şehrin en biçimsiz heykeli neden Şah İsmail‘in heykeliydi hiç üzerinde durmadık. Eski Bakü mevkiinde Kız Kalesi civarında hiç beklemediğimiz bir anda ezan sesiyle silkindik. Az ilerde şii camiinde şii kardeşlerimizin cemaatine katılıp saf tutup el bağladık. Namaz sonunda imamın hasetsen biz Türkler için üretken ettiği duaya hep beraber ‘âmin’ dedik. Azatlık meydanında Alman esirlere yaptırıldığı söylenen başkanlık sarayına ve meydandaki havuzun etrafında tur atan gelinle damada aynı anda baktık. Şehrin ilk şair heykeli diye bilinen Azerbaycan’ın Şair Eşref’i Mirza Alekber Sabir Tahirzade‘nin önünden tebessümle geçtik. Şehriyar‘ın Haydar Babaya gönderdiği selamı Bahtiyar Vahapzade‘nin taze mezar toprağına gönderdik. Kafkas Üniversitesi rektörünün yaptığı konuşmadan aklımızda kalan o son cümleyle Bakü’den ayrıldık. ‘Dünyanın acilen kalp nakline ihtiyacı var!’ diyordu rektör. Kalpten kalbe açılan sınırları kaldıracak olan da, kaskatı kesilmiş dünyaya kalp naklini yapacak olan da yine şairlerden başkası değildir.

Hüseyin Akın / araştırmacı yazar

MilliGazete

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: