Türk Dünyası Liderleri Nahçivan Toplantısı, Türk Dünyası Seçeneği ve Türk Basını


Türk Dünyası Liderleri Nahçivan Toplantısı, Türk Dünyası Seçeneği ve Türk Basını02-03 Ekim 2009 tarihleri arasında Azerbaycan’a bağlı Nahçivan Özerk Cumhuriyeti’nde “Türkçe Konuşan Ülkelerin Devlet Başkanlarının Dokuzuncu Zirvesi”, düzenleniyor. Zirveye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ev sahibi sıfatıyla Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbaev, Kırgızistan Devlet Başkanı Kurmanbek Bakiyev ve Türkmenistan Devlet Başkanı Yardımcısı Hıdır Saparliyev`in katılması öngörülüyor.

Bu zirve sebebiyle Türk basınında 2 Ekim tarihi itibarıyla hangi haberlerin çıktığına dair kısa bir inceleme yaptığımızda ilginç bir tablo ile karşılaştık. Zira Türkiye’nin adeta 82. Vilayeti gibi Türkiye’ye entegre olan, sınırımızın hemen yanı başında yer alan Nahçivan Özerk Cumhuriyeti’ne dört devlet başkanı ve bir de başkan yardımcısı gelmekte ve Türkiye için hayati önem arzeden bir toplantı yapmakta ama her nedense basında bu zirve pek de yer almamaktadır. Geçtiğimiz hafta da Bakü’de Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi II. Toplantısı da yapıldığında maalesef basınımızda ve kamuoyumuzda yeterince ilgi görmemişti. Örneğin buna benzer ve hatta daha dar kapsamlı zirvelerin Ortadoğu versiyonunun kısa bir süre önce gerçekleştiğinde basınımızın gösterdiği ilgi ile kıyasladığımızda arada dağlar kadar bir mesafenin olduğunu görmekteyiz. Peki ama Türkiye’de son yıllarda Türk dünyası aktüelliğini neden kaybetti? Ortadoğu ve Arap teması Türk dış politikasında neden Türk dünyasının önüne geçti? Bu soruların elbette tek bir cevabı yoktur ve bu yazının da ana teması bu değildir. Bu sorulara değişik açılardan bakılarak cevap da verilebilir. Ancak şu bir gerçek ki, hükümetlerin dış politika tercihleri ile o ülkelerin kamuoyu ve basınının gösterdiği ilgi arasında doğrudan bir bağlantı bulunmaktadır. Örneğin Türkiye’de Gazze konusunun Dağlık Karabağ konusundan daha aktüel olması da yine dış politika tercihi ile açıklanabilir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada Gazze halkının aylardır çadırlarda yaşadığını vurgulaması, buna rağmen Ermenistan’dan, Dağlık Karabağ’dan ve hatta Dağlık Karabağ dışında yer alan 7 vilayetten kovulan yaklaşık bir milyon Azerbaycan Türkünün yaklaşık 20 yıldır çadırlarda yaşadığına vurgu yapılmaması da bu çerçevede değerlendirilebilir. Bu konu aslında daha detaylı irdelenebilir fakat yukarıda da ifade edildiği gibi bu konu başka bir yazınının konusudur.

Türkçe Konuşan Ülkelerin Devlet Başkanlarının Nahçivan Zirvesi bu anlamda yapılan dokuzuncu toplantı olacaktır. İlki hatırlanacağı üzere 1992 yılında düzenlenmişti ve o tarihten itibaren zaman zaman kesintiye uğrasa da şimdiye kadar sekiz toplantı gerçekleşti. Bu toplantıların dördüne Türkiye evsahipliği yaptı. Bu toplantılarda bazı ülkeler devlet başkanı düzeyinde katılırken, bazıları ya hiç katılmadı veya daha düşük düzeyde katılım gerçekleştirdi. Yine şimdiye kadar bu toplantılara hep katılmış olan KKTC Cumhurbaşkanının bu toplantıya katılmaması da ilgin bir durumu ortaya çıkarmaktadır.Acaba KKTC Cumhurbaşkanı mı katılmayı tercih etmedi, yoksa katılımcı ülkelerden mi bir rezerv geldi?

“Türkçe Konuşan Ülkelerin Devlet Başkanlarının Dokuzuncu Zirvesi”nde hem ikili görüşmeler yapılacak ve hem de bölgesel işbirliği konuları ile küresel sorunlar ele alınacaktır. Bu zirveCumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Devlet Başkanı İlham Aliyev arasında doğrudan yapılacak görüşmelerin Ermenistan Açılımı ve Protokollerinin imzalanması öncesine denk gelmesi de ayrıca önem taşımaktadır. Bu zirvenin belki de en önemli yanı katılımcı devletlerarasında işbirliğinin kurumsallaşmasını öngören Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin kurulmasına dair Nahçıvan Anlaşması da liderler tarafından imzalanması olacaktır. Nahçıvan Anlaşması uyarınca, Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Konseyi, Türk Dili Konuşan Ülkeler Dışişleri Bakanları Konseyi, Kıdemli Memurlar Komitesi, Aksakallar Heyeti ve merkezi İstanbul’da olacak Sekretarya’dan oluşan düzenli bir danışma mekanizması oluşturulacaktır.

Nahçıvan’da yapılacak ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de katılacağı zirvede, Türkçe konuşan ülkeler platformunun daimi bir genel sekreteryasının oluşturulması kararının alınması da beklenmektedir. 9. zirvenin gündeminde, ortak alfabe çalışması, Türk lehçeleri karşılaştırmalı sözlüğünün hazırlanması gibi kültürel konuların yanı sıra, ortak enerji politikasının oluşturulması, ulaştırma alanında işbirliğinin geliştirilmesi ile bölgesel ve uluslararası sorunlar hakkında fikir alışverişinde bulunulması gibi başlıklar yer almaktadır. Zirvenin Azerbaycan’da yapılması sebebiyle Dağlık Karabağ sorununa ilişkin bir ifadenin de zirve sonuç bildirisinde yer alması beklenmektedir.

Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in önerisi ile hayata geçirilen Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi’nin (TÜRKPA) ikinci toplantısı da Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapıldı. Azerbaycan Milli Meclisi’nde yapılan toplantıya Azerbaycan Meclis Başkanı Oktay Esedov, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Kazakistan Meclis Başkanı Oral Muhamedjanov ve Kırgızistan Meclis Başkanı Aytibay Tagayev katıldı. Türkmenistan ve Özbekistan Meclis başkanları ise yer almadı. TÜRKPA’nın ilk konsey toplantısının açış konuşmasını yapan Azerbaycan Meclis Başkanı Esedov, TÜRKPA’nın kurulmasının Türk dili konuşan ülkeler arasında ilişkilerin geliştirilmesi ve ortak sorunların çözümünde önemli rol oynayacağını belirtti. Esedov, “Biz bugün her birimiz ayrı ayrı dillerde konuşuyoruz, inanıyorum ki bir gün biz aynı dilde konuşacağız ve bize tercüman lazım olmayacak.” diye konuştu. TÜRKPA’nın ilk konsey toplantısı, açış konuşmasından sonra basına kapalı devam etti. Bu toplantıda

Asamlenin konuşma dilinin Türkçe olması kararı da alındı. Zira şimdiye kadar hem TÜRKPA toplantılarında ve hem de Türkçe Konuşan Ülkelerin Devlet Başkanları Zirvesinde ortak dil olarak Rusça kullanılmaktaydı. TÜRKPA’nın genel sekreterliği Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de olacak. Genel sekreterlik görevine ise Yeni Azerbaycan Partisi’nin Gençlik Kolları Başkanı Ramin Hasanov seçilmiştir.

Son yıllarda Türk basınında Türk Dünyası coğrafyasının Arap coğrafyasının gerisinde kalmasına rağmen hem TÜRKPA girişimi ve hem de Devlet Başkanları Zirvesi’nin halen yapılıyor olması yine de başarıdır. Ancak bu başarıda Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan ve Kazakistan’ın özel bir yeri vardır. Doksanlı yılların başında Türkiye kaynaklı olarak 21. Yüzyıl Türk Asrı olacaktır, “Adriyatikten Çin Seddine Türk Dünyası” sloganının altının doldurulamaması ve slogandan öteye geçmemesi; Ayrıca bu sloganların ve girişimler ile “bazı desteksiz atışların” bölgede “Turancılık” korkularını canlandırması ve bu yönde hem bölge ülkelerinin hem de Türk Cumhuriyetlerinde “korku” oluşması Türkiye’nin girişimlerine karşı yanlış bir anlama ve karşı koyuşu da beraberinde getirdi. Bu ülkelerin ekonomik olarak da bu kurumlar çerçevesinde büyük beklentiler içerisine girmesi ve Türkiye’nin de bu beklentileri karşılayacak ekonomik kapasitesinin olmayışı Türkiye’nin Türk dünyası girişimlerini başarısız kılmıştır.

Bugün gelinen noktada artık Türkiye’nin bölge üzerinde “başka türlü emellerinin” olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca Azerbaycan ve Kazakistan başta olmak üzere bölge ülkeleri kendi ayakları üzerinde durmaya başlamış ve hatta bu tür zirvelere ev sahipliği dahi yapacak durma gelmiş ve bütçe katkısı vermeye başlamışlardır.

Türk Dünyası konusunda Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’in yanı sıra; Türk Dünyasının Aksakalı olarak Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbaev’in da rolü çok büyüktür. Nazarbayev bölgesel etegrasyon konularında tarihi önerilerde bulunmuştur. Nazarbayev’in önerilerinden TÜRKPA artık hayata geçmiştir. Bir diğer öneri olan bölgesel birlik konusu ise hala hayata geçmeyi beklemektedir. Nazarbayev bir röpörtajında “1918’lerde Mustafa Çokay’ın “Bizim kanımız bir, canımız bir, bu dünyada da, o dünyada da birleşmemiz lazım” dediğini hatırlatarak o dönemde, Orta Asya’ya “Türkistan Cumhuriyeti” dendiğini belirtmektedir. Nazarbayev’e göre o dönemden beri bu sözler önemini hiç kaybetmedi.

Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbaev’in bir röpörtajında adeta öğüt niteliğindeki sözleri aşağıda olduğu gibi verilmiştir. “Elbette en iyisi bizim Orta Asya Devletlerinin Birliği’ni kurmamızdır. Çünkü bütün dünyada birlik oluşturma temayülü var. Latin Amerikasında bu MERCOSUR – Brezilya, Arjantin ve Şili, Avrupa’da Benelüks dediğimiz Belçika, Lüksemburg ve Hollanda, Güney-Doğu Asya’da da böyle birlikler var. Doğu’da Arap ülkelerinin birliği var. Yani ülkeler arasında birlik oluşumları olmaktadır. Bizim Allah’ın birleşmemizi kaderimize yazdığı ve dil engelleri olmayan 55 milyon halk, birbirinin eksikliklerini tamamlayabilen bir ekonomi, aynı bölgede yaşama, karayolu ve enerji bağlantıları gibi özelliklerimiz var. Bu bölge dış pazarlara muhtaç olmaksızın kendi yiyecek içeceğini sağlayabilecek kapasitededir. [Birlik için] daha başka ne gereklidir? Bizler birbirlerimize saygılıyız. Halk bundan sadece yarar görebilir. Bizim böyle bir birliği niçin kuramadığımızı hala anlayamıyorum.

Doğrusunu söylemek gerekirse, bu konuda çok konuşmalıyız. Bizim kendi vatandaşlarımıza da, komşularımıza da bu konuda daha çok söylenmelidir. Basın organları bizim kültürlerimizin yakın olduğu, ortak tarihimiz, dilimiz olduğu ve bizim çocuklarımızın geleceği hakkında daha fazla yazmalı, çizmeli. Bu entegrasyon, ekonomik açıdan avantaj sağlayacaktır. Ayrıca, genel olarak bizim güvenliğimize de hizmet edecektir. Bu sebeple, ben bu konudaki çalışmalarımı devam ettiriyorum.”

Nazarbayev’in bu sözleri üzerine aslında fazlaca söylenecek bir şey bulunmamaktadır. Türkiye ve Türk dünyası arasında entegrasyonun sağlanması için aslında altyapı ve konjonktür son derece müsaittir. Sadece yapılması gereken Türkiye’nin Türk dış politikasında AB hedefi ile çelişmeyen, Ortadoğudaki etkinlik arayışı ile çakışmayan Türk dünyası seçeneğini önemli bir tercih haline getirmektedir.

Sinan OĞAN

TÜRKSAM Başkanı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: