Rusya ve Çin Yakınlaşması


Hazar ve Orta Asya doğalgazı üzerindeki kavga büyüyor. Rusya’nın finanse ettiği Güney Akım’ı Amerika’nın finanse ettiği Nabucco’ya karşı...

Eğer geçen haftalarda yaşananları dikkate alırsak Rusya’nın Batıcılık perspektifinin Doğuculuk’a yöneldiğini söyleyebiliriz. Zaten Rusya’nın Batı ile olan ilişkisinin kötüleşmesi Çin ile olan stratejik ortaklığında gelişmelerin olmasını kaçınılmaz kılıyor.

Rusya – NATO diyalogunun yeniden başlama teşebbüsü ise yolunu şaşırdı. Rus – Amerikan ilişkilerinde oluşabilecek bir ‘resetleme’ haline dair yeşermeye başlayan umutlar da çoktan ters yüz oldu. Zira Batı’dan gelen çeşitli baskılara rağmen iki önemli Çin devlet görevlisi – Savunma Bakanı Liang Guanglie ve Dışişleri Bakanı Yang Jiechi – Moskova’ya geldi bile.

Geçen çarşamba NATO’nun iki Rus diplomatı sınır dışı etmesine Moskova’nın tepkisi çok sert oldu. Rusya durumu gayet sert bir tonda ‘acemi bir provokasyon’ ve ‘çok çirkin bir eylem’ olarak niteledi. Rus Dışişleri Bakanı Batı’daki bazı ‘tamamıyla ahlaksız güçler’in Rusya’nın Avrupa ile olan diyalogunu baltalamak için ‘ateşli’ bir şekilde bahaneler ürettiğini ileri sürdü.

NATO’nun Brüksel’deki karargahından çıkarılan söz konusu iki önemli diplomat ise Rusya Siyasi Masa Şefi ve Başdanışman Viktor Kochukov ve Sorumlu Ateşe ve Genel Sekreter Vasily Chizhov. Diplomatlar ‘diplomasi ilkeleriyle bağdaşmayan’ casusluktan suçlanmışlardı.

Rusya’nın NATO’ya olan tepkisi bir adım ileri daha gitti ve söz konusu durumun ‘ABD-Rusya ilişkilerindeki iyileşmeyi aksatacağı’ ileri sürüldü. Şu anki duruma bakıldığında, 19 Mayıs’ta Belçika’da toplanacak olan Rusya-NATO Dışişleri Bakanları zirvesinin sorunlu geçeceği gözüküyor. Zira karşılıklı bakış açılarındaki sertlik ve önyargılar hala sürüyor.

Beklendiği gibi Moskova önümüzdeki salı başlaması beklenen NATO’nun Gürcistan’daki 27 günlük askeri tatbikatı üzerine kınama açıklamalarını da yoğunlaştırdı. Devlet Başkanı Dimitri Medvedev tatbikatları ‘açık bir provokasyon’ olarak niteledi ve tatbikatı yapmaya karar verenler için olumsuz sonuçlar doğurabileceğini bildirdi. Medvedev ayrıca Gürcistan’ın yeniden silahlanması için oluşan ittifakı da suçladı. Rusya’nın Gürcistan’ı Kafkaslarda köşeye sıkıştırmak için daha geniş planlar kurduğu belli.

Bir ön adım olarak, Moskova geçen perşembe Gürcistan’dan ayrılan bölgeler Abhazya ve Güney Osetya ile beş yıllık bir sınır savunma anlaşması imzaladı. Anlaşmaya göre iki bölgenin de sınır savunması (deniz sınırları da dahil) Rus güçlerine bırakılacak.

Gürcistan’la alakalı olan hızlı gelişmelerin zeminini ise Hazar petrolleri üzerindeki rekabet oluşturuyor. Muhtemelen, kızgın diplomatlar önümüzdeki perşembe Prag’da yapılacak olan Avrupa Birliği zirve toplantısında Rusya’yı ‘rövanşist’ diye damgalamak için malum gerilimi suiistimal edeceklerdir. Çünkü zirvede Hazar ve Orta Asya doğalgazını Avrupa’ya taşıyacak olan iki rakip boru hattı projesi – Rusya’nın finanse ettiği Güney Akım ve Amerika’nın finanse ettiği Nabucco – üzerinde konuşulacak.

Avrupa’nın sahip olduğu enerji kaynakları yüzünden Rusya’ya olan bağımlılığı da bu Prag zirvesinde ölçülmüş olacak. Nabucco’nun taraftarları arasında Rusya’nın Güney Akım’ı istikrarlı bir şekilde ilerlettiğine dair artan bir rahatsızlık var. Fakat Almanya, Fransa ve İtalya gibi önde gelen Avrupa ülkelerinin Rusya ile arası iyi. Amerika’nın Güney Akım’ı durdurma girişimleri ise sonuçsuz kaldı.

Geçen perşembe Rus Gazprom ile Bulgar doğal gaz şirketi Bulgargaz Güney Akım’ın fizibilite çalışmaları için işbirliği anlaşması imzaladı. Fakat Bulgar tarafı Avrupa Birliği’nin 7 Mayıs’taki zirve toplantısından önce Güney Akım anlaşmasını resmiyete dökemiyor. Washington ise Bulgaristan’da temmuz başında yapılacak olan milletvekili seçimlerinin anlaşmayı ertelemesini umuyor. Bu durumda Amerikan tarafı kıl payı kurtulabilir.

Tüm bu etkenlerin Rusya ile NATO arasında var olan gerginlikte payları var. Ama hepsi bu değil. Amerikan desteğini arkasına alan NATO bir kez daha Orta Asya’ya çadır kurmak için kararlı adımlar atıyor. Batı’nın terörle mücadelede kullanılacak olan NATO bölge merkezini Tacikistan’da kurma girişimi, Amerika’nın NATO’nun Afganistan’daki operasyonları için kullanabileceği bir askeri üs konusunda yine Tacikistan’la anlaşmaya varmasıyla örtüşüyor. Amerika ayrıca Özbekistan’da benzer tesisler kurdu ve Türkmenistan’la olan müzakereleri ise sürüyor.

Bununla birlikte, Afganistan’daki durum ne kadar kritik olursa olsun Amerika NATO’nun Ortak Güvenlik Anlaşma Örgütü (OGAÖ) ve Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ)’den yardım istememesi konusunda ısrarcı. Aslında Başkan Barack Obama’nın Amerika’nın bölgesel politikalarında değişikliğe gideceği yönündeki sözlerine rağmen Bush döneminden kalma çevreleme stratejisi Orta Asya’da hala kullanıma hazır bekliyor.

Çin gazetesi Halkın Günlüğü (the People’s Diary)’nde geçenlerde yayınlanan bir makalede Obama diplomasi anlayışının ‘yumuşak güç’ ile şekillenmesinin sadece bir taktik olduğu belirtildi ve şöyle denildi: ‘Amerika dünya meseleleriyle alakalı dominant rolünden vazgeçecek değil… Bazen havuç kullandılar, bazen sopa; ama asla devasa askeri güçlerini kullanmaktan vazgeçmediler… Diplomasi de sadece politik bir oyun ve en önemli ilkesi en az pahayla en fazla karı elde etmek. Obama’nın diplomasisinin anlamı da masrafı azaltma ve aynı zamanda en fazla kardan da vazgeçmeme hedefinden başka bir şey değil.’

Makalede elbette Orta Asya’dan da bahsediliyordu. Hem Rusya hem de Çin, Amerika’nın bölgesel politikalarının kendi temel çıkarlarına çomak soktuğunun farkında. Rus devlet televizyonu Rossiya, geçen hafta Kırgızistan’daki Manas hava üssünü istihbarat operasyonlarında kullandığı için Amerika’yı suçlayan bir belgesel yayınladı. Rossiya Manas üstünde bulunan iki katlı penceresiz bir binanın görüntülerini yayınladı ve buranın Amerikan radyo-istihbarat biriminin merkezi olduğunu iddia etti. ( Manas Çin’in Xinjiang’daki askeri hava üslerine çok yakın.) Moskova ve Beijing’in Amerika’nın NATO’yu Orta Asya Bölgesi’ne sokmak için attığı hamleleri karşılayabilmek için kilit bir araç olarak ŞİÖ’ne yatırım yapacağına dair belirtiler de mevcut. ŞİÖ geçenlerde Tacikistan’da savaş oyunları piyasaya sürdü. Oyunlarda Afganistan’dan el-Kaide saldırıları geliyor ve teröristler kimyasal fabrikaları ele geçirip çalışanları esir ediyor.

Ayrıca Medvedev de Afganistan’ın istikrarına kavuşması için ŞİÖ’yü bölgede daha fazla rol almaya davet etti. Tartışılabilir belki ama Moskova, Amerika’nın Manas’tan çıkarılması konusunda Bişkek’i ikna ederek Orta Asya’daki oyunun kurallarını yeniden belirlediğini ima etti. Bölgede köşe kapmaca oynandığı kesin. Washington haftalarca Manas’ın kapatılmasından rahatsız olmamış gibi bir hava takınırken, Moskova ve Beijing ise ilgisiz kalmış gibi gözükmeye önem gösterdiler. Fakat şimdi ortaya çıktı ki Pentagon Kırgız Hükümeti’nin kararı geri alması için uğraşıyor. Bir Amerikan yetkilisinin ‘Biz hala Kırgızlarla yakın ilişki içerisindeyiz… Onlar bize Manas’taki Amerikan kuvvetlerinin varlığının son bulması için bildirimde bulunmuş olabilirler ama Kırgızistan’daki hikayemiz henüz bitmedi.’ dediği aktarıldı.

Çarşamba günü Pentagon sözcüsü Geoff Morrell ‘ Sanırım Manas konusunda Kırgızistan ile ilgili yaptığımız görüşmelerde ilerleme var… Ve sanıyorum ki birlikte bu işi başarabileceğimize dair bir umut var… Umarız mutlu sona yaklaşıyoruzdur.’ dedi. Öte yandan Bişkek kararının geri dönülmez nitelikte olduğunu teyit edip duruyor. Hatta Kırgız Başbakan Igor Chudinov ‘Böyle bir görüşme konusunda tek bir hükümet yetkilisi bile görevlendirilmiş değil. Bu konu hakkında hiçbir fikrim yok.’ diyerek bunu vurguladı.

Her halükarda Rusya, Kırgızistan’daki Kant hava üssünde bulunan hava kuvvetleri sayısını arttırmayı planlıyor. OGAÖ Sekreteri General Nikolai Bordyuzha bunun Orta Asya ve Afganistan’daki durumun ışığında geliştiğini belirtti. Moskova OGAÖ’yü canlandırmak için ortak bir girişimde de bulundu. Moskova ayrıca 14 Haziran’da yapılacak olan ve üye ülkelerin yeni hızlı müdahale kuvvetleri oluşturmasının da resmileştirileceği OGAÖ zirvesine ev sahipliği yapacak. Artık Rusya’nın Orta Asya güvenliğinin garantörü olma rolünü tekrar canlandırdığı kesin gözüküyor.

Bununla birlikte, Rusya ŞİÖ’yü Çin ile işbirliğini geliştirebileceği yegane forum olarak algılıyor. Geçen hafta ŞİÖ Savunma Bakanları’nı Moskova’da misafir eden Medvedev ‘Her şeyden öte ŞİÖ’nün içinde bulunduğu bölge oldukça karışık ve biz bu yüzden kendimizi çevreleyen bu gerçeği ve güvenlik ve savunma konularını işbirliği temelinde yürütme de dahil birçok konuda ülkelerimizin sıkı sıkıya hareket etmesi gerektiği gerçeğini dikkate almalıyız.’ dedi.

Çarşamba günü yapılan Savunma Bakanları toplantısı, ŞİÖ’nün işbirliği temelinde bölgesel sorunların üstesinden güçlü bir şekilde gelebileceğini göstermesi dolayısıyla Çin tarafınca bir hayli olumlu karşılandı. Liand Amerika’ya dolaylı bir gönderme yaparak düşmanlıktan, klik politikalardan ve tek taraflılıktan kaçınılması gerektiğinin ve ŞİÖ’nün tüm Avrasya bölgesinde önemli bir rolü olduğunun altını çizdi. Ayrıca Rusya ve Çin stratejik bağların kuvvetlendiğinin bir kanıtı olarak 2009 yılında tam 25 tane ortak askeri tatbikatı içeren geliştirilmiş askeri işbirliği programı üzerinde anlaştılar.

Rus Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov da geçen hafta içinde Çinli meslektaşını ziyaret ettiğinde benzer düşünceleri paylaşmıştı. Lavrov, Moskova ve Beijing’in Orta Asya Bölgesi’nin istikrarı ve güvenliği için ŞİÖ’nün kilit faktör olarak güçlendirilmesi gerektiği fikrinde olduklarını belirtti. Lavrov ‘dinamik bir şekilde gelişen’ Çin-Rus stratejik işbirliğinin merkezinde iki önemli ilkenin olduğunu bildirdi: İlki, iki ülkenin de çağdaş dünya sorunları üzerinde ortak bir perspektife sahip olduğu; ikincisi ise iki ülkenin de kendi çıkarlarını doğrudan ilgilendiren konularda her zaman birbirlerini destekleyeceği gerçeği.

Sözlerini dikkatlice seçen Lavrov, Rusya ve Çin’in Moskova’daki müzakerelerde ‘karşılıklı dostça kazanç ilişkisinin’ sürdürüleceği ve güçlendirileceği konusunda fikir birliğine vardıklarını da ekledi.


*Büyükelçi M. K. Bhadrakumar, Hindistan Dış İlişkiler Servisi’nde diplomat olarak önemli bir kariyer yaptı. Görevlendirildiği yerler Sovyetler Birliği, Güney Kore, Sri Lanka, Almanya, Afganistan, Pakistan, Özbekistan, Kuveyt ve Türkiye’ydi

Bu makale Ersen Akyıldız tarafından timeturk için tercüme edilmiştir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: