Afganistan’da NATO-KGAÖ Yakınlaşma Sürecine Doğru


Afganistan’da NATO-KGAÖ Yakınlaşma Sürecine Doğru

Muharrem Ekşi

2001 yılında Afganistan’da ABD’nin NATO bünyesinde terörle mücadele gerekçesiyle başlattığı operasyonların üzerinden sekiz yıl geçmesine rağmen operasyonlar hâlâ devam etmektedir.

Afganistan’daki terörle mücadele sürecinde ABD ve NATO, bölge ülkelerinden sürekli askerî üsler ve transit geçiş arayışları içerisinde olmuş, buna karşı ABD-Rusya arasında bölge ülkeleri üzerinden rekabet yaşanmıştır. Bugün gelinen noktada ABD, 4 Şubat 2008 tarihindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ, CSTO) toplantısında Bakiyev’in kararı neticesinde Kırgızistan’daki Manas askerî üssünü kaybetme sorunuyla karşı karşıya gelmiştir. Bu gelişme, bölgede askerî üs ve transit geçiş arayışlarının tekrar artacağı anlamına geldiği gibi aynı zamanda tekrar ABD-Rusya rekabetini artıracağı anlamına da gelmektedir.

Bu çerçevede ABD ve NATO, bir taraftan Kırgızistan ile Manas üssünün kapatılmaması konusunda müzakereler yürütürken diğer taraftan da Tacikistan ile transit geçiş ve muhtemelen askerî üs konusu üzerine temaslarda bulunmaktadır. Nitekim Tacikli yetkililerden 6 Şubat tarihinde ABD ve NATO’ya Afganistan operasyonları için askerî olmayan malzemelerin nakli için hava/kara sahasını açabileceğine dair mesajlar gelmektedir. Manas üssünün kapatılma kararıyla birlikte Afganistan ile yaklaşık 1200-1300 km civarında sınırı bulunan ve bölgede geçit ülkesi olarak nitelendirilen Tacikistan’ın Afganistan için ABD ve NATO açısından öneminin artacağı görülmektedir. Tacikistan’ın “bölgede ABD’nin yeni müttefiği mi olacak” sorularının şimdiden gündeme gelmesi bu açıdan şaşırtıcı değildir. Tacikistan’da askerî üssü ve uzay izleme istasyonu bulunan Rusya’nın ise bu gelişmeye pek sıcak bakmayacağı açıkça görülmektedir. Zaten Orta Asya’da ABD’nin bölge ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmesini hep tepkiyle karşılayan Rusya, Afganistan’a bölge ülkelerinden çok kendisinin yardım edebileceğini sürekli ifade etmektedir. Nitekim Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, sürekli olarak Afganistan’da Rusya’nın işbirliğine hazır olduğu mesajlarını göndermektedir. Buna son zamanlarda özellikle 2008 yılından itibaren Rusya’nın Afganistan’da NATO’ya kendi güdümündeki KGAÖ (CSTO) vasıtasıyla işbirliği teklifleri eklenmiştir.

Bölgesel bir güvenlik anlayışı çerçevesinde Rusya liderliğinde kurulan ve hâlâ yapılanma aşamasında olan KGAÖ’yü Moskova, Orta Asya’nın güvenlik mekanizması yapmak ve bu çerçevede Afganistan’a müdahil olmak istemektedir. Rusya’nın terörle mücadele işbirliği konsepti çerçevesinde KGAÖ’yü Afganistan’a eklemlemek istemesine rağmen ABD ve NATO buna sıcak bakmamaktadır. Bunun nedeni, Rusya’nın bölgedeki egemenliğini pekiştirmek mantığını yansıtan KGAÖ’nün Afganistan’da ABD ve NATO ile işbirliğine gitmesinin KGAÖ’ye resmiyet kazandıracağı ve Rusya’nın bölgedeki egemenliğini teyit etme anlamına geleceği kaygısıdır. Moskova’nın KGAÖ’yü Orta Asya’nın güvenlik garantörü olma sürecinde bir araç olarak kullandığı dikkate alındığında ABD’nin bu kaygısında ne kadar haklı olduğu görülmektedir. Ancak, ABD’nin Afganistan’da sekiz yıl boyunca pek bir başarı elde edememesi ve bir anlamda NATO’nun Afganistan’da varlık mücadelesi vermek durumunda kalması, ABD ve NATO’yu gönülsüz de olsa Rusya ve KGAÖ ile işbirliği sürecine itmektedir. Bunun için Rusya, ABD’nin bölge ülkelerindeki üslerini nüfuzunu kullanarak kapattırma stratejisi izleyerek, ABD ve NATO’yu kendisiyle işbirliği yapmak zorunda bırakmak istediği anlaşılmaktadır.

Bölgedeki gelişmelere güvenlik cephesinden bakıldığında ise Afganistan’da aktörlerin sorunları, askerî-güvenlik denklemi açısından gördüğü, askerî üs arayışlarından anlaşılmaktadır. Oysa Afganistan’da sorunlar, askerî-güvenlik boyutunun yanında siyasi, sosyo-ekonomik gibi alanları da kapsamaktadır. Askerî olmayan sorunlara karşı yine askerî tedbirlerin uygulanması bugüne kadar görüldüğü gibi başarı getirmemesine rağmen Afganistan için bugün de askerî üs arayışlarının devam etmesi, bölgedeki sorunun Afganistan boyutunu aştığını göstermektedir. ABD’nin Afganistan’da kalıcı yerleşerek bölgeyi kontrol etme stratejisi izlemesi ve buna karşı Rusya’nın ABD’nin bölgedeki varlığını temizlemek politikası gütmesi, Afganistan’daki temel sorunun büyük güç politikasından ibaret olduğuna işaret etmektedir.

Sonuç olarak; ABD-Rusya arasında Orta Asya’da Afganistan merkezli bir rekabet sürecinin Obama döneminde de ivme kazanarak artacağı anlaşılmaktadır. Rusya-ABD ilişkilerinin kritik bir dönemden geçtiği de göz önüne alındığında Afganistan’daki gelişmeler iki ülke ilişkilerinin seyrini de belirlemede önemli bir kilometre taşını ifade etmektedir. ABD’nin bölgede güç kaybetmeye ve Afganistan’da NATO’nun başarısız olmaya devam etmesi, Rusya’nın Afganistan’a müdahil olacağı NATO-CSTO yakınlaşma sürecine işaret etmektedir. Bu bağlamda Rusya, ABD ve NATO’ya, işbirliği adı altında kendi güdümündeki KGAÖ ile Afganistan’a eklemlenme politikası izlemektedir. KGAÖ’nün NATO’yla işbirliği yapmasının ise bir yandan Rusya’nın bölgedeki egemenliğinin tanınması anlamına geldiği gibi, aynı zamanda KGAÖ’nün de tescil ettirilmesi anlamına geleceği söylenebilir.

Muharrem Ekş 11 Şubat 2009 / ASAM

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: