Türk Dünyasının Acı Kaybı


Türk Dünyası ve Edebiyatının Acı Kaybı

Türk dünyasının en büyük şairlerinden kabul edilen Bahtiyar Vahapzade yaşama veda etti.

Azerbaycanlı ünlü şair, edebiyatçı, bağımsız Azerbaycan’ın manevi mimarlarından Bahtiyar Vahapzade hayatını kaybetti. 

Türk dünyasının en büyük şairlerinden biri olarak kabul edilen Bahtiyar Vahapzade, 16 Ağustos 1925’de Azerbaycan’ın Şeki kentinde doğdu. 9 yaşında ailesiyle beraber Bakü’ye taşınan Vahabzade, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı. 

1947 yılında Bakü Devlet Üniversitesi Filoloji Bölümü’nden mezun oldu ve aynı bölümde öğretim üyesi olarak göreve başladı. 

1964 yılında tamamladığı Samet Vurgunun Hayat ve Yaratıcılığı isimli monografisi ile filoloji doktoru ünvanını aldı. 

1980 yılında Azerbaycan İlimler Akademisi üyeliğine seçilen Vahabzade, 1990 yılında emekli olana kadar üniversite de ders verdi. 

Vahabzade, Almanya’daki Türk işçileri üzerinde araştırma ve incelemeler yaptı. Birçok defa Türkiye’ye geldi. Türkiye’den Bakü’ye giden pek çok ilim ve sanat heyetiyle görüş alışverişinde bulundu. 

Vahabzade, 1960’larda başlayan özgürlük hareketlerinin öncülerinden biri oldu. Bu konuda kaleme aldığı 1959 tarihli Gülistan isimli şiirinde, İran ve Rusya’da olmak üzere ikiye bölünen Azerbaycan Türklerinin yaşadığı felaketleri anlattı. Adı geçen eserinden dolayı 2 yıllığına üniversitedeki görevinden uzaklaştırıldı. Azerbaycan Türklerinin sıkıntılarını konu ettiği pek çok eserini yurt dışına kaçırarak yayınlanmasını sağladı. 

Eserlerinde Azerbaycan Türkçesi’ni en temiz şekilde kullanmaya özen gösteren ve halkının duygularına tercüman olan Vahabzade Azerbaycan’da Halk Şairi adıyla anılır. 

1995 yılında Azerbaycan özgürlük mücadelesindeki hizmetlerinden dolayı İstiklal nişanı ile ödüllendirilen Vahabzade, 1980-2000 yılları arasında da 5 defa milletvekili seçildi. 

Vahabzade’nin Türkiye’de basılmış Ömürden Sayfalar, Vatan, Millet, Ana Dili, Soru İşareti gibi eserleri bulunuyor. 

Eserleri 8’den fazla dile çevrilen ünlü şairin 40’ı aşkın şiir kitabı, 11 ilmi eseri, 2 monografisi, çeşitli piyesler ve yüzlerce makalesi yayınlandı. Vahabzade, eserlerinde genellikle özgürlük, yurt sevgisi ve din gibi temaları işledi.

Bahtiyar Vahapzade’nin en bilinen şiir ve hikayeleri ,Menim Dostlarım, Bahar, Dostlug Nağmesi, Ebedi Heykel, Çınar, Sade Adamlar, Ceyran, Aylı Geceler, Şairin kitaphanası, Etiraf, Şeb-i Hicran, İnsan ve Zaman, Bir Ürekde Dört Fesil, Seçilmiş Eserler, Kökler-Buğdaylar, Deniz-Sahil, Bir Baharın Garangusu, Dan Yeri, Payız Düşünceler, Şehitler, Özümle Sohpet, Mugam. 

Vahapzade, Vicdan, İkinci Ses, Yağıştan Sonra, Feryat, Darağacı, Artık Adam gibi tiyatro, Sanatkar ve Zaman, Sadelikte Büyüklük, Derin Katlara Işık gibi hatır-seyahatname eserlerini de kaleme aldı. 

Uzun süren bir hastalık döneminin ardından hayatını kaybeden Bahtiyar Vahapzade, yarın (14.02.2009) Bakü Devlet Üniversitesi’nde düzenlenecek törenin ardından defnedilecek.

 


ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER

AZƏ RBAYCAN-TÜRKİYƏ 

(Cavanşir Quliyev musiqi bəstələmişdir) 

Bir ananın iki oğlu, 
Bir amalın iki qolu. 
O da ulu, bu da ulu 
Azərbaycan-Türkiyə . 

Dinimiz bir, dilimiz bir, 
Ayımız bir, ilimiz bir, 
Eşqimiz bir, yolumuz bir 
Azərbaycan-Türkiyə . 

Bir millətik, iki dövlət 
Eyni arzu, eyni niyyət. 
Hər ikisi cümhuriyyət 
Azərbaycan-Türkiyə . 

Birdir bizim hər halımız— 
Sevincimiz-məlalımız. 
Bayraqlarda hilalımız 
Azərbaycan-Türkiyə . 

Ana yurdda-yuva qurdum, 
Ata yurda könül verdim. 
Ana yurdum, ata yurdum 
Azərbaycan-Türkiyə . 
20 м а р т ,1996. 


Bir Selama Değmedi

Bu gün ben seni gördüm 
Selam vermek istedim 
Yüzünü yana çevirdin 
Söyle, yıllardan beri 
Kalbimiz beraber duydu 
Beraber vurduğu yılları 
Peki, ne çabuk unuttun 
Beş yıl gözümden akan o kanlı yaşları 
Bir selama değmedi mi? 
Hiç yüzüme bakmadan yanımdan nasıl geçtin 
Sen aşkın selamını korkuya mı değiştin 
Yoksa sen kendi yeminine sözüne sadık kalmadın mı? 
O kadar yakın iken bu kadar uzak oldun 
Tatlı gülüşlerimiz, acı feryatlarımız 
Bir selama değmedi mi? 
Kaygılı-kaygısız anlarımız 
Bir selama değmedi mi? 
Yalnız şimdi anladım ah sen daha benim için 
Ulaşılmaz bir çiçeksin 
Yaşanmış günlerim tekrar geri dönmeyeceksin 
Kop ey tufan, es ey yel, Hazan oldum döküldüm 
Tam beş yıl kalbimde 
Beslediğim sevgi, bir selama değmedi 
Bir günlük hasretime dayanamayan gülüm 
Peki ne oldu bu hasret bir selama değmedi mi? 
Gittin, arkandan baktım can ayrıldı canımdan 
Sen nasıl sorumsuzca geçtin yanımdan 
Ah çektim,üstümdeki yapraklar titredi gülüm 
Senin kalbin titremedi 
Arkanada bakmadın 
Neden senin yolunu sevgi kesmedi? 
Kazancımız söyle bu mu? 
Söylenmemiş o selam elvedamız mı oldu? 
Sen bana zulm ettin bana zulum yakışır 
Bir selama değmeyen aşka ölüm yakışır 
   

Allah’tan Kanat İstedim

ALLAHDAN QANAD İSTƏDİM

Allahdan qanad istə dim, 
Allah mə nə xə yal verdi. 
Bu qanadlı xə yal mə nə 
Yaşamağa macal verdi.

Allahdan fə rə h istə dim, 
Allah mə nə kə də r verdi. 
Bu kə də rim, qə də rimə 
Tamam başqa qə də r verdi.

Allahdan ağıl istə dim, 
Allah mə nə ürə k verdi. 
Bu ürə k mə nim ömrümə 
Qə m üstündə n qə m gə tirdi.

Allahdan dözüm istə dim, 
Allah mə nə qə zə b verdi. 
Mə n Allahdan rə hm istə dim, 
Mə nə bollu ə zab verdi.

Mə n Allahdan haqq istə dim, 
Zülmünü gen-bol eylə di. 
Ə zabların kotanına 
O, sinə mi yol eylə di.

1998-1999

Annem Öldü Mü?   
     
Annem Öldü Mü? 
Ne hız ellerini üzdün dünyadan 
Balanı tek koyup nereye gittin? 
Nasıl yok oluyormuş bir anda insan 
Sanki bu dünyada hiç yok imişsin..

Güneş gurup etti… oda karardı… 
Bir anda yok oldun sen hayal gibi. 
Şimdi düşünürüm senden ne kaldı.. 
Gönlünde hatıran kara hal gibi…

Beni boya başa yetirdin anne 
Bize borçlu bildik her zaman seni 
Sen beni dünyaya getirdin anne 
Bense yola saldım dünyadan seni…

Sen bana beşikte ninni çalmışsın 
Bugün ninni çalsam sana ben de mi? 
Senin şirin şirin ninnilerini 
Sana gaytarayım cenazende mi?

‘Uykun şirin olsun’ diyerdin bana 
‘Uykun şirin olsun’ deyim mi sana 
Gerek ben basına dönüm dolanım, 
Beni hayat için hep uyutanım,

Söyle ölümçün 
Nasıl uyutayım seni ben bugün?

Bu nasıl dünyadır anlayamam ben, 
Cilvesi cürbecür, rengi cürbecür 
Dün öz nefesiyle seni işiden 
Bugün buza dönüp, tasa dönüptür

Bu nasıl dünyadır… 
İnsanoğlunun 
Hayali göktedir kendi yerdedir… 
Sağken omuzunda hayatın yükü 
Ölende ceseti çiyinlerdedir… 
Bu nice dünyadır bu nice dünya 
Ölüm hakikat hayatı rüya 
Derdimin gamımın ortagı sendin 
Niye yüz çevirdin ya niye benden? … 
‘Derdin bana gelsin’ hani diyerdin 
Niye dert ekledin derdime ya sen

Annem, kimse seni darıltmamıstır, 
Ben seni 
Ben seni darıltan kadar. 
Şimdi kime açsam derdimi bir bir 
Kim benim derdime yanar sen kadar? 
Evin her yerinde görülür yerin 
Gözüm ahtarcıdır anne ey anne 
‘Ninem’ ‘hani’ diyor küçük azerin 
Ne cevap verem ana ey ana 
Bilmem bilmem bilmem bu ölüm nedir 
Hayat var iken 
Nefesin ey anam hala evdedir 
Kendin yer altinda taşa dönmüşsün

Bugün yedin oldu… 
Annem yedi gün, 
Bizimle beraber ağlar odalar 
Sana 
Yalniz sana 
Sana demek için 
Gönlümde ne kadar bilsen sözüm var…

Annem ısmarlandın anne topraga 
Bu ölüm sineme çekti dağ benim 
Sen benim arkamda benzerdin dağa 
Sanki de arkamdan uçtu dağ benim…

Ömrü başa vurdun altmış yaşında 
Altmışın üstünde durup yaşında 
Artık senin için durudgu zaman 
Benim çün dolaşır 
Gün olur akşam… 
Vakit geçer sen benden uzaklaşirsin 
Ben sana günbegün yakınlaşırım…  


Tenha Mezar  

Yolun kenarında tenha bir mezar 
Üstünde ne adı, ne soyadı var. 
Yolcu, arabayı durdur bu yerde 
Bir sor, kimdir yatan tenha kabirde?

O bir Türk askeri, kahraman, metin! 
O öz kardeşine yardıma geldi. 
Kurşuna dizilen milletimizin, 
Haklı savaşına yardıma geldi.

Uzaktan ses verip senin sesine 
Geldi, o dönmedi öz ülkesine. 
Düşman saflarını o, soldan sağa, 
Biçti, dostlarıyla cepheyi yardı. 
Toprağın yolunda düştü toprağa, 
Senin toprağını sana kaytardı.(1)

Kendi koruduğu, hem can verdiği 
Yolun kenarında defn edildi o. 
Uğrunda canını kurban verdiği 
Toprağı kendine vatan bildi o.

Yolcu, arabanı bu yerde eğle.(2) 
O mezar önünde sen ta’zim eyle. 
Secde kıl, dua et onun ruhuna, 
Ayak bastığın yer borçludur ona

1998 
* 1918’de, Türk ordusu Ermeni işgaline maruz kalan Azerbaycan halkının yardımına geldi. Destan yazan Türk ordusunun neferlerinden birisi Şamahı civarında yaralanır ve şehit düşer. Yaralandığında yardımına gelen köylülere eğer ben ölürsem beni yaralı olarak bulduğunuz yere defn edin diye vasiyette bulunur ve asker yaralandığı yere defn edilir (AN) . 
1) Geri aldı 
2) Durdur

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: