Roberts: Terörle savaş bir aldatmacadır


ABD eski Hazine Bakan Yardımcısı Paul Craig Roberts, İsrail ve ABD “terörizmi”ni tüm vecheleriyle ortaya serdi.

ABD hükümeti propagandasına göre,  Amerika’nın her yerine yayılmış terör hücreleri hükümetin tüm Amerikalılara gözetlemesini ve tüm anayasal korumaları ihlal etmesini zorunlu kılıyor.Başkan Bush’un ofisinden ayrılmadan önceki son sözleri arasında Amerika’nın Müslüman teröristler tarafından yakında yeniden vurulacağı yer aldı.

Eğer teröristler Amerika’ya sirayet ettiyse, hükümetin bize bunu söylemesine ihtiyacımız yok. Bunu olaylardan bilebiliriz. Hiçbir şey olmadığından ABD hükümeti, halkın anlamsız savaşları, sivil hakların tecavüzü, ulusal kimlik kartları ve uçtuklarında rahatsızlıkları ve tacizleri kabul etmelerini sağlayan korkuyu canlı tutmak için bu uyarılar ikame eder.

Herhangi bir terörist hücrenin olmadığına dair en açık kanıt, tek bir necon’un suikasta uğramamış olmasıdır.

Suikastları onaylamıyorum ve ülkemin hükümetinin siyasi suikastlardaki varlığından utanıyorum. ABD ve İsrail, el-Kaide’nin izlemesi için çok kötü bir örnek teşkil etmektedir.   

ABD, liderlerine suikastlar düzenleyerek el-Kaide ve Taliban’la başa çıkmaya çalışmaktadır, İsrail’de Hamas’ın liderlerine. El-Kaide’nin Amerika’nın Orta Doğu’daki savaşlarının liderlerini ve kışkırtıcılarıyla aynı yolla başa çıkmasını beklemek mantık çerçevesindedir.

Bugün her el-Kaide üyesi, Irak, Afganistan, Lübnan ve Gazze’deki Müslümanların uğradığı ölüm ve yıkımdaki neoconların suç ortaklığının farkındadır. Daha da ötesi Hamas ve Hizbullah liderlerine oranla neoconlar daha göz önünde ve daha hafif hedeflerdir. Neoconlar medyada yıllardır boy gösteriyor ve herkesin bildiği gibi listelerine web üzerinden de ulaşmak mümkün.

Neoconlar’ın Gizli Servis koruması da yoktur. Tasarlaması tüyler ürpertici de olsa, el-Kaide’nin her bir ve tek tek tüm neoconlara suikast düzenlemesi çocuk oyuncağıdır. Neoconların ellerini kollarını sallayarak dolaşabilmeleri ABD’nin terörist sorunu olmadığının somut bir işaretidir.

Neoconların sürekli ileri sürdüğü gibi teröristler şehirlerimize yıkım getirecek nükleer ya da kirli silahları ABD’nin içine sokabiliyorlarsa, o zaman herhangi bir neocon’u ya da resmi hükümet yetkilisini öldürecek silahlara da sahip olabilirler.

Buna rağmen Müslümanların en çok nefret ettiği neoconlar, kıllarına halel gelmeden yaşıyor.

 “Terörle Savaş” Amerika’nın petrol boru hatlarının kontrolüne, askeri-güvenlik kompleksinin kârlarına, polis devletinin kışkırtıcılarının sivil haklara saldırısına ve İsrail’in yayılmacılığına paravanlık eden bir aldatmacadır.

Amerikalılar işgal edene ve el-Kaide’yi Irak’tan uzak tutan Saddam Hüseyin’i devirene kadar Irak’ta el-Kaide yoktu. Taliban bir terörist örgüt değil Afganistan’ı Müslüman kanunu altında birleştirmeye çalışan bir harekettir. Taliban tarafından tehdit edilen yegâne Amerikalılar, Taliban’ı öldürmek ve Afgan halkı üzerine kukla bir devlet getirmek isteyen Bush’un gönderdiği Amerikalılardır.

Hamas, Filistin’in demokratik olarak seçilmiş hükümetidir. En azından İsrail’in kanunsuz işgallerinden sonra Filistin’den arta kalanların. Hamas’ı hâkimiyeti altına sokmak için İsrail Filistinlilere karşı terör bombardımanları ve suikastları düzenlemektedir. Hamas, İsrail terörüne ev yapımı ve etkisi roketlerle karşılık vermektedir.

Hizbullah, İsrail’in yayılmak istediği Güney Lübnan’ın Şiilerini temsil etmektedir.

ABD, Hamas ve Hizbullah’ı, İsrail’in tarafında olmak için “terörist örgüt” olarak yaftalamaktadır. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Hamas ve Hizbullah’ın terörist organizasyon olduğuna dair objektif hiçbir “bulgusu” yoktur. Tamamen propagandacı bir bildirgedir.

Amerikalılar ve İsrailliler sivilleri bombalamalarını terör olarak adlandırmaz. Amerika ve İsrail’in terör dedikleri şey, saldırganlılarına sadık olan kuklalar tarafından ülkeleri yönetildikleri için devletsiz olan ezilmiş halkların verdiği karşılıktır. Kendi öz ülkeleri tarafından mahrum edilmiş bu insanların, Dışişleri Savunma Bakanlıkları, Birleşmiş Milletler’de sandalyeleri ya da büyük medyada duyurabilecekleri sesleri yoktur. Yabancı hegemonyasına ya teslim olacaklar ya da ellerindeki sınırlı yollarla direneceklerdir.

İsrail ve Birleşik Devletlerin bu temel hakikatin anlaşılmasını engellemek için sonu gelmez propagandayı sürdürmesinin arkasında yatan gerçek İsrail ile ABD’nin haksız ve Filistinlilerin, Lübnanlıların, Iraklıların ve Afganların haksızlığa uğradıklarıdır.

Fox “Haberleri” için savaş propagandaları yapan emekli Amerikan generalleri her daim İran’ın Irak ve Afgan direnişçileri silahlandırdığını iddia eder. Peki, nerede bu silahlar? Amerikan tanklarıyla başa çıkmak için direnişçiler, top mermilerinden ev yapımı patlayıcılar kullanmaktadır. Altı yıllık savaştan sonra bile direnişçilerin Amerikan helikopterlerine karşı silahları yoktur. Bu “silahlandırmayı” Sovyetleri kovmak için savaşırken ABD’nin sağladığı silahlarla karşılaştırın.

İsrail’in Gazze’deki mücrim saldırısının görüntülerinde, Gazzeliler İsrail bombalarından kaçarken, yahut ölülerini ve sakatlarını toprak altından çıkarırken görülüyor ve bu insanların hiçbirinde silah yok. Herhangi bir kişi şu an itibariyle erkek, kadın ve çocuk tüm Filistinlilerin silahlı olmasını bekler. Buna rağmen İsrail saldırısının görüntüleri silahsız halkı gösterir. Hamas, mukavemetin az ötesinde bir işaret anlamı taşıyan ev yapımı roketler üretmek zorunda. Eğer Hamas İran tarafından silahlandırılıyorsa, İsrail’in Gazze’deki saldırısında İsrail helikopterleri ve tankları yok edilmesi, yüzlerce İsrail askeri ölmesi gerekirdi.

Hamas, zırhları bile delemeyen küçük kalibre silahlara sahip küçük bir örgüttür. Hamas, Batı Şeria’daki Filistin köylerine inerek Filistinlileri kovan ve arazilerine el koyan İsrailli yerleşimcileri bile engelleyemedi.

Asıl gizem şudur: Neden 60 yıllık baskının ardından Filistinliler hala silahsızdır? Açıkça, Filistinlileri silahsız bırakan ABD ve İsrail ile Müslüman ülkeler suç ortağıdır.

İran’ın Filistinlilere gelişmiş silahlar verdiği iddiası Saddam Hüseyin’in elinde kitle imha silahları olduğu iddiası gibi temelsizdir. Bu iddialar Arap sivilleri öldürmek ve Ortadoğu’da ABD ve İsrail hegemonyasını garanti altına almak için propagandacı meşrulaştırmadan başka bir şey değildir.

*Paul Craig Roberts, Reagan döneminde Hazine Bakan yardımcısıdır. İyi Niyetler Tiranlığı adlı kitabın da yazarlarındandır. (Kaynak: CounterPunch, Çev: Oğuz Eser / TimeTurk, Manşet Resmi: Jeffrey Isiaac)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: