Afganistan’ın Sovyet işgali ve tarihin tekerrürü


Afganistan’daki Sovyet işgali, 29 yıl önce bugün başlamıştı

Mahmud Osmanoğlu / 27 Aralık 2008

29 yıl önce bugün o dönemin iki süper gücünden biri olan Sovyetler Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (1917 – 1991) “yenilmez” “Kızıl Ordusu”yla Afganistan’ı işgal etti. 

Bu işgal aslında Sovyetlerin “sıcak sulara inme” projesinin bir parçası idi ve Afganistan bu yoldaki sondan bir önceki “domino taşı” idi.

Aslında, Sovyetler 1950 li yıllardan beri Afganistan’ın içten fethedilmesi hususunda bayağı çalışmışlar ve bu ülke içerisindeki nüfuzlarını artırmışlardı. Süreç kendi tabi halinde işlese belki de işgale lüzum kalmayacaktı.    

Treni rayından çıkaran ve Sovyetleri Afganistan’ı işgale zorlayan husus yerli Afgan komünistlerin Afganistan’ın “Komünist Blok”a kazandırılması süreçinde biraz aceleci davranmaları ve kendi içlerinde amansız çekişmeleri idi. 

1952 yılında Başbakan Serdar Davut Han’la başlayan ekonomik ve askeri amaçlı Sovyet – Afgan ilişkileri 1973 yılında Kral Zahir Şah’ın devrilmesiyle neticelendi. Milliyetçi bir yapıya sahip Davut Han Sovyet yanlısı idi ama darbeyi izleyen yıllarda Sovyetlerin asıl niyetlerini anlamaya başladığında iş işten geçmişti. İlişkilerin ısınmaya başladığı 1953 den bu tarafa hayatın hemen her sahasına özellikle de orduya ve hava kuvvetlerine sıkı yatırımlar yapan Sovyetler Serdar Davud’u durdurmakta gecikmediler. 1978 Nisan’ındaki kanlı bir darbeyle kuklaları Nur Muhammed Taraki’nin iktidarı ele geçirmesini sağladılar. 

Böylece, Afganistan’ın komünistleştirme süreci başladı. Ama yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. Bir taraftan Afganistan’da iktidarı ele geçiren komünist klikler arasındaki iktidar çekişmeleri ve diğer taraftan yeni komünist yönetimin oldukça muhafazakâr bir yapıya sahip Afgan halkını radikal reformlarla komünistleştirme politikasının yönetime karşı güçlü bir halk ayaklanmasını tetiklemiş olması, yerli komünistlere karşı “karşı devrimi” tetikledi. Bir halk ayaklanmasına dönüşen Afgan halkının yerli komünistlere karşı direnişinin Sovyetlerin onlarca yıllık kazanımlarını tehdit etmeye başlaması SSCB yi 27 Aralık 1979 da Afganistan’a bizzat müdahaleye mecbur etti. Dolayısıyla da, 20 yüzyılın başından beri Orta Asya Müslüman Türk Devletleri üzerinden Kuzeyden Güneye “sıcak sulara ulaşma” yürüyüşünü sürdüren Sovyetlerin sondan bir önceki “domino taşı”nı düşürmesini erkene aldılar. 

Ama Afganistan’da tarih tekerrür etti. 20. yüzyılın başında İngilizlerin başına gelen 20. yüzyılın son çeyreğinde Sovyetlerin başına da geldi. 

Soğuk Savaş’ın en güçlü askeri yapısına sahip Sovyetler Birliği için de netice İngilizlerden farklı olmadı. 10 yıllık bir savaş ve Afgan halkının sınır tanımaz fedakarlığı karşısında “Yenilmez Kızıl Ordu” Hindikuş dağlarında ağır bir yenilgiye uğradı. Rus savunma Bakanlığı resmi rakamlarına göre 15.000 den fazla “Kızıl Ordu” mensubu Afganistan’da hayatını kaybetti. Savaşın mali bilançosu ise Sovyetlerin belini bükecek milyarlarca dolara ulaştı. Afganistan SSCB nin “Vietnam” ı oldu. 

Neticeleri itibari ile Afganistan SSCB için ABD’nin Vietnam hezimetinden daha pahalıya mal olmuştur: Afganistan’da savaşın “komünizm” adına kaybedilmesi bir tarafa, aslında, Afganistan’a müdahale “Komünist Blok” için sonun başlangıcı oldu; Sovyetler Birliği 15 Şubat 1989 da Afganistan geri çekildikten iki yıl sonra çözüldü. Koskoca “Komünist İmparatorluk” çöktü; on binlerce Kızıl Ordu mensubu hayatını kaybetti, milyarlarca dolarlık maddi zarar oluştu ve de en önemlisi dünyanın en gelişmiş ordusu dünyanın en geri kalmış insanları karşısında yenilgiye uğrayarak büyük bir prestij kaybına uğradı. Rus egemenliğindeki birçok ülke bağımsızlığını kazandı. 

Böylece, 27 Aralık 1979 da başlayan macera 15 Aralık 1989 da SSCB ve daha da önemlisi “komünist blok” adına her yönüyle hüsranla bitti. 

İşgalin Afganistan için olan faturası oldukça ağır oldu.Kızıl Ordu’yu yenilgiye uğratan Afgan halkının kan ve gözyaşı seli idi. Afgan halkı savaşa bir milyondan fazla kurban verdi. On yıllık Sovyet işgalinden geriye kalan yüz binlerce dul ve yetim, tamamen harap olmuş bir alt yapı ve Afganistan idi. Üstüne üstlük, toplum düzeninin bozulup, savaş kültürünün Afgan halkının günlük yaşamıyla özdeşleşmesi de Sovyetler öncesi düzenin bir daha sağlanamamasına yol açtı. Afganistan günümüze kadar kaosla birlikte anılır oldu. 

Şimdilerde Afganistan bir yüzyıllık süreç içerisinde üçüncü süpergüç işgalini yaşıyor. Elkaide’yi tasfiye bahanesiyle oluşturulan “şer ekseni”nin ilk halkası Afganistan’dı. Amerika tarafından işgal edildi ve Irak’a sıçrama tahtası olarak kullanıldı. Irak işgali ardından gölgede kaldı ama Irak işgalinin bitmesiyle yeniden gündeme güçlü bir şekilde gelecek ve önümüzdeki aylardan itibaren bir hayli ısınacak. 

Amerika, önceki dönem “süper güçler”in akibetini bilerek veya bilmeyerek Afganistan’daki askeri varlığını artırma kararı aldı. Belki de kuklası Karzey’i bir Amerikalı ile ( Muhtemelen Zelmay Halilzad ) değiştirerek işgalini pekiştirmek isteyecek. 

Amerikan işgalinin önceki süper güçlerin işgalleri ile mukayesesi bir başka yazının konusu ama tarihin Afganistan’da Amerika için de tekerrür etmesi hem Amerika ve hem de NATO için çok yıkıcı belki de Sovyetler örneğinde olduğu gibi çökertici olacaktır. 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: